Okullarda ne öğrenmiyoruz?

Okullarda ne öğrenmiyoruz?

Derslerine çalış, sınavlara gir, iyi bir liseyi kazanmaya çalış, liseye git, sınavlara hazırlan, iyi bir üniversiteye gir, mezun ol, iş bul ve para kazanmaya başla, faturalarını öde.

Eğitim aldığımız süre boyunca notlarımızın iyi olması gerekiyor ki, iyi üniversitelerde okuyabilelim. Üniversiteye girdiğimizde de çalışmak, sınavlarda başarılı olmamız gerekiyordu ki, güzel bir notla mezun olalım veya yüksek lisansa giriş şansımız yükselsin, çünkü okullarda önemli olan bize öğretilenleri ne kadar iyi anlayıp uyguluyor olduğumuz. Peki ya öğretilmeyenler ama bizim etkili kullandığımız diğer yetiler, bizi iş hayatımızda ne kadar başarıya götürür?

“İşinde o kadar iyi değil ama ağzı laf yapıyor”

İnce beceri, ince yetenek, teknik olmayan beceri, sosyal beceri… Günümüzde birçok çevirisi olan ama aslında eğitim sistemi içerisinde yer almayan birçok konu mevcut ve bu yazı, sadece iş hayatımda değil, hayatımın her anında ihtiyaç duyduğum, kendimi geliştirmeye çalıştığım ve ben olsaydım eğitim sisteminde mutlaka olması gerekirdi dediğim gözlemlerimden oluşmakta. Sadece üniversitede değil, ilkokuldan itibaren çocukların kendilerini en iyi ve en açık şekilde anlatmalarına, hayatlarındaki her durumda doğru soruları sorabilmelerine, durumları veya problemleri doğru şekilde analiz edebilmelerine, güzeli çirkinden, kullanışlıyı gereksizden ayırmalarına ve hatta en önemlisi ‘insanı’ anlamalarına yardımcı olacak o ince becerilerden (soft skills) ve bu becerilerin bize ne kazandırabileceğinden bahsedeceğim.

İnce beceriler sizi, iş ve kişisel hayatınızda daha mutlu ve başarılı yapabilir, çünkü başarılı, göz önünde biri olmanız, ağzınızın laf yapıyor olmasında değil, karşınızdakini anlayabilmenizde ve kendinizi iyi anlatabilmenizde yatıyor.

“Soft Skills get little respect, but will make or break your career.”

Peggy Klaus

Okullarda müfredata dahil olması gerektiğini düşündüğüm ve sizi iş hayatınızda daha başarılı kılacak 6 ince beceri nedir?

1. Geribildirim alma/Geribildirimde bulunma

Bir tasarımı en iyi şekilde geliştirmenin yolu nedir? En son sürüm programlar ya da en iyi bilgisayar modelleri mi? Geribildirim, bir tasarımın geliştirilmesi için kullanılan bugüne kadar ki en iyi tasarım aracıdır. Geribildirim alma, herhangi bir konuda başarılı olmanızı ve ekip içinde aynı hedef konusunda hemfikir olmanızı sağlar. Geribildirim almak ve geribildirimde bulunmak bilgiye ulaşmak ve tasarımı geliştirmek için kullanılabilir. Bir işin geribildirimle nasıl geliştirilebileceği konusunda Ron Berger’in ilkokul öğrencileri yaptığı eleştiri çalışması en büyük örneklerden biri.

Bunu izleyelim: Critique and Feedback – The story of Austin’s Butterfly, Ron Berger

2. Görsel not alma

Özellikle tasarım öğrencilerinin ve tasarımcıların not alma biçimi gibi görünsede, konu ne olursa olsun, küçük skeçler halinde not almak hem konuya odaklanmanıza yardımcı olur hem de aktif öğrenme sürecinizi destekler, çünkü insan beyni okuduğu bir metnin 3 gün sonra sadece %10’unu hatırlarken, resim veya çizimli bir anlatımın %65’ini hatırlamaktadır. Dinlerken çizme zor gibi görünür, fakat pratik kazandıkça bilgiyi önceliklendirme becerilerinizin de gelişeceğini göreceksiniz.

Bunu okuyalım: The Sketchnote Handbook, Mike Rohde

3. Hikâye anlatma ve sunum teknikleri

PechaKucha, 10-20-30 kuralı ya da 1-6-6 kuralı… Sunumun seri ve akılda kalıcı olması için tanımlanan birçok kural mevcut. Bu kurallar, slaytların üzerinde uzun metinlerin yer almaması, dinleyicilerin dikkatinin sunumda olması ve akılda kalıcılıklarını arttırmak için tanımlanmış kurallar serisi. Peki ya içerik?

Biz insanlar duygusal yaratıklarız. Ne yaşadığımızı unutsak dahi ne hissettiğimizi asla unutmayız. Tarihin, kültürün ve geleneklerin günümüze kadar gelebilmesinin en büyük sebebi de hikayelerdir. Dinler, mitolojiler, savaşlar, hikayeler yoluyla günümüze kadar gelmiş ve yaşamaya devam etmiştir, çünkü hikayeler bilgiyi duygulara bağlar ve bu duygular hikayelerde anlatılmak istenileni anlamamıza ve akılda kalmasına yardımcı olur. Bu sebeptendir ki, bir sunum yaptığınızda, dinleyiciler göstermiş olduğunuz istatistiklerin sadece %5’ini aklında tutabilirken, bu bilgileri bir hikâye ile anlattığınızda %63’ünü hatırlayacaktır, çünkü onlara hatırlamaları gereken bir metin değil gözünde canlandıracakları resimleri sunmuş olacaksınız.

