E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL

Berk Bayri

Executive in Studio, Editor in Chief @ SHERPA Blog

Empty your mind, be formless, shapeless, like water. You put water into a cup, it becomes the cup. You put water into a bottle, it becomes the bottle. You put it in a teapot, it becomes the teapot. Now water can flow, or it can crash! Be water, my friend.

’81 yılında Isparta’da dünyaya gözlerini açan Berk, çocukluk yıllarını Balıkesir’de geçiriyor. Arkadaşlarıyla tek kale, japon kale ve bilimum kalelerde maç yaptığı ve bisikletiyle kasaba sokaklarını arşınladığı klasik çocukluk günlerinden birinde, o günlerde henüz farkında olmasa da hayatını şekillendirecek olan bir olay yaşıyor: Yaratıcılığının izlerini oyuncaklarını yapısöküme uğrattığı çocukluk günlerine kadar sürdüğümüz Berk’in hayatına bir gün bilgisayar giriyor. Hem de çıkmamacasına. Yedi yaşında tanıştığı bilgisayar, merakının kırbacıyla onun için ileride ufak tefek programlar yazmaya başladığı bir eğitim alanı, bir kara tahta işlevi görüyor.

Liseyi Balıkesir’de geçiren Berk, geç bulup erken kaybetmek istemediği güzel sanatlar fakültesi sayesinde, maden mühendisi olmanın ucundan dönüyor ve grafik tasarım eğitimi almak üzere, üniversite yılları için Hacettepe’nin yolunu tutuyor. Konar göçer hayat skill’leri gitgide artınca, Ankara kesmiyor ve yüksek lisans eğitimini noktalamak üzere Yıldız Teknik’e yani taşı toprağı altın şehir İstanbul’a göçüyor.

Sektörün her taşının altına baktıktan sonra, Sherpa kurucusu Yakup Bayrak’ın daveti üzerine, biraz da çekinerek buraya geliyor. Burada her daim içinde bulunduğu öğrenme ve tazelenme sürecinin ve çocukluğundan itibaren yanından ayırmadığı merakının etkisiyle öğrenmeye ve görsel etkileşim, deneyim ve yazılımı birleştirmenin yollarını aramaya devam ediyor. Bir dans gösterisi için yaptığı etkileşimli ışık tasarımından, balkondaki çiçekleri hava şartlarına göre otomatik sulayan sisteme uzanan çerçevede etkileşimli organizmalar tasarlamaya ve IoT ile ilgilenmeye devam ediyor.

İş dışında genelde şehrin kalabalığından uzaklaşıp sakin bir yerde soluklanmayı ve kafasını dinlemeyi tercih eden Berk, hayata, kendisine olmak ile olmaya çalışmak arasındaki farkı öğreten Bruce Lee’nin yukarıdaki sözleriyle yaklaşmaya ve kendini akan suyun kollarına bırakıp sürekli öğrenmeye ve değişmeye kararlı görünüyor.

Detayı Gör
Yapay zekalar birbirlerini sırtlarından bıçaklar mı?

Yapay zekalar birbirlerini sırtlarından bıçaklar mı?

Gelecekte, insan toplumuna ait bileşenlerin bir kısmının — ya da tümünün — yapay zeka tarafından kontrol edileceği öngörülüyor. Bugüne kadar okuduğumuz çalışmaların çoğu, tekil yapay zeka uygulamalarının kendilerine verilen görevleri tek başlarına nasıl yürüttüğüne yönelik araştırmalardan ibaret. Peki, gelecekte bir ya da daha fazla yapay zeka birbiriyle karşı karşıya geldiğinde nasıl davranacak, ikilemleri ve çatışmaları nasıl çözecekler?

Devamını oku… →

Detayı Gör
Röportaj: David Darmanin’le Hotjar ve “user analytics” hakkında konuştuk

Röportaj: David Darmanin’le Hotjar ve “user analytics” hakkında konuştuk

“Kullanıcı analitiği ve geribildirimlerinin yatırıma geri dönüşünü artık tartışmaya bile gerek yok.”

Dr. David Darmanin’le, kurucusu olduğu ve Fortune 500 şirketlerinden startup’lara kadar geniş bir kitlenin kullandığı kullanıcı analitiği ve geribildirim toplama aracı Hotjar hakkında bir röportaj gerçekleştirdik. Hotjar’ın kuruluş hikayesinden günümüzdeki konumuna sorularımızın yanıtları yazının devamında. Devamını oku… →

Detayı Gör
Ölümden sonra dijital olarak var olmak mümkün mü?

Ölümden sonra dijital olarak var olmak mümkün mü?

İnternet çağı bizi fiziksel varlığımızın dijital temsillerini oluşturmaya adeta zorlarken hesaplarımızın yer aldığı her sosyal mecra bizim sonsuza kadar yaşayan canlılar olduğumuzu düşünüyor olmalı. Ama unuttukları bir şey var: Sonsuza kadar yaşamıyoruz. Aramızdan ayrılmış sevdiklerimizin doğum günlerini kutlamamız için bizi teşvik eden Facebook, kaybettiğimiz kişilerin, bir süredir hiç mesaj göndermediği için  gruplardan çıktığı bilgisini veren WhatsApp ve daha niceleri. Üstelik sonsuza kadar yaşayacağımızı düşünen sadece dijital araçlar değil, bütün yaşam — neredeyse — bizim ölümsüz olduğumuz bir kurgu üzerinde işliyor. Oysa yapmamız gereken işler bitmek bilmiyor, ölümden sonra bile.

