Hayalet deneyimler

Hayalet deneyimler

Teknoloji alanındaki gelişmeler, önceden “lüks” kabul ettiğimiz şeyleri bizler için birer ihtiyaca dönüştürdükçe, yaşamsal deneyimimizi yeni ürün ve servislerden oluşan görünmez bir küreyle çevreliyor; bu yeni “ihtiyaçlarımızı” karşılamak için attığımız her adımda, kendimiz ve ihtiyaçlarımızın arasına ördüğümüz bu katmanı güçlendiriyoruz. Önceleri “olsa iyi olur” düşüncesiyle değerlendirdiğimiz bu katman, artık bizler için inorganik birer uzuv niteliği taşıyor ve varlığımızın temel bileşenlerinden biri.

Peki, bir ürün ya da servis tasarlarken kullanıcımızı salt fayda ile en hızlı şekilde nasıl buluşturabiliriz? Başka bir deyişle, kullanıcılarımızın yolundan nasıl çekileceğiz?

Kullanıcılar olarak, bu yeni uzuvlarımızı daha iyi, daha kolay, daha hızlı ya da daha verimli bir yaşam için bir yatırım olarak görüyoruz. Finansal parametreler bir yana, en büyük yatırımı, hayatımızın bu yeni bileşenleriyle iletişime geçmek için zaman sarf ederek yapıyoruz. Bunun için ortak bir motivasyonumuz var: Bu, uzun vadede hayatımızı daha iyi bir hayata, bizi ise daha verimli birer insana dönüştürecek.

Fakat, bir problem var. Hangi ürünü ya da servisi seçeceğiz? Karar verme sürecimiz, hepimizin dile getirdiği fiyat-performans dengesi kadar, öğrenme süresi, kullanılabilirlik, özellik seti ve fayda vaadi gibi parametreleri içeren, gizliden gizliye yürüttüğümüz bir değerlendirme sürecini de kapsıyor.

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç. Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.
E-posta ile kaydol ya da giriş yap.

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
“Kaleci-oyuncu” olmalı mı? Tasarımcı kod yazmalı mı? yakup-bayrak-tasarimci-kod-yazabilmeli

“Kaleci-oyuncu” olmalı mı? Tasarımcı kod yazmalı mı?

Gizle
SENİN İÇİN ÖNERİYORUZ
Jane Frost ile “Post-truth” çağında araştırmacılık ve güven üzerine

Jane Frost ile “Post-truth” çağında araştırmacılık ve güven üzerine

Gizle