Kendi cyborg’unu kendin yap!

Kendi cyborg’unu kendin yap!

Fiziksel donanımlar ve yazılımlar, kullanıcıların yaşamsal deneyimlerini iyileştirmek için bazen birbiriyle yarışıyor, bazense güçlerini bu fayda uğruna birleştiriyor. “Gelecek” kavramı her geçen gün “dün”e dönüşürken, bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıktığında ağzımızı ve algımızı sulandıran hayaller her geçen gün biraz daha gerçek oluyor. Cyborg terimi 1965’te ortaya atıldığında teorik bir anlama sahipken, artık gündelik yaşamımızda iyiden iyiye pratik bir anlam kazanıyor.

Fiziksel ile yazılımsal varlıkların bütünleşmeye başlamasına, canlıların organik dokuları da katılıyor ve tümü “biohack” kavramının çatısı altında birleşerek insanoğlunun evriminde yeni bir çağın başlangıcını haber veriyor; insan ve bilgisayar daha yakın temas kurarak bizi insan-bilgisayar etkileşimini yeniden düşünmeye yöneltiyor.

Pittsburgh kökenli Amerikalı yazılımcı ve biohacker Tim Cannon, Almanya’nın Essen kentinde Steve Haworth adında bir “vücut modifikasyonu sanatçısı” ile bir araya gelerek, kendi ürettiği biyometrik verilerini kaydeden Circadia adlı cihazı derisinin altına yerleştireli 2 seneden fazla geçmiş olsa da, sibernetik ve biohacking konusunda yapılan çalışmaların başlangıcı daha eskiye dayanıyor.

Gelin, önce Tim Cannon’ın sahibi olduğu Grindhouse Wetware’deki çalışma arkadaşlarıyla beraber ürettikleri Circadia 1.0’ın hikayesine göz atalım.

Grindhouse Wetware, Pittsburgh’da garajlarını insan-makinelerin oluşturduğu bir geleceği yakınlaştırmak için birer atölyeye dönüştüren bir grup hacker ve sanatçıdan meydana gelen bir oluşum. Circadia, Grindhouse Wetware tarafından üretilip çok sayıda mecrada haber olduğunda, henüz ilk versiyonundaydı ve çipin Tim’in vücut ısısını ölçerek bluetooth yardımıyla transfer edebilmesi amaçlanmıştı. 3 adet LED ışık ise, hem cihazın hem de gerçekleşmekte olan işlemin durumu hakkında bilgi vermenin yanında, Tim’in kolundaki dövmeyi içeriden aydınlatmaya da yarıyordu. Grindhouse Wetware ekibi nabız atışlarını yakalamayı mümkün kılan bir geliştirmeyi henüz tamamlamış, cihazı biraz daha küçültmenin yollarını araştırıyorlardı. Sonraki aşama ise cihazın diğer cihazlarla, nam-ı diğer nesnelerin interneti ile otomatik olarak iletişime geçmesini sağlayabilmekti.

Tim Cannon üzerinde çalıştıkları alanı şöyle özetliyor: ”Çevremizdeki dünya, vücutlarımızda neler olup bittiğini daha iyi dinleyebilmeli ve daha net olarak algılayabilmeli. Böylece, eğer stresli bir gün geçirdiysem, Circadia evimle iletişime geçmeli ve eve ulaştığımda beni sakinleştirici bir atmosferle karşılayabilmeli. Mesela ışıkları kısabilmeli ve bana sıcak bir banyo hazırlayabilmeli.”

Aslında yaptığı şey insanı ve insanın evrimini “hack”leyerek daha “bağlı” bir dünyanın parçası haline getirebilmek. Yani özetle amaç insanın performansını arttırmak için birtakım devreleri derimizin altına yerleştirmekten daha büyük: biyolojinin sınırlarını genişletmek ve evrimi hack’leyebilmek. Çocukken bir gün robot olmayı hayal eden bir insandan böyle bir yaşama amacı beklemek çok şaşırtıcı olmasa gerek.

İşin bilimsel ya da kullanıcı deneyimi tasarımı tarafı açısından gelişmeler heyecan verici olsa da, insanın ve evrimin hack’lenmesi bazı riskleri de barındırmıyor değil. Günümüzde kullandığımız, artık neredeyse basit kabul edilebilecek teknolojilerin bile kötü güçlerin eline geçtiğinde nelerle karşılaştığımızı az çok deneyimliyoruz. Devletlerin ya da “büyük güç”lerin daha fazlasını elde etmek için yapmayacakları şey pek yok. Günümüzde sansür, temel iletişim hakları, bilgiye erişimin temel insan hakkı olması gibi konularda verdikleri savaş, gelecekte bunlarla sınırlı kalmayıp bilgisayarlarla bütünleşen fiziksel varlıklarımızı da kapsayacak gibi gözüküyor.

Tim Cannon, gelecekte ihtiyaç sahiplerine düşük maliyetli organlar sunabilmek için gerekli gücü yine insanlardan alabileceğinin farkında. Üzerinde 18 ay çalıştıkları Circadia çipinde olduğu gibi, biri yapay bir kalp üretmek olan diğer projelerinde de aynı yolu izleyerek açık kaynaklı yazılım ağından faydalanmayı hayal ediyor.

Sosyolojik süreçleri hesaba kattığımızda, derinizin altına yerleştirilen cihazı nasıl şarj edeceğinizi bulmak, küçük bir problem gibi görünüyor.

Web teknolojileri, JavaScript ve arayüz geliştirmeye dair her şey 30 Haziran’da Frontend Teknolojileri Konferansı’nda! Detaylı bilgi için tıkla.

Gelin son olarak, dünyanın sibernetik alanında çalışan tek Profesörü Kevin Warwick’in, dünyada ilk kez bir insanın adıyla adlandırılan TEDx etkinliğinde, TEDx Warwick’te yaptığı konuşmaya da göz atalım.

Bugün ilk makalen bizdendi.
Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Web Fontları Kullansak Sayfa Hızımız Etkilenir mi?
Yakup Bayrak

Web Fontları Kullansak Sayfa Hızımız Etkilenir mi?