Bilge Narin: “Kadınlar beceremediği için yapamıyor anlayışı hakim… Bu hatalı bir önerme.”

Bilge Narin: “Kadınlar beceremediği için yapamıyor anlayışı hakim… Bu hatalı bir önerme.” bilge-narin

Bize biraz kendinden ve şu an çalıştığın işten/projeden bahsedebilir misin?

Doktora ve yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı’nda tamamladım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Politikası Çalışmaları programında ikinci yüksek lisans eğitimimi ise 2017 yılında bitirdim. 15 Mart 2017 – 15Mart 2018 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Massachusetts Üniversitesi/Amherst’te doktora sonrası araştırmacı olarak bulundum. 2010 yılında Slovenya / Ljubljana Üniversitesi’nde ECREA tarafından düzenlenen doktora yaz okuluna katıldım. 2005-2010 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde İletişim Daire Başkanlığı’nda “Basın ve Tanıtım Uzmanı” unvanıyla görev yaptım. 2010-2012 yılları arasında İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştım ve hala Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde araştırma görevlisi doktor olarak görev yapıyorum. Zihin haritalama ve gazeteciler için programlama dili konularında çeşitli sivil toplum kuruluşları ile ücretsiz atölyeler düzenliyor ve akademik olarak yeni medya, internet gazeteciliği, robot gazetecilik, gazeteciler için programlama dili, veri görselleştirme ve yeni medya etiği alanlarıyla ilgileniyorum.

Peki tüm bu yoğunluk arasında sabah uyandığında ilk yaptığın şey / seni hayata karşı motive eden unsur hangisi?

Yeni bir şeyler öğrenme isteği. Günümü gazetecilik ve teknoloji ile ilgili bir şeyler karıştırmadan, öğrenmeden bitirmemeye çalışıyorum.

Çocukluk yıllarında da teknolojiyle ilgili miydin? Ailen bu duruma nasıl bakıyordu?

Açıkçası benim teknolojiye olan tutkum çok sonradan gelişti. Her zaman iyi bir içerik üreticisi olmayı önemsedim. Benim için iyi bir haber yazmak, öykü yazmak, makale yazmak onu tasarlamaktan daha önemliydi. Akademik yaşama atılınca, özellikle habercilikte içerik kadar onu nasıl sunduğumuzun da önemli olduğunu gördüm. Büyük veri çağında yazdığımız şahane bir içerik, eğer teknolojik yollarla görünür kılınmazsa yok olup gidiyor. İçerik ve sunumun bir bütün olduğunu fark edince de veri görselleştirme, evrensel tasarım ilkeleri, sayısal uçurum gibi konulara yöneldim.

Peki bilgisayarla tanışman ne zaman oldu? Ders için miydi, eğlence için mi?

İlk bilgisayarımı üniversiteye başladığımda almıştım. Kesinlikle ders içindi. Benim kişisel teknoloji hikayem, ekranda bilmedikleri içerik görünce panikleyenler için ilham verici olabilir, keza kod yazmayı 30 yaşından sonra öğrendim.

Akademik yaşamın dışındaki hayatında teknoloji nasıl bir yer kaplıyor?

Teknoloji benim için aynı zamanda ilgi alanı ve hobi. Bir gazetede ilk önce teknoloji haberlerine tıklıyorum. Şimdi ve geçmiş çalışmalarına çok saygı duysam da geleceği hayal etmek ve tasarlamak daha eğlenceli.

Oldukça dolu ve uzun bir akademik kariyeri yolculuğun var. Bu yolu seçerken nasıl bir yol izledin? Önceliklerin, amaçların neydi?

Üniversiteyi fakülte birincisi olarak bitirdim. Benim önceliğim sevdiğim bir alanda okumaktı. Sevdiğiniz bir alanda okuduğunuzda başarı kaçınılmaz olarak sizi buluyor. Amacım medya çalışmalarında farklı yaklaşımları alana katmaktı. Bizim alanımızda çok kısır döngü bir anlayış hakim. Aynı kuramlar, benzer örneklemler… Dünya değişiyor. Gazetecilik değişiyor… Dolayısıyla evrensel tasarım ilkeleri, web erişilebilirliği, sayısal uçurum, robot gazetecilik gibi konuları yeni yol ve yöntemlerle incelemek anlamlı geliyor.

Okuduğun bölüm ile yaptığın iş aynı mı? Aldığın eğitim, yaptığın işe ve ilgilendiğin alanlara bakış açını değiştirdi mi?

Gazetecilik eğitimi aldım ve gazetecilik hocasıyım. Ama beni asıl besleyen eğitimin ODTÜ’de bitirdiğim Bilim ve Teknoloji Politikası Çalışmaları yüksek lisansı olduğunu düşünüyorum. Bilgisayar mühendisliği ile gazeteciliğin yakınsamasını bu sayede fark ettim. Teknoloji kuramlarının dijital gazeteciliğe uyarlanabileceğini gördüm.

Biraz klasik olacak ama, 5 sene sonra nerede olmayı hedefliyorsun?

