E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
WordPress: Neden evet? Neden hayır?

WordPress: Neden evet? Neden hayır?

WordPress, 2004 yılı başında ilk versiyonuyla bloglar için bir içerik yönetim sistemi (CMS – Content Management System) olarak ortaya çıksa da bugün farklı amaçlarla oluşturulan hemen hemen her web sitesi için kullanılabilecek bir yönetim sistemine dönüştü. Kullanım istatistiklerine göre WordPress kullanım oranı %26’ya ulaştı. Bu kadar yaygın bir sistemin seveni olduğu kadar sevmeyip eleştireni de çok fazla. Bu yazımızda, WordPress’in eksik taraflarına rağmen bu kadar sık kullanılmasının nedenlerinden ve eleştirilerin kaynağı olarak  dikkate alınması gereken noktalardan bahsedeceğiz.

Bugün bir geliştirici olarak, sizden bir web sitesi istendiğinde mutlaka yönetim panelini de düşünmeniz gerekiyor. Sosyal medyada anlık paylaşım yapmanın artık insanların hayatında nefes almak kadar olağan olduğu bir dünyada, bir yönetim paneline sahip olmayan web sitesi artık dile getirilemeyecek kadar eski diyebiliriz. Bugün birçok geliştiricinin, projenin bütçe ve zaman etkenlerini de düşünerek, bir içerik yönetim sistemi olarak aklına gelen ilk seçenek WordPress. Hem de WordPress’in aldığı onca eleştiriye rağmen. Bazen direkt müşteri bile, kullanım alışkanlıkları nedeniyle, projede WordPress kullanılmasını talep edebiliyor.

Öte yandan WordPress güvenlik açıkları, performans problemleri, kontrolsüz tema ve eklenti kullanımından kaynaklanan problemlerle ilgili eleştirileri kesinlikle hak ediyor. Bir projeye başlarken bu eleştirilerin haklılık payını göz ardı etmeniz kesinlikle zararınıza olur. Ancak tüm bu eksilerine rağmen WordPress bugün, inanılmaz bir büyüklüğe ulaşmış bir geliştirici ve kullanıcı kitlesiyle, dünya üzerindeki her 4 web sitesinden 1’ini kapsayacak kadar geniş bir kullanım alanına sahip.

SHERPA Blog her hafta e-postanızda. Ücretsiz abone olmak için tıklayın.

Peki, bu denli geniş (ve büyümeye devam eden) bir kitleye sahip WordPress’i bu kadar güçlü yapan etkenler neler?

Tema kullanımı

WordPress dünyasını böyle uçsuz bucaksız bir hale getiren önemli noktaların başında sağladığı tema desteği geliyor. WordPress temaları çok hızlı bir şekilde kurulup kullanılmaya hazır. Tema dünyasının bu denli gelişmesiyle ortaya çıkan ve seçilen temanın özelleştirilmesine olanak sağlayan ücretli temalarla, tercih ettiğiniz tema üzerinde daha fazla kontrol imkanı da cabası. Diğer eklentilerin desteğiyle de size, kısa sürede kullanmaya başlayabileceğiniz bir ortam sunuyor.

Temaların bu güçlü özellikleri aynı zamanda zayıf yönlerini de oluşturuyor. Tema kullanımının bu kadar kolay olması, Themeforest gibi tema satışı yapan ve çok sayıda kullanıcıya ulaşan platformların doğmasını sağladı. Bu platformlarda daha iyi bir satış elde etmek isteyen kullanıcıların geliştirdiği “her şey” için kullanılabilecek temalar, her ne kadar tasarım ve kullanım açısından daha etkileyici siteler oluşturulmasını sağlasa da, birbirine çok fazla benzeyen web sitelerinin ortaya çıkmasına ve performans açısından da bazen zayıf sonuçlar alınmasına sebep oluyor. Bu yüzden tema seçerken sağladığı olanakların sınırsızlığı yerine kullanım amaçlarınıza odaklanmak en iyisi.

Bütçeniz dahilinde yapacağınız en ideal seçim, tamamen kendi ihtiyaçlarınıza odaklanarak kendi temanızı geliştirmek. Bu, çok daha optimize edilmiş bir kod yapısı oluşturmanızı sağlar. Başka bir temayı amacınıza uygun olarak kullanmak, bazen çok daha fazla zaman kaybetmenize ve sonunda da performans açısından sizi çok zorlayacak bir kod yapısı oluşmasına sebep olabilir.

Eklenti desteği

WordPress üzerinde, aklınıza gelebilecek hemen hemen her şey için bir eklenti bulabilmeniz mümkün. Şu an WordPress’in kendi sitesinde 50.535 eklenti var ve artmaya devam ediyor. Bunun dışında, ücretli satılan ve WordPress’in kendi veritabanında kayıtlı olmayan daha yüzlerce eklentiden bahsetmek mümkün.

