E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL

Bora Kılıç

UX Producer

Life is a great big canvas, and you should throw all the paint on it you can.

Bora 1985 Kasım’ının 1. gününde İstanbul Şişli’de dünyaya geliyor ve bu istisnai ilk günün ardından tüm hayatını bir Kadıköylü olarak geçiriyor. Küçüklüğünden beri Fenerbahçe maçlarını yan yana izlediği babasından dürüstlüğü ve çalışkanlığı, yağmurlu havalarda çizmelerini giyip birlikte yürüyüşe çıktığı annesinden de hayatın keyfini çıkarmayı öğreniyor.

Kafasına yatmayan şeyleri sorgulamaya, okulun ilk gününde Anne acı bana, insan nasıl her gün 5 saat oturur burada?!” diye haykırarak başlıyor. Bu özelliğini de, örnek bir bilim insanı olan abisiyle paylaştığına göre, ailesinden almış olmalı.

Bora, ortaokul ve lise yıllarını iki dil öğrendiği ama daha da önemlisi paha biçilmez dostlar edindiği Saint Joseph Lisesi’nde okuyor. Derslerde öğrendiği pek çok şeyi unutmuş olsa da, okulun kocaman bahçelerinde geçen öğle teneffüslerini, Hababam Sınıfı’na taş çıkartacak hikayeleri hiç unutmuyor. Ha bir de Beyoğlu’nda grubuyla metal konseri vermeye kadar giden bir bas gitar macerası var ki uzunca bir ara vermesine rağmen son doğum gününde sevgilisinin yaptığı sürpriz sayesinde kaldığı yerden devam ediyor.

“Ben ip cambazı olmak istiyorum” dese bile ailesinin desteğini alacağını bilmesine rağmen Bora, sıradan sayılabilecek bir tercih yapıyor ve baba mesleği olan İşletme’yi” seçerek Sabancı Üniversitesi’ne adım atıyor. Üniversite hayatının ikinci yılında pazarlamaya sevdalanıyor ve mesleğini seçiyor. Alan derslerinin dışında, sanat tarihi ve antropoloji gibi konuları da büyük bir keyifle çalışıyor ve vizyonunu olabildiğince genişletmeye gayret ediyor. 

İngiltere’de kazandığı bir yıllık yaşam tecrübesi ve pazarlama yüksek lisans diplomasının da verdiği özgüvenle 2010 yılında iş hayatına başlıyor Bora. Efes Pilsen’de asistan marka yöneticiliği yaptıktan sonra ezber bozan bir karar veriyor ve kurumsal hayatı bırakıp onun için yeni bir okul olacak olan Yirmibirgram’a geçiş yapıyor. Türkiye’nin önde gelen reklam ve aktivasyon ajanslarından Yirmibirgram’da 3.5 yıl çalışan Bora, kullanıcı (o yıllarda kullandığı tabirle tüketici) deneyimi tasarlamayı da o dönemde tecrübe ediyor. Gençlere yönelik üretilen dijital oyun ve araçların arayüz tasarımları olarak çizdiği taslaklara wireframe” dendiğini böylece öğreniyor. 2016 yılı itibariyle de dijital dünyanın ve UX design alanının yörüngesinde değil merkezinde yer almaya karar veren Bora, büyük bir motivasyonla SHERPA ailesine katılıyor. 

Bora’nın kısa vadeli kariyer hedefleri arasında kullanıcı deneyimi alanında kendini geliştirmek, SHERPA ve iş ortaklarına maksimum katkı yapmak başı çekiyor. 

Hayatında ise amacı, ailesi ve sevdikleriyle birlikte mutlu bir yaşam sürmek ve hikayenin sonu yaklaştığında, üstat Cemal Süreya’nın dizelerindeki gibi, içi rahat bir şekilde, üstü kalsın” diyebilmek.

Detayı Gör
Kariyer değişikliği: Pazarlamadan kullanıcı deneyimi tasarımına geçiş

Kariyer değişikliği: Pazarlamadan kullanıcı deneyimi tasarımına geçiş

Pazarlamadan kullanıcı deneyimi tasarımına (UX design) geçmek için pek çok sebep mevcut. İlk olarak, UX Designer Salaries* gibi kaynakların da gösterdiği gibi, UX designer’ların aldığı maaşlar oldukça yüksek (İsviçre’de 97.000 dolara kadar çıkıyor). Ayrıca insan kaynakları firması Brazen’e göre** kullanıcı deneyimi tasarımı, tasarım alanında en çok talep gösterilen dal. Üçüncü olarak, DMI – Design Management Institute’un yaptığı araştırmaya*** göre, kullanıcı deneyimine yatırım yapan firmalar, yapmayanlara oranla kazançlarını %228’e kadar artırabiliyorlar. Tüm bunlara ek olarak, bir ürünü hedef tüketiciye satmaya çalışmaktansa kullanıcıların arzulayacağı süper bir ürün yaratmaya katkıda bulunmak, işten alacağınız manevi tatmini de artırabilir.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Verimlilik için besin kaynağı 5 müzik platformu

