Tasarım sürecinde etnografik yaklaşımlar

Tasarım sürecinde etnografik yaklaşımlar

Etnografi en basit şekilde, belli bir insan grubunun ya da bu insan grubunun etrafında oluşmuş olan kültürün sistematik biçimde incelenmesi olarak adlandırılabilir. Söz konusu incelemeyi yapacak olan araştırmacı, araştırmayı yapma amacına uygun olarak gözlemlerini yapar ve konu üzerinde görsel ve yazılı bir veri ortaya koyar. Etnografik araştırma, işte bu ortaya konan verilerin toplamından meydana gelir.

Antropoloji başta olmak üzere insan ve insanların etrafında gelişen kültürle ilgilenen sosyal bilimlerin tümünde kullanılmıştır ve temel gözlem ve inceleme metodu olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Genel olarak gözlem, röportaj ve her tür birebir görüşme yönteminden yararlanılarak uygulanır. İnsanın en doğal haliyle ilgilendiğinden, etnografik araştırma ya da inceleme, sistematik bir gözlem, görüşme, olabildiğince doğal ortamda birlikte vakit geçirme vs. gerektirir. Bunun anlamı bu yöntemin farklı, genel olarak çıkarımlara dayalı insan davranış ya da kültürel inceleme alanlarına göre daha fazla efor, kaynak ve zaman gerektirdiğidir.

Kökleri, ondokuzunca yüzyıla ve kolonilerdeki insanları ve kültürleri araştırmak üzere yola çıkan dönemin akademisyenlerine dayanan bu gözlem metodolojisinin kapsamında çeşitli gözlem ve araştırma biçimleri yer alır. Sosyal bilimlerde kullanılan temel iki saha araştırma sistematiği olan etic – araştırmacının görüşlerine dayalı yaklaşım – ve emic – gözlemlenen kişi ya da kişilerin görüşlerine dayalı yaklaşım – kavramlarına göre de ayrıştırılabilecek olan bu yöntemlere kısaca bakalım.

Katılımcı gözlemleme (participant observation)

Kültürel antropoloji, sosyoloji ve iletişim bilimleri başta olmak üzere sosyal bilimlerin tamamına yakınında kullanılan, kalitatif (nitel) araştırma yöntemlerinden biridir. Çoğunlukla, gözlemlenmek ve hakkında görüş edinilmek istenen belli bir insan grubuyla – onların doğal kültürel ortamlarında, onlarla birlikte ama etnografinin ve genel anlamda tüm sosyal bilimlerin doğası gereği onlara herhangi bir konuda müdahalede bulunmadan – uzunca bir süre beraber vakit geçirilmesi ve gruba dair gözlemlerin yapılması şeklinde gerçekleştirilir. Bu yöntem, kalitatif araştırma metotları içinde en zahmetlilerinden biridir, çünkü uzun süre hedefteki kitleyle birlite onların hayatını yaşamayı hatta onların dilini konuşmayı zorunlu kılar. Ayrıca bu yöntemde, araştırmacının, gözlemin doğruluğu ve kişilerin hayatlarının doğallığının bozulmaması açısından, söz konusu grubun bireyleriyle benzer hayatı yaşaması elzemdir. Yani araştırmacının, gözlemlediği kişiler tarlada sulama yaparken, kenarda durup onları izleme gibi bir lüksü yoktur. Onun da aynı eylemin içinde kendine yer bulması gerekir. Tüm bu sebepler göz önüne getirildiğinde, bu yöntemin kullanımının her durumda mümkün olmadığını belirtmekte fayda var.

Etnografik görüşme (ethnographic interview)

Bir başka kalitatif araştırma metodu olan etnografik görüşme, yukarıda bahsi geçen, bir grubun uzun süreli gözlemlenmesine dayalı yöntemin, birebir görüşmeye ve doğal olarak kısa süreye adapte edilmiş şeklidir. Bu görüşme, araştırmaya söz konusu edilen bireyin ya da bireylerin, – buradaki gibi tasarım söz konusu olduğunda – belli bir ürünle ya da hizmetle ilişkisini en doğal ve gerçekçi haliyle ortaya çıkarmak amacıyla yapılır.

