E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
Digitalzone 2017 Notları – 2. Gün

Digitalzone 2017 Notları – 2. Gün

Doğu Avrupa’nın en büyük dijital pazarlama konferansı olan ve dijital pazarlama dünyasının en köklü oyuncularının katıldığı Digitalzone’17 etkinliğine yönelik notlarımıza, kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Son derece faydalı bilgiler topladığımız birinci günün ardından, ikinci günde sözü ilk olarak Arda Mendeş aldı.

SHERPA Blog her hafta e-postanızda. Ücretsiz abone olmak için tıklayın.

Yayıncılık hayatındaki iş tecrübeleriyle yayıncılar için SEO konusunu ele alan Arda Mendeş, yayıncılık hayatından ve yayıncılıkta başarı kriterlerinden bahsederek sunumuna başladı.

Yayıncılar için SEO: Her ölçekteki internet yayıncısı için SEO önerileri

Arda, yayıncılıkta yapılan tipik hatalarla sunumuna başladı. Bu hataları; yanlış site içi linklemeler, kategori & içeriklerin kaldırılması, çoklanmış URL’ler, HTML link elementlerinin kullanımı, engellenen içerikler, içerik uyuşmazlığı, kalitesiz/niteliksiz içerik sayfaları gibi maddelerle açıklayan Arda, kendisinin de iş hayatında kullandığı ve tavsiye ettiği bazı tool’lardan bahsetti.

DeepCrawl, Ahrefs, Searchmetrics, Semrush, SEOmonitör, Search Console ve Kibana tool’larını sektördekilere önemle tavsiye eden Arda, çok fazla bilinmeyen Kibana’nın data’yı görselleştirerek inceleme sağlaması sayesinde son derece kullanışlı olduğundan bahsetti. Bunların yanı sıra şirket içi araç üretmenin de önemli olduğunu ve her şirketin kendi özel ihtiyaçlarına göre araç üretip kullanabileceğini de ayrıca vurguladı.

Yayıncıların günü değil geleceği kurtarmaya odaklanmaları gerektiğinin altını çizen Arda, yayıncılık için olmazsa olmazları da şöyle sıraladı:

  • Nereye yürümek istediğini bilmek
  • Yapılan işi doğru ölçebilmek
  • Hızlı hareket edebilmek
  • Öğrenip tekrar denemek
  • Doğru stratejiyi bulabilmek
  • Ayrıca medya & yayıncılık dinamiğini 5 maddede şu şekilde aktardı:
    • Mobile First Indexing’e hazır altyapı
    • Teknik hatalar için rutin kontroller
    • Stratejik pazar analizi
    • Uzun soluklu yeni projeler
    • Doğru ölçüm, nesnel yorum

Özellikle “Doğru ölçüm, nesnel yorum” maddesinin altını önemle çizen Arda, birçok yayıncının ölçümlemeyi doğru yapmadığını ya da doğru yaptığı ölçümlemeyi nesnel olarak değil “bence”lerle yorumladığını anlattı. Burada, doğru ölçüm ve nesnel yorumlamanın birlikte doğru ve başarılı sonuç doğuracağının da altını çizerek sunumunu noktaladı. Arda’nın sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Zeo kurucu ortaklarından olan ve şu an Zeo’da İş Geliştirme Direktörlüğü görevini üstelenen Mehmet Aktuğ’un sunumu, startup’ları yakından ilgilendiriyordu.

Startup’lar için A’dan Z’ye dikkat edilmesi gereken SEO stratejileri ve kritik noktalar

Startup’ların geniş bir bütçeye sahip olmamaları, taleplere yanıt verme ve maksimum kazanç elde etme gibi kritik noktalardan yola çıkarak nasıl başlamaları gerektiği konusunda strateji önerilerinde bulunan Mehmet; SEO ve PPC’yi kıyaslayarak başlangıçta SEO ile başlamanın doğru olabileceğini ancak ilerleyen dönemlerde SEO ve PPC’yi birlikte kullanmanın daha doğru olacağının altını çizdi.

