Uzun cümlelerden kaçınmanın kullanıcı deneyimindeki rolü

Uzun cümlelerden kaçınmanın kullanıcı deneyimindeki rolü

Kalabalık bir otobüs veya trende yoğun bir makaleyi okuyup anlamaya çalıştığınız oldu mu? Her şeyi hemen kavrayabildiniz mi? Yoksa geri dönüp, tüm makaleyi olmasa da bazı kısımları tekrar okumanız mı gerekti?

Okurun dikkatini çekmek ve sabit kılmak hiçbir zaman kolay olmamıştır. Ancak büyük ihtimalle göz ardı ettiğiniz büyük bir kitle daha mevcut: Düşük okuryazarlığı olan kullanıcılar.

Düşük okuryazarlık, okuryazar olmamak anlamına gelmez. Düşük okuryazarlık seviyesi olan bireyler, tıpkı toplu taşıma aracında okuma örneğinde olduğu gibi, bir bilgiyi kavrayabilmek için tekrar tekrar okumak üzere daha fazla vakte ihtiyaç duyarlar. Aynı zamanda form doldurma, metro haritasında yol bulma ve kodlama gibi eylemlerde de zorlanırlar.

Şöyle düşünelim: Amerikalılar’ın üçte ikisi akıllı telefona sahip. ABD nüfusunun %43’ü ise düşük okuryazarlık seviyesinde, ki bu orana durumsal düşük okuryazarlık seviyesi dahil değil. Web siteniz veya uygulamanızı ziyaret eden kişileri hesap ettiğinizde, düşük okuryazarlık seviyesinin ne kadar büyük bir kitleyi etkileyeceğini tahmin etmek güç değil.

The Nielsen-Norman Group yüksek ve düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılara sahip iki farklı web sitesini karşılaştıran bir araştırma gerçekleştirdi. İlk site orijinal web sitesi olarak kalırken, ikinci site düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılara uygun hale getirilmek üzere güncellendi. Her iki gruptaki kullanıcılar da yeniden tasarlanan siteyi yararlı buldu. Bu durum, düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar için yapılan tasarımın, yüksek okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılara da hitap ettiğine işaret ediyor.

Bu durumda, açık ve basit bir dille yazılmış metin iyi bir kullanıcı deneyiminin temel öğesidir demek yanlış olmayacaktır. Ancak düşük okuryazarlık seviyesi olan kullanıcılar özel zorluklarla karşılaşmaktadır.

Düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılarda en sık rastlanan özelliklere bir göz atalım. Sonrasında yalnızca bu grup için değil, tüm kullanıcılarınıza hitap edecek harika bir kullanıcı deneyimi yaratma konusunu ele alacağız.

Her sözcüğü okuma

Yüksek okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar genelde metni tarama eğilimi gösterir, sayfayı gözden geçirir, içeriğin ana fikrini kavrayabilmek için yalnızca birkaç kelimeyi seçer. Bu durum düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar için geçerli değildir. Onlar, içeriğin her kelimesini okuma eğilimi gösterirler. Onlar için uzun metinler veya karmaşık cümleler epey zorlayıcıdır ve bu tür zorlu bölümleri tamamen atlayabilirler.

Yetinme

Herhangi bir bilgiyi ararken, asgari düzeydeki sonucu bulduğunuzu düşünüp aramayı bıraktığınız oldu mu? ‘Yetinme’ adı verilen bu tekniği düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar epey sık kullanır.

Ekranda kayan yazı düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcıların işini daha da zorlaştırabilir. Metni tarama yoluna gitmedikleri için, sayfanın kayması okudukları satırı kaybetmelerine yol açar. Bu nedenle belirli bir bölümü ya da cümleyi tekrar okumaları gerektiğinde kaldıkları yeri bulmaları güçleşir.

Metin karmaşık ya da yoğun bir hal aldığında bu okurlar bilgileri atlamaya başlar. Genellikle bağlantı adresi gibi bir sonraki yeni bilgi işaretini bulmak isterler. Bu da aradaki birçok bilgiyi kaçırdıkları anlamına gelir.

Arama çubuklarından kaçınma

Bir blog ya da web sitesinde arama işlevi faydalı bir eklenti gibi gelebilir. Ancak kullanıcılarınız kodlama zorluğu çekiyorsa, arama kafa karıştırıcı ve sinir bozucu olabilir. Ayrıca, düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar arama sonuçlarını kavramakta da güçlük çekebilir.

Kullanıcı deneyiminizi, düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar için nasıl iyileştirebilirsiniz?

  1. Sekizinci sınıf okuma seviyesini geçmeyecek şekilde açık, konuşma dilinde metin oluşturun. Bu eylem kitlenizin “zekasını düşürüyormuşsunuz” gibi gelse de, Amerika’dan örnek verecek olursak, ortalama bir Amerikalı 8. sınıf ya da daha düşük seviyede bir okuryazarlık seviyesindedir. Bağlama oturtmak gerekirse, Ernest Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz kitabı 4. sınıf düzeyindedir. İngilizce içerik oluşturuyorsanız, fazla laf kalabalığından kaçınmak için Hemingway Editörü’nü kullanabilirsiniz. İçeriğin çok zor hale geldiği, çok fazla zarf veya edilgen fiil kullanıldığı yerleri gösteren bir algoritma uygulayan program aynı zamanda hangi sınıf seviyesinde yazdığınızı da gösteriyor ki bence son derece yararlı.
  2. Önce önemli içeriği kullanın. Artık manşet üzerine metin koymaya gerek kalıp kalmadığına dair birçok tartışma dönüyor. Ancak, en önemli bilgiyi, manşet üzerine yerleştirmek, düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılara epey yardımcı olmaktadır. Sayfayı kaydırma özelliğini azalttığınız ölçüde, sayfada daha çok kalıp sunduğunuz içeriği anlayacaklardır.
  3. Formları kısa ve basit tutun. Düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar form doldurmakta zorluk çektiği için kaygı duyabilirler. Basit bir dil kullanın ve olabildiğince az alan oluşturun. Hata yaptıklarında düzeltmeye yardımcı olduğu için açık ve yararlı bir alan-içi doğrulama yerleştirmeyi unutmayın.
  4. Dikkat dağıtıcılardan kaçının. Süslü animasyon, açılır pencere, kayar pencere gibi hareket eden her şeyden mümkün olduğunca kaçınılmalı. Eğer içeriğiniz ve aday müşteri yaratma stratejiniz bu tür eklentileri gerektiriyorsa stratejik bir yol izleyin.
  5. Aramayı sezgisel hale getirin. Harika bir arama işlevselliği tek boynuzlu at kadar nadir olabilir, ancak yapıldığında tüm kullanıcılarınızın takdirini toplayacaktır. Aramalar yaygın yazım hatalarını tanımlayabilmeli ve sonuçlar kısa ve basit tanımlar içermelidir.

Sonuç

Düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar için metin oluşturmak, içeriğinizin daha geniş bir kitle tarafından erişilmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda yüksek okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılar için de kolaylık sunacaktır. (Formu kullanması çok kolay diye şikayet eden bir kullanıcıyla karşılaşma ihtimaliniz düşük olduğu için, yalın olan iyidir diyebilirim.)

Düşük okuryazarlık seviyesindeki kullanıcılara yönelik deneyim hazırlamak ilk bakışta erişilebilirlik meselesi gibi görünse de, aslında herkes için iyi bir kullanıcı deneyimi yaratmayı hedeflemektedir.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Tasarım süreçlerinin internet ile evrimi

Tasarım süreçlerinin internet ile evrimi

Gizle