Alkan Dalkılıç

Alkan Dalkılıç

Editor @SHERPA Blog

1983 yılında, güzel ve güneşli bir bahar sabahın köründe İstanbul'da doğdu. O günden bu yana da güneşin peşinde koşuyor. Üniversiteye kadar 5 şehir, 5 hayat, 5 bölge değiştirdi, gittiği yerin iklimine ayak uydurdu. Akdeniz'deyken sudan çıkmadı, Doğu Anadolu'da kardan adamlarla konuştu, Trakya'da muhabbetin dibine vurdu.

2001 yılında, lise boyunca hayalini kurduğu bölüm ve üniversiteyi kazanarak İstanbul'a geldi. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Edebiyat okudu, okudu, okudu. Üniversitenin ikinci yılında hayranı olduğu felsefe profesörünün "Üniversite lise gibi okunmaz, en az çift dikiş gideceksin ki hem hayata hem de eğitimine dair her şeyi sindirebilesin" sözünden çok etkilendi. Okulu bitirmesi 10 senesini aldı.

Öğrenciyken yayıncılık ve reklam sektörlerine merak saldı. Editörlük, çevirmenlik, reklam yazarlığı yaptı. Hepsinden çok iyi arkadaşlıklar ve tecrübelerle ayrıldı ve 2011'de tekrar güneşin peşine düştü, bir tatil kasabasının küçük bir koyuna yerleşti. Bir sene geçti, biraz sıkıldı, geri döndü. Bu kez "sektör dijitale kayıyor" dediler, Internet ve girişimcilik konularına kafa yordu.

Sayısını net hatırlayamadığı kadar fazla startup için metin yazarlığı yaptı, sosyal medya hesapları yönetti, ekip kurdu, reklam üretti, içerik pazarladı... Bir yandan da kendi girişimine hayat verdi, gece kulüpleri ve barlar için sosyal ve dijital bir müzik kutusu uygulamasını hayata geçirdi. Sonra da kapattı.

Hoşuna gitmedi, 2014'te tekrar güneşin peşine, Akdeniz'e gitti. Bu kez 4 sene kadar kaldı. 3. senesinde emekliliğine daha vakti olduğunu ve kendi alanında üretmeye devam etmek istediğini fark etti. Bunun için de "goca şehir"de olması gerektiğini anladı ve tekrar İstanbul'a döndü.

Buraya kadar okuyanların da anlamış olabileceği üzere pek sabit bir insan değil. Bunu, memur bir aileden geldiği için sürekli taşınarak geçen çocukluğuna bağlıyor. Kendini bildikten sonra taşrada geçen toplam 5 sene, İstanbul'a bakışını değiştirdi. Şimdi daha çok bisiklet, dağ, orman, akarsu peşinde koşuyor, kuşları izliyor, parçalı bulutlu havalarda gün batımını kaçırmıyor. Tüm bunları yaparken de sürekli müzik dinliyor ve okuyor.