Ayrıca startupların önceliğe müşteri memnuniyetini koyarak bu yönde doğru adımlar atmaları gerektiğinin önemini vurguladı. Hedef kitlenin saptanması, içerik ile hedef kitlenin uyumu, sayfaların kullanıcıya istediği cevapları sunması, kitleyle aynı dili konuşmak da başlangıçta doğru strateji ile kurgulanması gereken diğer hususlar.

SEO stratejileri konusunda altını çizdiği diğer konuları ise;

  • Structure & Design
  • Crawling & Indexing
  • Keyword Research & Targeting
  • Rich & Shareable Content
  • On Page Optimization
  • Rich Snippet & Schema Markup

başlıkları ile dile getirdi. Mehmet’in sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Sırada sunumuna “Proje, geçici bir girişimdir.” diyerek başlayan Uğur Eskici vardı.

Büyük ve küçük ölçekte SEO projelerini etkin biçimde yönetmek

Sunumuna projenin tanımını yapmakla başlayan Uğur, projenin geçici bir girişim olduğunun altını çizdi. Ardından projelerin; pazar beklentileri, iş süreçleriyle ilgili gereksinimler, müşteri istekleri, teknolojik gelişmeler, yasal zorunluluklar ve sosyal gereksinimler durumlarında ortaya çıktığından bahsetti.

Projelerin kontrolünün kolaylığını sağlamak için genellikle aşama ya da faz denilen parçalara bölündüğünü ifade eden Uğur, bu şekilde yönetilen projenin çok daha sorunsuz sonuçlar verebileceğini örneklerle anlattı ve “Fazlara bölünmüş projenin tahminlemesi, sorumlu ataması, yürütülmesi, kontrolü ve takibi daha kolaydır” dedi.

Uğur, proje aşamalarının 3 farklı tipi olduğunu belirterek ihtiyaca ve projenin kapsamına bağlı olarak bu aşamalardan birinin kullanılması gerektiğini dile getirdi. Aşama tipleri ise şu şekilde:

  • Sıralama ilişkisi (Sequential): Bir aşama kendisinden önceki aşama bitmeden başlayamaz. Bu yaklaşım belirsizliklerin azalmasını sağlasa da süresinin uzamasına neden olur.
  • İç içe geçme ilişkisi (Overlapping): Bu aşamada bir öncekinin tam tersine bir aşama kendisinden önceki aşama tamamlanmadan başlar. Ardıl aşama, öncül aşama bitmeden başlarsa süre kısalacaktır. Ancak bu, riskin daha fazla olması anlamına gelir.
  • Tekrarlama ilişkisi (Iterative): Burada ise sadece bir aşama planlanır ve bir sonraki aşamanın planlanması devam eden aşamanın ilerlemesine ve teslimatlara bağlıdır. Belirsiz ve değişkenliğin yoğun olduğu ortamlar için uygundur.

Geçmiş ve mevcuttaki iş hayatında proje yönetim aşamalarında gerektiğinde yukarıdakilerin hepsine başvurduğunu belirten Uğur, proje yönetimi başarı kriterlerini ise şu şekilde sıraladı:

  • Kapsam
  • Zaman
  • Kalite (Risk)
  • Maliyet

Projenin başlama aşamasında ilk olarak “Proje neden yapılıyor, hangi finansal ya da diğer bazlara dayandırarak yapıyoruz?” sorularının cevaplanmasının önemini vurguladı. Bu cevapların özellikle amaç ve gerekçeyi tanımlayacağını belirtti.

Planlama sürecinde ise genelden detaya planlama ya da detaydan genele planlama olmak üzere 2 farklı proje plan tipi olduğunu söyledi ve detaydan genele planlamanın daha az sapmaya sahip olduğunu ifade etti.

Belki de en zorlu süreç olan yürütme sürecinde ise özellikle motivasyon kavramının önemini vurguladı. Bunu X ve Y kuşaklarının farklı motivasyon kıstaslarını ele alarak McGregor’un “X & Y Kuşağı” teorisi ve Victor Vroom’un “Beklentiler” teorisi ile açıkladı.
Ardından gelen izleme ve kontrol sürecinin ise baştan sona tüm projeyi kapsadığını; tüm proje boyunca da izlenmesi gereken konular ve uygulama çalışmaları yapılırken kontrol edilmesi gereken konuların bu süreç grubunda ele alındığını belirtti.

