3 adımda dijital veri göstergenizi tasarlayın

3 adımda dijital veri göstergenizi tasarlayın

Çok veri üretiyoruz. Ürettiğimizden daha çok veri tüketiyoruz. İş yaparken veya iş birliği halindeyken; karar verirken veya karar vermemiz beklenirken, veriye sırtımızı dayamadan, salt iç güdülerimize güvenerek karar almaktan imtina ediyoruz. Artık bizi, sayfalarca verinin oluşturduğu raporların monotonluğunda boğulmaktan kurtarabilecek, karar vermemizi kolaylaştırabilecek, içeriği anlık güncellenen dijital veri göstergelerine ihtiyacımız var. “Birisi benim için özetin de özetini yapsa da ben de o çok önemli kararı alıp ilerleyebilsem” mi diyorsunuz? O zaman bu yazı işte tam sizin için…

Bir konuda ne kadar çok analiz okursak, o konuyla ilgili karar verme aşamasına geldiğimizde felç olma riskimiz o kadar da artar. Bu, açıkçası, üzerinde çok da tartışmaya gerek olmayan bir tümevarım. Bir dijital ürün veya servisin karar verici koltuğunda oturduğunuzu hayal edin, kullanıcı deneyimi veya satış, hiç fark etmez, takibiniz altındaki ölçütler artmaya başladıkça, dizginlenemez bir iştahla, “daha fazlası”na doğru çekilecek ve ne olduğunu bile anlayamadan, anlık olarak onlarca performans ölçütünü gözlem altında tutmaksızın rahat edemediğinizi fark edeceksiniz. Ekip arkadaşlarınıza delege ettiğiniz yetkilerin gerektirdiği kararların uygulamaya alınma anlarında “fazla dayanak, az risk” ile karşı karşıya olunduğundan emin olmak isteyeceksiniz. Verinin bolluğu, canlılığı ve üretim hızı sizi sarhoş ederken, karar verme refleksinizin git gide yavaşladığını göreceksiniz. Bu yazı, “karar felci” yaşamanızı engelleyecek 3 öneri barındırıyor.

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç. Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.
E-posta ile kaydol ya da giriş yap.
  • Avatar
    Ersin Çelik

    “Dijital veri göstergelerinde barındırılması önerilen ölçüt sayısı 10”

    Verileri görüntülerken belli bir adede sadık kalınması gerektiğini düşünmüyorum. Evet, yazınızda belirttiğiniz gibi, kesinlikle hedeflerin tanımlanmış ve odaklanılmış olması gerekiyor. Ölçütlerin süzülüp, rakamlardan/grafiklerden en yüksek verimi alabilecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor.

    Ancak, bırakalım adedi kullanıcı belirlesin. Kendi isteğine göre kişiselleştirebilsin. Sadece göstereceğimiz rakam ve grafiklerin adedi için de değil, tüm sistemin/servisin özelleştirilebilmesinden bahsediyorum.

    Örneğin; Bizim önceden hazırladığımız ve doğru olduğunu düşündüğümüz sorgulara göre rakamlar / analizler göstermektense, bu hazır raporların yanında kendi sorgularını oluşturabilmelerini ve kendi ihtiyaçlarına özel hazırlanmış raporlar oluşturabilmelerini sağlayalım. Olmaz mı?

    • Avatar
      Yakup Bayrak

      Ersin yorumun için çok teşekkür ederim. Aslında ben ölçüt sayısı 10’da tutmalıyız derken, çok fazla (10’un üzerinde) ölçütün karar verme felcine yola açma ihtimaline vurgu yapmaya çalışmıştım. Göstergenin sahibi tabi ki verileri kişiselleştirmeli, sistem genelinde çapraz sorgularla rafine iç görüler oluşturmalı ve karar vermesini etkilemeyecek adette ölçüt ile kendi yoğurt yeme şeklini kendisi belirlemeli. Bu konuda seninle %100 aynı fikirdeyim.

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Tasarımcıların mutlaka izlemesi gereken 7 TED konuşması

Tasarımcıların mutlaka izlemesi gereken 7 TED konuşması

Gizle
KEŞFETMEYE DEVAM ET
Web’in anlamlı hali: Yapısal Veri

Web’in anlamlı hali: Yapısal Veri

Gizle