Belge ve madde inceleme

Yukarıda açıklanan yöntemlerin aksine kişilerle gözlem ya da birebir görüşme yoluyla iletişime geçmeyi değil, kişilerin içinde bulundukları ortamdaki nesnelerle, kendilerine ait olsun olmasın yakınlarında bulunan, hayatlarında yer edinen materyallerle olan ilişkilerini gözlemlemeye dayalı, etnografik ve antropolojik gözlem biçimlerinden biridir. Kendi içinde, materyal analizi (artifact analysis), birlikte alışveriş deneyimi (shop along), dijital etnografi (digital etnography) ve durum haritalandırması (context mapping) gibi alt kırılımları vardır.

Kişisel gözlem ve günlükler (self observations/diaries)

Bireylere ulaşmanın zaman, para ya da nadiren de olsa diğer herhangi bir sebepten ötürü mümkün olmadığı durumlarda kullanılan bir kültürel ve davranışsal inceleme şeklidir. İncelemeye söz konusu kişilerden, kendi hayatlarına ve yaşadıklarına dair gözlemlerini, günlük vb. yazın formatlarında teslim etmeleri istenir ve bunlar üzerinden bazı çıkarımlar yapılır. İşin içine subjektifliğin karışması açısından çok doğru gibi görünmese de kimi durumlarda, kişinin kendi gözlerinden kendine ve hayatına bakışı doğru öngörülerin yakalanması açısından değerli olabilir.

Gölgeleme (shadowing)

Kişinin gün içinde değişen durumlar karşısındaki tutumunu, ihtiyaçlarını ve ürünle, hizmetle ya da herhangi bir süreçle olan ilişkisini gözlemlemeye yönelik yöntemdir. Genellikle kişinin özellikle istediği ve hakkındaki görüşlerini paylaşmaya hevesli olduğu ürünler ya da durumlar için kullanılır. Kişiyle aynı ortamı paylaşarak gerçekleştirilen, fazla zamana yayılmayan bir metottur.

Tasarımın ekseninde etnografi

Tasarım sürecinde etnografik yaklaşımla gerçekleştirilen araştırma ve inceleme pratiği, insanların kullanım alışkanlıklarını etkileyen çevrelerini ve bu çevreyle olan ilişkilerini olabilecek en doğal haliyle  – mümkünse ilk ağızdan dinleyerek ya da birebir şahitlik ederek – öğrenip, yeni bir ürün ortaya koyma ya da var olanı, hedef kitlenin kullanımına daha uygun hale getirme amacıyla kullanılır. Modern sosyal antropolojinin babalarından Bronislaw Malinowski’nin, bu uzmanlığın etrafında büyük etki yaratan, sosyal bilimcinin kendi görüşlerini empoze etmesinden ziyade var olanı müdahil olmadan incelemesi gerektiğine dair görüşlerinden de anlayacağımız üzere, etnografinin düzeltme, iyi olanı belirleme gibi bir amacı yoktur. Yalnızca ve yalnızca var olanı görme ve bunun görünür olmadığı durumlarda üstündeki toprağı atma amacı güder.

Etnografik inceleme, söz konusu insan grubunu ya da bu grubun içinde bulunan bireyi anlamayı ve ele alınan konuyla ilgili var olan problemleri açığa çıkarmayı sağlar. Bu problemler kimi zaman kullanıcının kendisi tarafından dahi bilinmezken, araştırmacı ya da gözlemci, elde ettiği verileri yorumlayarak, yüzeyin altında olanı görebilir ve gerekli bilgi eksikliğinden dolayı dile getirilemeyen problem, eksiklik ya da fazlalık gün yüzüne çıkartılabilir. En önemli bileşenlerinden biri inovasyon olan tasarım ekseninde düşünüldüğünde bu inovasyon için gerekli olanlar, kitleyi tanıma, bu verilerden yola çıkarak doğru teşhisi koyma ve bunu çözme yolunda kitleye uygun adımlar atmadır. Uygulanan bu etnografik araştırma ve gözlem süreciyle birlikte, bu elzem adımların atılabilme ihtimali fazlasıyla artar.