Son olarak ise proje kapanış sürecini, proje veya faz kapsmında yapılan işlerin resmen bitirildiği süreç olarak ifade etti. Bu süreçte yapılması gerekenleri ise; projenin müşteriye devredilmesi, proje başarısının değerlendirilmesi, alınan dersler raporunun hazırlanması, kayıtların arşivlenmesi, ekibin serbest bırakılması ve kapanış duyurusu yapılması olarak ifade etti.

Uğur’un sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Site hızını iyileştirmek gibi önemli bir konuyu sunumunda ele alan Gittigidiyor SEO Yöneticisi Ümit Yılmaz kritik noktalara değindi.

Site hızını iyileştirmek

Sunumuna iyileştirilmemiş site hızının doğurabileceği olumsuz sonuçları sıralamakla başlayan Ümit, bir takım maddelerin önemini vurguladı. Yüksek sayfa yükleme sürelerinin olumsuz etkilerini şu şekilde sıraladı:

  • Bounce rate’i doğrudan etkiler.
  • Sosyal medya, SEM, SEO gibi tüm dijital pazarlama kanallarını etkiler.
  • Conversion rate metriğini etkiler.
  • Doğrudan olmasa da dolaylı olarak direct trafik hacmini olumsuz olarak etkiler.
  • Yine dolaylı yoldan returning visitor hacmini etkiler.
  • Şirketinize itibar kaybettirir.

Bunları önlemek ve site hızını yükseltmek için ise Front-End Time ve Back-End Time taraflarında iyileştirmeler gerektirdiğini özellikle belirtti.

Front-End tarafında; first view, main image, main text, action button, above the fold complete konularının altını çizen Ümit, Back-End tarafında ise DomContent loaded, request, total page size, content download, fully load time, third party code analysis, compression, daily tracking, HSTS konularını dile getirdi.

Ümit’in sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Şimdi sahneye her geçen gün yaptığı güncellemelerle Google’ın sektörü biraz daha yaratıcı olmaya zorladığını belirten Serbay Arda Ayzit çıkıyor.

Holistik yaklaşım: SEO’ya bütünsel yaklaşımla büyük farklar yaratmak

Her geçen gün yaptığı güncellemelerle Google’ın sektörü biraz daha yaratıcı olmaya zorladığını vurgulayarak konuşmasına başlayan Serbay, site sahiplerine SEO’da büyük farklar yaratmalarını sağlayacak tüyolar verdi.

Bu tüyoların başında, rakibi tanımak ve rekabeti doğru tanımlamak bulunuyor. Bunun ardından — SEO için de kuşkusuz en önemli adımlardan biri — kelime araştırması sürecinin önemini bir kere daha vurguladı.

Ayrıca marka pazarlamasını eldeki verilerle desteklemenin de önemini vurgulayan Serbay, bunun yollarının reklam, paylaşılabilir içerik yaratma, medya planlaması, URL bazlı reklamlar verme, bazı içerik siteleri ile direkt olarak anlaşma (website anlaşması), PR gibi yollardan geçtiğini ifade etti. Reklam konusunda THY’nin Messi ve Kobe’nin birlikte rol aldığı  reklam filminin trafiği ve bunun kuruma olan olumlu getirilerinden bahseden Serbay, iyi reklamın paylaşılabilir içerikle desteklenmesinin de altını çizdi.

Serbay’ın sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Sırada Uluslararası SEO danışmanı ve Deepcrawl’da danışman kurulunda yer alan İlyas Teker var.

Mobil öncelikli indekslemeye hazır mıyız?