Verimlilik için besin kaynağı 5 müzik platformu

Çalışırken müzik dinlemenin hepimiz için farklı bir anlamı var. Kimimiz için açık ofisteki gürültüden kendini soyutlamanın keyifli bir yöntemi, kimimiz için odaklanmanın ve akışa girme ritüelinin vazgeçilmez bir parçası, kimimiz için ise sıkıcı ve rutin bir işi eğlenceli kılmanın yolu. Klasik, jazz, elektronik, indie ya da yalnızca doğanın sesi… Tercih ettiğimiz tür ya da bizim için anlamı ne olursa olsun, müziğin çalışma deneyimimize verimlilik ve keyif kattığı açık.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX çağında ürün yöneticisinin rolü

UX çağında ürün yöneticisinin rolü

İtiraf edelim; yeni bir dijital ürün geliştirme ve lanse etme fikri pek çoğumuzun gözünü korkutuyor. Korkutmalı da. Dijital ürünler söz konusu olduğunda rekabet tarihte hiç olmadığı kadar yüksek bir noktada.

Rekabetle doğru orantılı olarak ürün yöneticilerinin sorumluluğu da artmakta ve üstlendikleri rolün tanımı evrim geçirmekte. Bugün, kullanıcı deneyiminin her şey olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Dolayısıyla ürün yöneticilerinin rollerini UX ekseninde gözden geçirmeleri artık ciddi önem taşıyor.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Yükselen bir çıktı formatı: Wireflow

Yükselen bir çıktı formatı: Wireflow

Wireflow’un ne olduğunu anlatan en eğlenceli tanım şu olabilir: Wireframe ve akış şeması (flowchart) evlenip çocuk yapsa, ismi wireflow olurdu.

Daha resmi bir tanım yapmak gerekirse; wireflow’lar, wireframe ve akış şemalarının bir kombinasyonudur diyebiliriz. Bu kombinasyon iş akışlarını ve ekran tasarımlarını birlikte dokümante ederek projeye dair kuşbakışı bir görünüm sunar.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Öngörülü tasarım nedir?

Öngörülü tasarım nedir?

Zaman belki de günümüzün en önemli kaynağı. Gelişen teknoloji bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da daha az zamanda daha fazla şey yapmamızı zorunlu kılıyor. Daha fazla üret, daha hızlı üret, daha çabuk yanıt ver… Bu beklentiyle her gün baş etmek zorunda olan kullanıcılar da haklı olarak dijital ürünlerin daha “akıllı ve öngörülü” olmasını ve kendilerine gereksiz işlem yükü yaratmamasını talep ediyor. Bu noktada da devreye “öngörülü tasarım” (Anticipatory Design) kavramı giriyor.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Kullanıcı güveni kazanmak için 5 adım

Kullanıcı güveni kazanmak için 5 adım

Web siteleri, ziyaretçilerden bilgi talep etmeden önce onların temel güven ihtiyaçlarını karşılamalıdır. 5 aşamalı güven piramidi, kullanıcının içinde bulunabileceği farklı bağlılık seviyelerini tespit etmeye ve kullanıcıdan hangi aşamada hangi bilginin istenebileceğini belirlemeye yardımcı olur.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Güven veren tasarım nasıl yaratılır?

Güven veren tasarım nasıl yaratılır?

İyi ilişkiler her zaman güven üzerine inşa edilir. Yalanını yakaladığınız o çok sevdiğiniz arkadaşınızla her şeyin eskisi gibi olması mümkün müdür? Ya da o çok önemli iş görüşmesine giderken sizi yanlış yollara sokan ve geç kalmanıza sebep olan navigasyon uygulamasını bir daha kullanır mısınız? Güven bir kez zedelendi mi, onu geri kazanmak neredeyse imkansızdır.

Güvenilir bir websitesi ya da uygulama geliştirmek için dikkat edilmesi gereken pek çok şey var. İşin güzel tarafı, her ne kadar tasarım trendleri her geçen yıl değişse de kullanıcıya güven hissi veren temel unsurlar değişmiyor. Peki nedir bu temel unsurlar?

Devamını oku… →