Tasarım konusunda etnografik araştırmayı kimler yapar konusuna geldiğimizde, bunun t-shape kişi ihtiyacının ortaya çıktığı noktalardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Ancak iki alanda birden yetkin birinin işi yürütmesinin mümkün olmadığı durumlarda, ikisinin de farklı uzmanlıklarından ötürü bakış açıları farklı olacağından, daha bütünlüklü ve sağlıklı bilgi toplayabilmek ve bilgi eksikliğinden kaynaklı o konuya ait durumların ifade edilmesinin zorluğundan ötürü, tasarımcı ve de sosyal bilimcinin ortak çalışması en mantıklısı olacaktır. Genelde, sonradan tasarım konusuna yönelmiş sosyal bilimcilerin ya da sosyal bilimler konusunda bilgi sahibi olmuş tasarımcıların zamanla uzmanlıklarını bu tarafa kaydırdıkları gözlemlenir.

Etnografik araştırmada proje yapılandırması

Etnografiden, etnografik araştırma ve incemele metotlarından, etnografinin tasarım ekseninde kullanımından bahsettikten sonra, bu yöntemlerden herhangi birini tasarım sürecinde kullanmak isteyecekler için proje yapılandırma aşamalarını sıralamak faydalı olabilir.

  • Araştırmanın odak noktası ya da araştırma kapsamında peşine düşülecek sorular belirlenir.
  • Araştırma mekanı ve yaklaşım noktası belirlenir.
  • Bilgi toplama metotları belirlenir.
  • Bilgi toplama yolları tasarlanır.
  • Doğru katılımcılar ayarlanır.
  • Gerekli araç ve gereçler belirlenir ve temin edilir.
  • Araştırma gerçekleştirilir.
  • Eldeki veriler incelenerek, gerekli olanlar ayrıştırılır.
  • Ayrıştırılan veriler tematik olarak alt dallarına ayrılır.
  • Bulgular ve öneriler raporlanır.
  • Bulgular ve çıkarımlar çevresinde, sonraki adımdaki olası araştırma süreci planlanmaya başlanır.

Bu projelendirmenin yanında, yukarıda büyük kısmı sıralanmış olan yöntemlerden, tasarım ekseninde en sık tercih edilenlerin uygulanışına yakından bakmakta da fayda var.

Saha araştırmasının (katılımcı gözlemleme) püf noktaları

  • Detaylı bir şekilde not alın.
  • Farklı bakış açılarından çok sayıda veri toplayın ve bunları birbiriyle karşılaştırarak doğrulama yoluna gidin.
  • Katılımcıların düşüncelerini onlardan yapacağınız alıntılarla aktarmaya özen gösterin.
  • Karşıdaki insanın güvenini kazanmaya özen göstererek ondan en içsel ve doğru bilgiyi almaya çalışın.

Birebir görüşmelerin püf noktaları

  • Etnografik görüşmenin amacının, kullanıcının kendi düşüncelerini kendine has biçimde ifade etmesi olduğunu ve görüşmenin bu yönde ilerlemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
  • Birebir görüşmeyle elde edilebilecek olan bilgileri düşünerek görüşmeye hazırlanın. Bu sizi ve görüşme yaptığınız kişiyi zaman kaybından kurtaracaktır.
  • Sorularınızın açık ve net olmasına, yoruma açık olmamasına özen gösterin.
  • Kendi görüşlerinizi dikte edecek bir tavırdan ve karşınızdaki kişiyi yönlendirebilecek hareketlerden kaçının.
  • Karşınızdaki kişiye dikkatle dinlendiğini ve söylediklerinin dikkate alındığını hissettirerek düşüncelerini en açık şekilde paylaşabilmesine imkan verin.
  • Not almanın ötesinde mümkünse en ince ayrıntısına kadar görebilmek ve analiz edebilmek için ses ve görüntü kaydı almaktan kaçınmayın.
Kullanıcı testleri mi yapmak istiyorsunuz? Bu A/B testi hesaplayıcıları size yardımcı olabilir.