Gelin, bize ve yakınlarımıza, bizden sonraki süreçte hizmet vermeyi vaat eden birkaç online araca göz atalım. Devamını oku… →

Detayı Gör
“Hayır!” demenin geliştirici gücü

“Hayır!” demenin geliştirici gücü

Başarı elde etmenin esaslarından biri, sanılanın aksine ne zaman “evet” diyeceğinizi bilmek değil, “hayır” demekten korkmamak olmalı. Başarılı yatırımcı Warren Buffet’ın şu sözüne katılmamak zor: Başarılı insanlar ile gerçekten başarılı insanlar arasında keskin bir fark var ve bu, neredeyse her şeye “hayır” demeleri.

Elbette bu her zaman kolay değil. Yaratıcı tasarım süreçlerinde yer alan biriyseniz — hele bir de ürün yöneticisiyseniz — her şeyi geri çeviren biri olmak, “gıcık” ya da “uyuz” bir takım üyesi olarak tanınmak istemeyebilirsiniz. Peki bu istekler “yukarıdan” geliyorsa? Öyleyse daha başarılı olmak için daha çok “Hayır!” demeye ve bunu nasıl yapacağınızı bilmeye ihtiyacınız olabilir. Devamını oku… →

Detayı Gör
Sosyal kredi: Oyunlaştırmanın karanlık yüzü

Sosyal kredi: Oyunlaştırmanın karanlık yüzü

Vatandaşlık kavramı fiziksel ortamdan dijital ortama mı sıçrıyor? Başka bir deyişle, Black Mirror gerçek mi oluyor? Vatandaşların fiziksel ve dijital ortamlardaki davranışlarını bir oyunlaştırma kurgusu içinde puanlayan ve onlara bu puanlara dayalı kredi notları veren Zhima (bilinen adıyla Sesame) Credit, yarının dünyasında yaşanacak dijital bir kabusun erken habercisi mi yoksa? Devamını oku… →

Detayı Gör
2016 yılının en çok okunan makaleleri bu e-kitapta!

2016 yılının en çok okunan makaleleri bu e-kitapta!

SHERPA Blog’un 2. yılını ve kullanıcı deneyimi alanında 400’den fazla özgün makaleyi geride bırakırken, bizi ilgiyle takip eden SHERPA Blog okurlarına küçük bir armağan vermek istedik. 2016 yılı boyunca yazdığımız makalelerden en çok okunan 25’ini bir e-kitapta topladık. Devamını oku… →

Detayı Gör
Görme engelli insanlar filmleri nasıl daha iyi izleyebilir?

Görme engelli insanlar filmleri nasıl daha iyi izleyebilir?

Çoğumuz aksini düşünse de — başlıktan da anlayabileceğiniz üzere — evet, görme engelli kişiler film izleyebiliyorlar. Bu makalede hem bunu mümkün kılan mevcut teknolojilere hem de bunu geliştirmeye yönelik birkaç öneriye değineceğim. Devamını oku… →

Detayı Gör
CRM alt yapısı ile 24 bin ağaç nasıl kurtarılır?

CRM alt yapısı ile 24 bin ağaç nasıl kurtarılır?

Düşünün; sadece bir günlük süre içinde alışveriş yaptığınız mağazalarda ya da küçük işletmelerde, ödemesini yemek kartıyla yaptığınız restoranlarda, ATM’lerde kaç adet makbuz alıyorsunuz? Kaba taslak bir hesaplama yaptık ve gördük ki, bu basit – ve çoğu zaman işlevsiz – bilgi fişlerini kullanarak her gün bir ormanı yok edecek kadar çok kağıt kullanıyoruz. Üstelik çoğunlukla buruşturup atmak için.

Peki, bu neden önemli ve bu bilgiyi almanın başka bir yolu yok mu? Devamını oku… →

Detayı Gör
Zor hayatlarımız için basit çözüm önerileri

Zor hayatlarımız için basit çözüm önerileri

Kabul edelim, “Öyle bir fikrim var ki, dünyadaki açlık sorununu çözecek” gibi beylik iddialarda bulunabilmek çoğumuzun hayali. Bu, birçok açıdan aslında lotonun bize çıkmasını beklemekten pek farklı değil. Oysa gözümüzün önünde, burnumuzun ucunda çözüm bekleyen onlarca “küçük” problem hayatımızın tam merkezinde. Bu yazıda bu problemlerden bazılarına ve naçizane çözüm önerilerine değinmek istedim. Devamını oku… →

Detayı Gör
Kullanıcıların duygularını tasarlamak

Kullanıcıların duygularını tasarlamak

“Form, işlevi izler.”

Amerikalı mimar Louis Sullivan’ın 1986 yılında ortaya attığı bu yaklaşım, bir dijital deneyim ya da bir ürün tasarlarken en temel yol göstericilerimizden biri olsa da; tasarım, aslında kullanıcının duygularını şekillendirmeyi amaçlıyor. Bunu zaten fark etmeden yapıyoruz, öyleyse neden bilinçli olarak yapmayalım? Devamını oku… →