Enis Hulli ile girişimcilik ekosistemini canlandırmak üzerine

Enis Hulli ile girişimcilik ekosistemini canlandırmak üzerine

Tam olarak iki yıl önce*, Startup Bootcamp İstanbul’un ilk hızlandırma programı tamamlandı. Tanıtım günü oldukça başarılıydı ve sahnede Ersin Pamuksözer’le dans ederken çok eğlenmiştim. Bu etkinlik, birçok açıdan Türkiye’de bir ilkti ve ben de bu maceranın bir parçası olduğum için çok ama çok mutluydum. Etkinliğe, İstanbul Startup Angels’ı kuran Gülsüm Çıracı ile düzenli olarak yatırımları üzerine tartışan, sakallı bir genç adam da uğramıştı. Akıcı İngilizce konuşan biriyle tanışmak benim gibi bir yabancıya her zaman keyif verir. Sohbet etmeye başladık. Isıtma ve Soğutma Sistemleri üzerine çalışan bir mühendis olduğunu, İstanbul’da kendi ofisini kurduğunu ve kendisi için çalışan bir takımı olduğunu öğrendim. Hemen arkadaş olduk ve girişimler hakkında onu delirtmiştim (kendisi Türkiye’deki durumu zaten anlamaya başlamış olmasına rağmen).

Enis Hulli, kurumsal şirketlerde ifade edildiği şekliyle, tam bir “yüksek potansiyel”. Girişimcilik dünyasını ve onun çevresindeki tüm bağlamı, önemli olandan tam bir deli saçması olana değin, kavrama hızı benim için oldukça şaşırtıcıydı. Bir yandan mümkün olan tüm bilgiyi edinirken, diğer yandan çok hızlı bir şekilde kendi değer setini geliştirdi. Ev ödevi onun için hobiydi. Yaklaşık bir yıl önce, bizimle aynı anda 500Startups’a tanıtıldı. 500Startups’ın kurucularından Dave McClure’un Ekim 2015’te İstanbul’da bir Startup İstanbul etkinliğinin start alacağını duyurduğunu hatırlıyorum. O zamanki tepkim oldukça basitti: Bir Marshall planına ihtiyacımız yok (çünkü bir startup ekosistemimiz olmadığı gibi burada para da yoktu).

Şu anda Türkiye'deki Yatırımcılarla Röportajlar serisinin 1. içeriğini okuyorsun.

Serideki diğer 9 içeriğe göz atmayı unutma!

1. Enis Hulli ile girişimcilik ekosistemini canlandırmak üzerine
2. Dilek Dayınlarlı ile Türk girişimlerini küreselleştirmek üzerine
3. Bora Yılmaz: “Kaybedecek zaman yok”

Bugün* 500Startups İstanbul, henüz birkaç haftadır çalışan bir ilk aşama (early stage) risk sermayesi (VC – Venture Capital). Şaşırtıcı bir şekilde, darbe girişiminden hemen sonraki günlerde, yatırımcılar tarafından yeterli oranda para banka hesabına yatırıldı. Yatırıma hazır 15-20 milyon dolarlık bir fon ile takım; Rina Onur ve Enis Hulli; benim ifademle, meydanı sarsmaya hazır. Çoğunuz Rina’yı, oldukça başarılı iki girişim, Peak Games ve Hemenkiralik‘ın kurucu ortağı olarak tanıyorsunuz.

Çeşme, hele ki İzmirli iseniz, 500Startups’ın bugüne kadar Türkiye’de aldığı yol hakkında sohbet etmek için çok iyi bir yer. Öncelikle, değerli zamanımızı iyi kullanmak için ana meseleyi konuştuk: Türkiye’de girişimcilik nerede? Startup’lar için gözde şehirler Ankara, İzmir ve tabii ki yaklaşık 20 milyon insanın yaşadığı İstanbul. Ancak bu büyük rakamlara rağmen, yatırımların çoğu hâlâ San Francisco’da. Yatırım yapılabilir projelere ya da bunun eksikliğine değinen Enis’in görüşü, başlıcaları “öngörü” ve “öğrenme” olan bazı kilit nitelikleri ıskaladığımız yönünde. Ayrıca dil de bunun bir parçası, daha doğrusu eksikliği ki bu Silikon Vadisi’nin anladığı tek dil. İngilizce. Türk girişimciler kendi ülkelerinin dışına bakmak konusunda eksikler, İngilizceyi iyi bilmiyorlar ve büyük iç pazarda kolaylıkla köşeye sıkışıyorlar. Girişimler aşağı yukarı ölçeklenebiliyor fakat dünyanın geri kalanıyla çok az bağımız olduğu için Silikon Vadisi, Londra ya da Berlin ekosistemleri ile eşzamanlı değiliz.