Yalnızca tasarımla değil sosyal bilimlerin tüm alanlarıyla da ilintili kadim bir konu olduğundan, etnografi ve buna bağlı yöntemler, yaklaşımlar meselesi anlatmakla tüketilemeyecek kadar engine bir konu. Bu sebeple, etnografik yaklaşımın, tasarım – insan iletişiminin doğru kurulmasında oldukça önem arz eden konulardan biri olduğunu ve es geçilmemesi, üzerine düşünülmesi ve uygulanabilmesi için elden geldiğince kaynak ayrılması gerektiğini belirterek, yeri geldiğinde yine bahsetmek üzere, şimdilik bu konuya bir virgül koymakta sakınca görmüyorum.

  • Ali Seckin Karayol

    çok güzel ve toparlayıcı bir yazı olmuş, elinize sağlık..

    yukarıda bahsettiğiniz konulardan belki de en önemli olanı, yani “dinlemek” kısmının kalın harflerle yazılması gerektiğini düşünüyorum. özellikle kullanıcı veya daha genel tanımıyla bir insanın hayatını, alışkanlıklarını anlamaya çalışırken, kendi fikir ve düşüncelerinizi, en azından çalışma sürecinin başında (gözlem/görüşme/takip..) bir kenara bırakabilmenin ve kısa/uzun çalışma sürecinde kullanıcılarınızdan veya kitlenizden toplayabildiğiniz en fazla veriyi elde etmenin yararı, etnografik çalışmanın analiz aşamasına gelindiğinde açığa çıkacaktır.

    bunlara istinaden sürecin bu önemli ilk aşamalarına,

    – herhangi bir fikre sahip olmadan başlamak (start without ideas)
    – gözlemlemek (observe)
    – konuşmalarına fırsat vermek (make them talk)
    – kaydetmek (record)
    – dökümante etmek (document)
    – analiz ve sentez (analyze and sythesis)
    – kavram ve çerçeveyi belirlemek (create insight and frameworks)

    şeklinde de bakabiliriz.

    Yukarıda da belirttiğiniz gibi özellikle, gerilla tipi, hızlandırılmış görüşmelerde, görüşme yaptığınız kişinin kendini rahat hissetmesi ve yargılanmadan dinlenildiğini anlaması (ve kendini sorgulanıyormuş 🙂 gibi hissetmemesi için), araştırmacının iyi bir dinleyici olma konusunda kendini geliştirmesi oldukça önemlidir. hayatın her alanında da aynı şey geçerli değil mi zaten… Selamlar

  • Erdem Yıldız

    Teşekkürler Ali Seçkin Karayol , yorumunuz beni çok mutlu etti.

    Dinleme konusuna yaptığınız vurgu özellikle önemli. Dediğiniz gibi iletişim meselesi topluluk hayatının temelinde ve tam da bu yüzden sosyal bilimlerin en çok dokunduğu alanlardan biri. Nİtelikli, yani önyargısız, karşı tarafa üstünlük sağlamaya ya da karşı tarafın fikrini değiştirmeye çalışmadan dinleyebilme pratiği çok değerli bir olgu halini alıyor.

    Ben de yorumunuz karşısında bunun pratiğini yapmış oldum bir anlamda. Yazının okunduğunu, yani bana kulak verildiğimi, söylediklerimin boşlukta yankılanmadığını hissetmek iyi geldi 🙂

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Tasarım Prensipleri #1: Bütünlük, Baskınlık ve Beyaz Alan

Tasarım Prensipleri #1: Bütünlük, Baskınlık ve Beyaz Alan

Gizle