E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL

Önce gerçekleri göreceksin

Girişimci olmak isteyen, aklında metodolojiler, fikirler, alternatif/denenmemiş yöntemlerle iş yapmaya çalışan koca bir güruh var dışarıda. Belki siz de bunlardan birisiniz, belki bunlardan birkaçına şahit oldunuz. Bu grubun yüzde yüz arkasında olduğumu ve onları takdir ettiğimi söylemeliyim. Ancak bazen kantarın topuzunu kaçıyoruz milletçe. Bir girişimciyle konuşurken muhabbetin 5. dakikasında Silikon Vadisi’nden, orada bulunan imkanlardan ve bakış açılarından, ürününün acayip büyük bir buluş olduğundan söz etmeye başlayınca beni bir gülme alıyor ve kendimi zor tutuyorum. Baz aldığın yer neresi? Amerika. Satış yapmaya çalıştığın pazar neresi? Türkiye. E bu komik değil mi şimdi?

Bu konuda benim bilgim, tecrübem tabii ki soğanın cücüğü kadar. Ama Serdar Kuzuloğlu’nun konu hakkındaki konuşmasını dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bir saatim yok derseniz sadece “gerçekler” kısmını izlemeniz bile size çok şey düşündürecektir. Haddim olmayarak, ana fikri özetlemem gerekirse, “İş yaptığın ülkeyi tanımadan, oradaki şartları ve pazarı bilmeden, ‘filmlerde gördüğümüz’, yabancı blog yazılarında ağzımızın suyu akarak okuduğumuz işleri buraya monte etmeye kalkarsan, sana montajın esasını öğretirler” diyor kendisi. Hem çok güldüm, hem ne kadar doğru diye düşündüm.

SHERPA Blog her hafta e-postanızda. Ücretsiz abone olmak için tıklayın.

Hızımı alamadım ve Webrazzi’nin geçtiğimiz 1-2 yılla ilgili raporlarına bir bakayım dedim. Rapora göre Türkiye’de e-ticaretin perakende ticaret içerisideki oranı %0,8! Yani neredeyse sözü dahi edilmeyecek bir orana sahip. Bunun birçok nedeni olabilir ve onlarca istatistikten bir sonuca varılabilir. Fakat şu anda Türkiye’deki ortalama internet hızının 4 Mbps’ye varmadığını düşünürsek, onu geçtim hala ‘aaa elektirikler gitti’ veya ‘internet gitti abi kablo döşüyorlarmış, 4 saat yok’ diyorsak, önümüzde kat edilecek çok yol var kesinlikle. Ha bunlara bakarak kapatıp gidelim mi? Tabii ki hayır. Türkiye pazarı birçok alanda bakir ve yeniliklere açık bir pazar. Ama ilk önce ‘Neredeyim ben?’, ‘Benim müşterilerim nasıl bir hayat kalitesine sahip?’, ‘Millet olarak nasıl bir teknolojik evredeyiz?’ sorularını sorup, çözümlerimizin altına bu sorulara bulduğumuz cevaplardan elde ettiğimiz çıkarımları yerleştirirsek, belki o zaman başarılı olma ihtimalimiz artacaktır.