Bunu okuyalım: Resonate, Present Visual Stories that Transform Audiences, Nancy Duarte

4. Empati

Eğer bir servis tasarımcısı iseniz, empatinin neden önemli olduğunu bilirsiniz, çünkü empati kurabilme, kendimizi karşımızdaki insanın yerine koyup hisleri, düşünceleri ve deneyimleri anlayabilmektir ve servis tasarımın hamurunda da bu vardır. Öğrenci veya hangi iş kolunda çalışırsanız çalışın, iyi iletişim kurabilmenin yollarından biri de empati kurabilmekten geçer. Kendimizi değil, karşımızdaki kişiyi daha iyi anlayabilme pratiğidir. Kendimizi kötü hissettiğimizde, doktorumuzun da bizimle beraber endişelenmesini ve bizi önemsemesini bekleriz ya, bu durum anlaşıldığımızı hissetme isteğidir, çünkü empati güçlü bir iletişim ve ilişkinin yapı taşıdır ve problemlerin arkasındaki sebepleri anlaşılmasına yardımcı olur. Empati ile ilgili birçok video, TED konuşması bulabiliriz, fakat en değerlisi çocuklara okullarda empati kurmanın önemini aşılamak.

Bunu izleyelim: Empathy Can Change the World, 8th grade students from Kalispell Middle School

“Ne kadar özenli olduğunu anlayana kadar kimse ne kadar çok şey bildiğinle ilgilenmez.”

Theodore Roosevelt

5. İş ahlakı

İş ahlakı, işi yapan iki tarafın; müşteri-danışman, şirket-iş ortağı, işveren-çalışan arasında aynı ortak kazanım hedefine konsantre olduğu, tarafların alıcı-satıcı ilişkinden çıkıp, uzun soluklu ve gğvene dayalı iş ortaklığı kurabilmesidir.

Güçlü iş ahlakının olması, verilen emeğe duyulan saygı, minnettar olmak, bunu göstermek, kendine ve başkalarına dürüst, güvenilir olmak ve sorumluluklarının farkında olmaktır. Ekibini, çalışma/okul arkadaşlarını motive edebilmek, motive ederken de bundan beslenmeyi bilmek gibi prensipleri içerir. Sadece tüccar yetiştirmek değil, karşı taraf kazandığında bundan mutluluk duyabilmek gibi manevi/ahlaki disiplini barındıran ortak bir kültürün yaratılmasıdır.

“Başkalarıyla ve kendimizle olan ilişkimiz, önünde sonunda hayatımızı nasıl yaşadığımızı etkiler.”

Tony Robbins

6. Eğitimde jargon çeşitliliği

Bitcoin, Cyripto currency, Industry X, Blockchain, Internet of Things, Share Economy, Start-up… Tüm bu kelimeler ve dahası, günlük hayatımıza yerleşmiş, yerine kullanacağınız Türkçe kelimelerin bulunmadığı, işiniz gereği bu dünyanın içinde iseniz sıkça kullandığımız kelimelerden bazıları. Tabi ki bu teknolojik gelişmeler, okullarda aktif olarak kullandığımız, anlamaya çalıştığımız, tartıştığımız konular değildir. Okullarda müfredat ölüdür, hafta hafta, ay ay neyin öğretileceği bellidir; zamana, gelişimlere ayak uyduran, canlı ve sürekli güncellemelere açık bir yapıda değildir. Neden okullarda, sıralarda biz daha işe atılmadan önce, okuyup bu jargonları tartışmayalım ki?


Bu listede yer alan görsel not alma, sunum teknikleri, pazarlık yapma, hikâye anlatma, buzz words kullanımı ve vücut dili iletişim becerilerinizi geliştirirken; geribildirim alma/verme, iş ahlâkı, öz motivasyon ve empati kurabilmek, iyi bir ekip çalışmasını getirecektir.

80/20 kuralı dedikleri…

Charles Riborg Mann tarafından 1918’de yapılan Mühendislik eğitimi üzerine bir araştırma yapar ve bu araştırmada, mühendislikte gelen başarının yaklaşık %20’i teknik becerilerden gelirken %80’inin ise ince becerilerden geldiğini belirtmektedir. O zaman sadece tek bir sorum var, üzerinden 100 sene geçmesine rağmen eğitim sisteminde hiç bir değişiklik olmadı, peki bizler ne yapabiliriz?

%20 indirim fırsatı! Girişimciye Dönüş, SHERPA Blog okurlarına %20 indirimli! 2 ay sürecek online girişimcilik eğitimleriye problemi gözlemekten fikir bulmaya, müşteriyi doğrulamaktan yatırımcı sunumuna kadar tüm girişimcilik adımlarını video ve araçlarla adım adım öğren. İndirim kodunu almak için giriş yap ya da kayit ol.

Bu listeye başka maddeler de eklenebilir. Beden dilini iyi kullanma, pazarlık ve ikna kabiliyeti, estetik anlayışı gibi listeyi çoğaltabiliriz, çoğaltalım ki artık, kurumsal hayatta karşılaştığımız o cümle ‘’İşinde çok iyi ve ağzı da çok iyi laf yapıyor.’’ olsun.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

SENİN İÇİN ÖNERİYORUZ
Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine… markalarin-tuketici-ile-iliski-kurma-yontemleri

Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine…

Gizle
SENİN İÇİN ÖNERİYORUZ
UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”

UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”

Gizle