Aynı WordPress altyapısını kullanarak, bir eklentiyle sitenizi e-ticaret platformuna çevirebileceğiniz gibi, farklı bir eklentiyle bir anda bir muayenehane için rezervasyon sistemine dönüştürebilmeniz olanaklar dahilinde. Eklentilerin sağladığı bu güç, WordPress’in bu kadar yaygınlaşmasını ve üzerinde bu kadar fazla geliştirme yapılmasını sağlayan önemli noktalardan biri.

Ancak bu kadar çok eklenti olması, eklenti seçiminin web sitenizin güvenliği açısından önemini arttırıyor. Tıpkı temalarda olduğu gibi, kullanmak istediğiniz eklentiyi seçerken amacınızı doğru bir şekilde belirlemelisiniz. Kaynağı belirsiz eklentileri kullanmaktan kaçınmalı, eklentiyi kullanan kullanıcı sayısı ve eklentinin kullandığınız WordPress ile uyumluluğuna dikkat etmelisiniz. Bir eklentiyi kullanmadan önce, diğer kullanıcıların yorumlarını ve destek bölümündeki tartışmaları incelemeniz karşılaşabileceğiniz sorunlar hakkında size bir ön bilgi sağlayabilir.

Sunucu kısıtlamaları

WordPress’in avantajlarından bir tanesi de sunucu ihtiyaçları konusunda çok fazla seçici olmaması ve özelleştirmeye ihtiyaç duymamasıdır. Daha üst düzey gereksinimlerde mutlaka bir sunucu özelleştirmesine ihtiyacınız olacaktır ancak genel kullanımlarda herhangi bir hosting bile yeterli olabiliyor. Bazı hosting firmaları WordPress web siteleri için özelleştirilmiş sunucu seçenekleri sunabiliyor. Bu paketler otomatik yedekleme sistemi gibi seçenekler sayesinde istenmeyen bir durumda veri kaybınızın önüne geçmek gibi avantajlar sağlıyor.

Kod yapısı

WordPress geliştirilmeye başlandığı günden bu yana 56 farklı dile çevrildi ve geliştiriciler için oluşturulmuş çok geniş ve ayrıntılı dokümanlara sahip. Yine topluluk içindeki geliştiricilerin katkılarıyla bu dokümanlar da bir çok dile çevriliyor. Geniş geliştirici topluluğu sayesinde, pek çok şeyi hızla öğrenebileceğiniz ve kendi tema/eklentilerinizi geliştirebileceğiniz bir ortam sağlıyor. Aslında bu durum WordPress’in en önemli avantajı olarak gösterilebilir. Bugün bir geliştirici olarak eli bir şekilde WordPress ile yapılmış bir web sitesine dokunmamış çok az kişi vardır. Bu durum diğer yandan, karşılaştığınız bir probleme çok hızlı çözüm bulabilmenize de olanak sağlar.

Uzun lafın kısası

WordPress yazılım dünyasındaki en tartışmalı konulardan bir tanesi diyebiliriz. Kimine göre güvenlik ve performans problemleriyle dolu karmaşık bir yapıyken kimi geliştiricilere göre bu kadar geniş bir kullanıcıya hitap edebilmeyi başarmış ve insanların hayatını ciddi anlamda kolaylaştırmış bir sistem. Her ne kadar sebep olduğu negatif durumlar azımsanamayacak kadar çok olsa da, ciddi sayıda kullanıcı tarafından takip edilen ve WordPress ile hazılanmış pek çok web sitesi bulunuyor.

Günümüzün yazılım teknolojileriyle aslında WordPress’ten çok daha iyi bir platform oluşturabilmek mümkün. Bununla ilgili yapılmış birçok farklı çalışma da var. Hatta WordPress’in kod yapısının tamamen değişebileceğiyle ilgili de birçok dedikodu ortaya çıkmıştı. Ancak yine de WordPress’in mevcut yapısındaki eklenti ve tema desteği konusuna yetişebilmiş bir örnek şu an yok ve içerik yönetim sistemleri arasında hala ilk sırada. Fakat bu elbette onun her konuda en iyisi olduğunu düşünmemizi gerektirmez. Yazının girişinde de vurguladığım gibi, tercihlerinizi her zaman kullanım amaçlarınız ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda yapmanız kritik derecede önemli. Hedeflediğiniz noktaya, milyonlarca kullanıcısı olan WordPress’le ulaşmak yerine belki de çok daha az kullanıcısı olan sistemlerle bir o kadar kısa sürede ulaşabilirsiniz. Bu ihtimalin her zaman var olduğunun farkında olmak size pek çok açıdan yardımcı olacaktır.