E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
Triatlon sporu dijital deneyimlerle nasıl dönüştü?

Triatlon sporu dijital deneyimlerle nasıl dönüştü?

Günlük hayatta pek sık karşılaşmadığımız arabirimleri mercek altına aldığımız, SHERPA Blog Sıra Dışı Arabirimler Serisi‘nin ilk bölümüyle karşınızdayız. Kullanıcısından belli bir alanda uzmanlık talep eden bu arabirimlerin, özellikle dijital teknolojilerle doğru orantılı olarak katettiği yolu, sunduğu deneyimi ve kullanıcılarının geleceğe dair beklentilerini gündeme alacağımız bu serinin ilk bölümünde konumuz, son yıllarda tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de pek çok insanın ilgi gösterdiği, kişisel bir spor olan triatlon.

Yüzme, bisiklet ve koşu olmak üzere üç ayrı branşın bileşiminden oluşan triatlon, sporcunun erişebildiği gücü zorlayan ve pek çoğumuz için insanüstü çaba gerektiren bir disiplin. İyi seviyede kuvvet ve hem mental hem de fiziksel olarak dayanıklılık gerektiriyor. Öte yandan, sporcunun performansının çevresel koşullardan (zemin, hava durumu, akıntı gibi) kolayca etkilenmesi nedeniyle — bir yardımcı olarak — dijital teknolojilerle oldukça iç içe. Doğası gereği, giyilebilir teknolojilerin ön planda olduğu triatlonu, Türkiye ve Avrupa’da önemli başarılara imza atmış triatletler ve aynı zamanda İlk Adım Cycling Academy kurucuları Nil Yangınoğlu ve Barış Uludağ ile konuştuk.

SHERPA Blog her hafta e-postanızda. Ücretsiz abone olmak için tıklayın.

Triatlon sporunu, antrenmanlarda ve yarışlarda kendilerini en çok zorlayan noktaları ve bu zorlukları aşmalarına yardımcı olan dijital arabirimleri tüm detaylarıyla dinlediğimiz bu keyifli sohbet, hem bisiklet hem de triatlon sporuyla ilgilenenler için oldukça faydalı bilgiler, ürün ve kullanıcı deneyimi tasarımcıları için de önemli içgörüler içeriyor. Herkese iyi seyirler!

* Fırat Giraygil‘e teşekkür ederiz.