İlyas’ın “En Çok Linklenen 1 Milyon Sayfa” üzerinde gerçekleştirdiği büyük veri analizi neticesinde aktardığı bilgilerden öne çıkanlar:

  • Mobile First Indexing artık gelmek üzere değil, geldi. Siteler parça parça etkilenmeye başladı.
  • Responsive, dynamic ve ayrı mobil site (m.example.com) şeklindeki mobil site türleri arasında şu an responsive tasarım en iyi çalışan model.
  • Her sayfanın mobil karşılığı muhakkak olmalı. Masaüstü sitede yer alan her şey mobil sitede de yer almalı.
  • Canonical etiketleri doğru bir şekilde mobil ve masaüstü versiyonlara eklenmiş olmalı.
  • Mobil ve masaüstü versiyonlar arasında title ve description uyumu tam eşleşmeli.
  • 3xx yönlendirmelerinin ve 404 hatalarının sıklığına bakarak bunları muhakkak en aza indirgenmeli. Özellikle, 404 sayfalarına anında müdahale edilmezse site içi ve site dışı linkler belirli sayıya ulaştığında geç olabilir.
  • Mobil site hızı oldukça önemli, AMP ve PWA gibi teknolojiler değerlendirilmesi gereken konular olarak karşımıza çıkmakta. Mobil site hızı test aracını kullanarak ilk adımda yapılması gerekenleri kolayca tespit edebiliriz.

Her geçen gün yaptığı güncellemelerle Google’ın sektörü biraz daha yaratıcı olmaya zorladığını belirten Şahin Seçil ise izleyicileri adeta bilgi bombardımanına tuttu.

ROAS’ı arttırmak: Farklı pazarlama kanalları yatırım geri dönüşünüzü nasıl etkiliyor?

Farklı pazarlama kanallarının yatırım geri dönüşlerini nasıl etkilediği konusunu ele alan Şahin, bununla ilgili ilk olarak ölçümleme hatalarından bahsetti. Ölçümlemenin doğru yapılmasının önemini vurguladıktan sonra hata sayfalarını ölçümleme, analytics ölçümleme ve pazarlama raporlarının oluşturulması, tek metriğe odaklanmak gibi konuların altını çizdi.

Ayrıca Customer Journey Analysis konusuna odaklanarak; marka & ürün iletişimi, promosyonlar & güçlü etkileşim mesajları, müşteri ile iletişim dilinin ve tekliflerin özelleştirilerek buna göre bir strateji hazırlanması gibi konuların da ROAS’ı arttırmada etkili rol oynadığını vurguladı.

Son olarak Google alışveriş reklamlarına da değinen Seçil, Kohort analizi ve attribution modelling ve çeşitleri ile sunumunu noktaladı.

Şahin’in sunumuna aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Ve hem günün hem de Digitalzone 2017’nin son konuşmasını outbound pazarlama hakkında tüyolar veren Gerard Compte yaptı.

Growth hacking: Outbound pazarlama ile yeni müşteriler kazanmak

42 binden fazla kullanıcısı olan FindThatLead’in kurucusu Gerard Compte, enerjisi ile tüm salonu canlandırdı. Growth hacking ve outbound pazarlama üzerine yaptığı interaktif konuşmasında şu noktalar üzerinde durdu:

  • Kısa sürede en yüksek performansı elde etmek (growth hacking) ve başarılı site dışı pazarlaması (outbound marketing) gerçekleştirmek için B2B satışlara odaklanmalı, satış çemberlerini daraltmalı ve hedefimize nokta atışı yapmalıyız.
  • Cold e-mail, yani tanımadığımız kişilere pazarlama amaçlı e-posta gönderirken dikkat etmemiz gereken 4 unsur bulunuyor. Öncelikle mesajımız eğlenceli olmalı. İkincisi, uzun mesajlar ile okuyucuyu yormamalı, olabildiğince kısa ve direkt mesajlar oluşturmalıyız. Üçüncüsü, mesajın gelişme bölümünde karşımızdaki kişi ile duygusal bağ kurabilmeli ve harekete geçirmeliyiz. Son olarak e-posta imzamızın içinde, hedef kitlemizin ilgisini çekecek şekilde içeriklerimize linkleme yapmalıyız.
Girişimciler Ciz.io kanvasları ile fikirlerini kolayca anlaşılır iş fikirlerine dönüştürüyor ve başkalarıyla paylaşıyor. Ücretsiz kayıt olmak için tıklayın.

Gerrad’ın sunumu ile sona eren Digitalzone 2017’ye dair notlarımız umarım sizin için faydalı olmuştur. Dijital pazarlama ile ilgilenenlerle yazımızı paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmamıza destek olabilirsiniz. Herkese güzel bir hafta dileriz.