Başarılı bir uygulama tasarlamanın 3 altın kuralı

Başarılı bir uygulama tasarlamanın 3 altın kuralı

Uygulamalar günümüzde dijital yapının temel taşları. Bu alanda belki yapılabilecek pek çok şey çoktan yapıldı ama bugün bile bir uygulama tasarlayıp kitlelere ulaşmak için geç kalmış sayılmazsınız. Uygulamanızın başarıya ulaşması için ise şu 3 altın kuralı mutlaka dikkate almalısınız…

Sabah kalkar kalkmaz elinize aldığınız ve gece gözlerinizi kapayana dek gözlerinizi ayırmadığınız mobil cihazınıza -başında “akıllı” da olsa- “telefon” demek size de artık biraz garip gelmiyor mu? Hayatımıza girmeleriyle birlikte, bize sınırsız iletişim ve etkileşim seçenekler sunan, henüz çok yeni tanıştığımız cep telefonu kavramını bambaşka boyutlara taşıyan uygulamalar, bugün dijital deneyimin geleceğini belirleyen kilit parçalar.

Bir dönem iyi fikirler ve basit yazılımlarla büyük popülarite kazanmayı başaran uygulamalar, bugün çoklu platformlarda gelişmiş özellikleriyle kullanıcı kitlelerini kendilerine bağlamayı sürdürüyorlar. Eğer iyi bir fikriniz ve bunu destekleyecek teknik potansiyeliniz varsa, bugün bir uygulama tasarlayıp zamanla daha da genişleyen kitlelere ulaşmak için hiç de geç kalmış sayılmazsınız. Tabii bu süreçte değişen uygulama algısını ve güncel kullanıcı beklentilerini tatmin etmeyi başarmalısınız. Ama nasıl?

Eskinin ve yeninin yıldızları 

Bugünün başarılı uygulamalarına baktığımızda, birçoğunun uzun süredir piyasada bulunan ve kendini sürekli yenileyen uygulamalar olduğunu görüyoruz. Ama yakın zamanda çıkmış birçok yeni uygulama da bir anda dijital dünyada parlayabiliyor. Peki eski ya da yeni, kullanıcıları kendilerine bağlamayı başaran uygulamaların ortak özellikleri neler? Bunları üç ana başlıkta gözlemlemek mümkün: 

 

giphy (1)

1- Performans

Bir uygulamanın başarıya ulaşmasının ilk şartı kullanıcıya sorunsuz ulaşması olsa gerek. Uygulamanız hafif olmalı, hızlı yüklenmeli. Yeni nesil kullanıcıların gerçekten bekleyecek vakti yok ya da olmadığına ikna olmuş durumdalar. Uygulamanız mümkün olan en yüksek seviyede seri, tutarlı ve verimli bir biçimde çalışmalı. Ara yükleme ekranları, anlamsız hata mesajları ve beklenmedik çıkışlar kullanıcıyı kaybetmenizi garanti eden en önemli faktörler.

Uygulamanız farklı platformlarda aynı performansla çalışmalı ve bu platformlar arasında geçişkenliğe sahip olmalı. Masaüstü bilgisayarında bir toplantı organize eden kullanıcı, toplantıya giderken mobil cihazından notlarını hazırlayabilmeli ve toplantıda dizüstü bilgisayarında bu notları sunabilmeli. Siz de bir kullanıcı olarak böyle olmasını isterdiniz öyle değil mi?

 

giphy (2)

2- Deneyim

Kullanıcıların bir uygulamayı benimsemesi, sık ve etkin kullanması, bunun doğal sonucu olarak deneyimini başkalarıyla paylaşması, en büyük reklam kampanyalarının dahi sağlayamayacağı kadar büyük bir yayılım etkisi yaratıyor.

Uygulamanızın kullanıcı arayüzü cazibeli, anlaşılır ve pratik tasarlanmalı. Mobil ekranlar için tasarlanan uygulamalarda yalınlık gerçekten güçlü bir başarı ölçütü. Tabii ki basit ve sade tasarım uygulamanın faydalarını gölgede bırakmadığı sürece….