Elbette akademik kariyerimi sürdürüp profesör olmak. Ama asıl hedefim, akademi ile sektör arasındaki uçurumu kapatacak formüller bulmak. Bu nedenle sivil toplum kuruluşları ile gazeteciler için programlama dili ve veri görselleştirme kurslarında eğitmen olarak yer alıyorum. Ders programımıza yeni ve güncel derslerin eklenmesi için çalışıyorum. Mevcut çalışma pratiklerini asla küçümsemiyor, çok değerli buluyorum ama hedefim gazetecilik özelinde sosyal bilimleri açmak.

Akademi dünyası özelinde, bilişime dokunan alanlarda erkek egemen bir anlayış olduğu fikrine katılıyor musun? Bunu destekleyecek veya çürütecek şeyler yaşadın mı?

Web tasarımı ve yeni yeni müfredatlara eklediğimiz “Gazeteciler için Programlama Dili” ve “Veri Gazeteciliği” gibi dersler genellikle erkek akademisyenlerin işi olarak görülüyor. Bu nedenle kadın gazeteciler, kadın öğrenciler için teknoloji programlarını çok anlamlı buluyorum. Sınıfta da gözlemim teknolojiye sahiplikteki farklar. İyi bir bilgisayar erkek çocuğa alınırken, kadın öğrenciler eskilerle idare ediyor. Yine kadın olarak hocalarınızı takip eden iyi bir eğitmen olmanız bekleniyor. Araştırma ve yenilik fikirleri ise erkek akademisyenlerin işi. Bu durumu değiştirmek için uğraşıyorum. Çalıştığım kurum özelinde şanslıyım. Önerdiğim dersler, dünyadaki örnekler ile desteklemem şartıyla hep kabul edildi. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi olarak gazeteciler için programlama dili dersini ekledik mesela programımıza. Bu yıl öğrenci alacağız bu ders için. Ama genel olarak teknolojiyi hep erkek getirir, kadın ise pasif tüketicidir anlayışı hakim. Bu durumu düzeltmek ve teknoloji üreticisi, teknoloji alanında söz sahibi kadın gazeteciler yetiştirmek için çabalamalıyız.

Sırf kadın olduğun için yapamayacağın varsayılan bir işle/görevle karşılaştın mı? Evetse bu seni nasıl hissettirdi ve sürecin sonunda ne oldu?

Ben şanslı azınlıktayım. Teknoloji korkumu yenmek, teknoloji ile üretime geçebileceğimi görmek adına önümü tıkayan bir deneyim yaşamadım. Ancak öğrencilerime baktığımda, web tasarımı ve programlama gibi dersleri erkek öğrencilere bırakma eğilimi var. “Kadınlar sadece haber içeriği üretir, onu görünür kılmak, farklı ve dijital anlatı türleri ile parlatmak erkeklerin işidir.” anlayışı hakim. Kaç teknoloji habercisi kadın var mesela? Çok çok az.

Sence Türkiye’de bilişim sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği var mı?

Kesinlikle yok. Daha önceki soruda söylediğim gibi. Teknoloji habercisi, sayfa tasarımcısı ve programcı çok az kadın gazeteci var. Teknoloji erkeklerin işi.

Sence erkekler Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliğinin çözümünde bir rol oynamalı mı?

Araştırma geliştirme merkezleri, dijital oyun tasarımı alanlarında kadınlar için istihdamı bırakın, tuvalet bile yok. Kadın kontenjanları ve pozitif ayrımcılık bu bağlamda şart. “Kadınlar beceremediği için yapamıyor.” anlayışı hakim. Bu hatalı bir önerme. Kadınlar çoğu kez ev işleri, anneye yardımdan sonra kalan zamanlarında teknoloji ile haşır neşir olabiliyor. Erkeklerden arta kalan zamanlarda…

Peki bu içgörüler ışığında, sırf kadın olduğun için yorumunun/fikrinin dinlenmediğini hissettiğin oldu mu?

Böyle bir durumla karşılaşmadığım için şanslı azınlıktayım.

Mesleğinle ilgili, ulusal ya da uluslararası ve sadece kadın üyelere açık meslek örgütleri var mı? Herhangi birine üye misin?

R Ladies Istanbul‘a üyeyim. Kız Code ile de ortak projede yer almayı hedefliyoruz. Elbette faydasını görüyorum. Kadın dayanışması çok çarpıcı.

Bilişim sektörünün kadınlara yönelik daha kapsayıcı olması için neler yapılması gerek sence?

  1. Teknolojiye sahiplikte eşitlik sağlanmalı.
  2. Teknoloji ile geçirilen süre için eşitlik sağlanmalı.
  3. Çalışan sayısında eşitliğe yönelinmeli.
  4. Kadınları teknolojiden korkmamaları için teşvik edecek organizasyonlar ve etkinlikler artmalı.

Bilişim alanında kariyer hedefleyen genç kadınlara ilk önereceğin şey ne olurdu?

Teknolojiden korkmamaları. Kurcalamaktan, bozmaktan çekinmemeleri. Merak ve ilgilerini hiç yitirmemeleri.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine… markalarin-tuketici-ile-iliski-kurma-yontemleri

Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine…

Gizle
SENİN İÇİN ÖNERİYORUZ
RealtimeBoard: Yeni nesil yazı tahtası

RealtimeBoard: Yeni nesil yazı tahtası

Gizle