Makaleler

Günümüz pazarlama senfonisinde “kakafoni” yapmak

İletişim Stratejisti Cem Solak, popülizm rüzgârlarının sert ettiği günümüz dünyasında, gitgide aynı tondan çalan pazarlama iletişimine yeni sesler katmanın peşinde: "Halk böyle istiyor!" deyip devam mı edeceğiz, çoksesliliğe şans mı vereceğiz?

Cem Solak
Cem Solak 16 Nisan 2018
diversity-in-marketing-communications

Popülizm rüzgârlarının sert ettiği günümüz dünyasında, reklamcı ve pazarlama iletişimcileri her zamanki yanıtı daha güçlü duyuyor: “Halk böyle istiyor!”

“Gıcırtı yapmayalım”

Popülizmin doğasında olan ve gitgide daha da gür çıkan birbirine olabildiğine yakın sesler, diğer tüm sesleri bastırıyor… Dinlemek için dışarı çıktığınızda, bu seslerden başkası duyulamaz oluyor ve siz de koroya uymak zorunda hissediyorsunuz. En azından pazarlama yöneticilerinin çoğu böyle hissediyor.

Çünkü koro ortamında, kimse çatlak ya da duyulmayacak ses çıkarıp riske girmek istemiyor. Üç senede bir tüm ekiplerin değiştiği şirketlerde, kısa dönem bilanço başarısı uzun dönem hedeflerin önüne geçiyor. Kim meyvesini başkasının toplayacağı ağacı dikmek ister ki? Bunların hepsi son derece doğal ve insani durumlar. Ancak çözümü bu yazının değil, bir İK yazısının konusu. Benim dikkat çekmek istediğim nokta bu durumun markalara yansımaları ve çözüm için bir metot önerisi.

Çok seslilik, aynı enstrümanı “çoklamak” mı demektir?

Tüm bu marka-tüketici geri beslemesinde markaları ve reklamları ciddi bir tehlike bekliyor: İletişimlerin metalaşması. Bunun sonucundaki tehlike ise, rekabetçi farkın ve markalara daha fazla ödemeye değecek soyut çağrışımların kaybolması ve markaların metalaşma eğiliminin daha da artması ihtimali.

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç.
Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.

Üye misin?
Keşfetmeye Devam Et