Kullanıcıya pratik fayda sağlamayan uygulamalar ne kadar güzel görünürlerse görünsünler sadece birkaç defa kullanılıp sonra bir kenara atılıyorlar.

Günümüzde uygulamaların farklı platformlarda kullanılabilirliği de çok önemli ki bu sadece iOS ve Android ile de sınırlı değil. Artık sadece akıllı telefonlar için bir uygulama tasarlayıp yan gelip yatma lüksünüz yok. Uygulamanızın tablet ve masaüstü versiyonlarını da aynı deneyimi yaşatacak biçimde kullanıcıya sunmalısınız. Tekrar vurgulamak gerekirse; kullanıcıların her an her yerde ulaşabilmesi uygulamanızın sürekli kullanımda olması demek. Bir geliştirici daha ne ister ki?

 

giphy (3)

3- Değer

Başarılı bir uygulama tasarlamanın son altın kuralı, gerçek anlamda altın değerinde olanı: Uygulamanızın değeri ve kullanım bedeli ne olmalı?  Tıkır tıkır çalışan, harika görünen ve kullanıcıların elinden düşürmediği bir uygulamanız varsa bundan para kazanmayı beklemek en doğal hakkınız. Bunun birkaç farklı yöntemi var:

Uygulamanızı indirmek için kullanıcılardan başlangıçta bir ücret talep edebilirsiniz. Bunu yapmanın alternatif maliyeti ücret ödemek istemeyen kullanıcıları (ki varlar ve çoklar) kaybetmek ya da uygulamanızı deneyimlemeleri için belirli özellikleri kısıtlanmış bir “light” versiyon yayınlamak olacak.

Uygulamanızı ücretsiz tutup gelir modelinizi reklamlar üzerine inşa edebilirsiniz. Tabii reklamların kullanıcı deneyiminin en büyük düşmanları arasında olduğunu asla unutmamalısınız. Eğer uygulamanız gerçekten kullanıcılar için yararlıysa reklamlardan kaçınmak için belirli bir ücret ödemeyi kabul edeceklerdir. Burada fayda ve bedel dengesini doğru kurmalı ve ücretli kullanıcılarınızı ekstra özelliklerle şımartmalısınız. Yine de son kararınızı kendi kullandığınız reklam barındıran uygulamaları ne kadar sevdiğinizi düşünerek vermenizde fayda var.

Kullanıcılara iyi bir deneyim ve sürekli fayda sağlayan bir uygulamanız varsa bunu periyodik olarak ücretlendirmeniz de mümkün. Birçok popüler uygulama aylık ve yıllık dönemlerde abonelik seçenekleri sunuyor.

Uygulamanın faydası mutlak değerini belirliyor olsa da kullanıcılar reklam görmekten kesinlikle hoşlanmıyorlar ve sağladıkları fayda ne olursa olsun mümkünse herhangi bir bedel ödemek istemiyorlar. Geliştiriciler bu sebeple standart reklam kalıplarını bir kenara bırakmak ve kullanıcı dostu dijital reklam konseptlerini yaratmak zorundalar. Başka bir deyişle, uygulamanız ne kadar faydalı, akıllı ve havalıysa reklamlarınız da kesinlikle öyle olmalı.

Yeni başarı kuralları

Adobe Creative Cloud aboneliklerinde öğrencilere ve öğretmenlere özel %60 indirim fırsatlarını kaçırmayın.

İyi bir fikir ve iyi bir pazarlama stratejisinin arasındaki tasarım sürecine entegre edebileceğiniz bu 3 altın kural sayesinde uygulamanızı başarıya ulaştırmanız mümkün. Bunlar dışındaki başarı kriterlerini de pazarda başarı yakalamış uygulamaları biraz daha dikkatli inceleyerek ve kullanıcı gözüyle değerlendirerek keşfedebilir ve kendi uygulamanızda kullanabilirsiniz. Yepyeni başarı kuralları koymak ise tamamen sizin vizyonunuza ve yaratıcılığınıza kalmış.

Bugün ilk makalen bizdendi.
Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Müşteri deneyimi yolculuğunun kilometre taşları
Eser Teker

Müşteri deneyimi yolculuğunun kilometre taşları