Bu bize oldukça önemli bir başka nitelik sorununu işaret ediyor: Ev ödevi. Genç yaştaki girişimciler oldukça kolay bir şekilde, gerekli kontrolleri yapmadıkları halde, epey parlak bir fikirleri olduğunu düşünüyorlar. Bu sorunlar yeni değil; bu nedenle, çok az sayıda ölçeklenebilir girişim ve oldukça istikrarsız bir siyasi atmosferde 500Startups’ın neden Türkiye’ye gelmek istediğini merak ediyorum. Enis’e göre, Türkiye’de potansiyel var ancak; bir fon olarak yalnızca Türkiye’deki girişimlerle sınırlı değiller. 500Startups İstanbul, Türk diasporasına ve Türkiye’de dikkate değer operasyonları olan şirketlere ciddi yatırımlar yapıyor. Bu, iyi düşünülmüş bir portföy yaratmak için gerekli esnekliği sağlıyor. Sonuç olarak Rina ve Enis, birilerinin Kolektif House’taki ofise gelmesini beklemektense, proaktif davranıp yatırım fırsatları bulmak için dışarı çıkıyorlar. Enis’i bilgi avcısı olarak tanıyorum fakat o, yatırım fırsatları bulma konusunda da aynı şeyi yapıyor.

Yönlendirmeler de önemli bir araçtır. Riskleri dağıtmak ve daha fazla fırsatın parçası olmak için 500Startups, ortak yatırımcı olarak da pek çok yatırım yapıyor. İlginç olan şu ki, müzakereleri daha kolay ve şeffaf hale getiren, kısa ve kapsamlı bir standart Hissedar Anlaşması ( SHA – Share Holder Agreement) oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye’de, Birleşik Devletler’de olduğu gibi, hisse senedi opsiyonu, hakediş, tasfiye tercihi vb. bir araç setine (toolset) sahip değiliz. 500Startups İstanbul’un takımlara olan güveninin tam olduğunu görmek hayli ilginç. Gerektiğinde proaktif olarak tepki verebilmek için en önemli şey, açık ve şeffaf bir iletişim. Seçim sürecinde odaklanılan şey; ekibin profesyonel yaklaşımı, belirli alanlardaki uzmanlıkları veya ilgili deneyimleri. Diğer yandan, startup kurucularının ortalama yaşı Amerika Birleşik Devletleri’nde, aynı zamanda Berlin’de de, 30’un oldukça üzerinde ve hemen hemen tüm takımlar uluslararası bir karmaya sahip ki bu Türkiye’de görmediğimiz bir şey.

Türkiye’de bir fon oluşturmak için gereken yatırımcıları bir araya toplamanın kolay olup olmadığı sorusunun cevabı oldukça net bir hayır oldu. Türkiye’de, envai sonuçlarla aktif olarak faaliyet gösteren sadece birkaç VC var ve yatırımcıların neredeyse tamamı ağırlıklı olarak, girişimlere değil, gayrimenkule ve üretime odaklanmış haldeler. Bu, benim 20 sene önceki Belçika’dan hatırladığım bir durum. Bugün buna tanık olmak beni delirtiyor ki o yıllarda internet yoktu ve yurt dışında ne olup bittiğini anlamak dergilere ve konferanslara bağlıydı. Rina, 2016 yılının ortasında onlara katıldıktan sonra ilk sonucu almaları 4 ay sürmüş. Kuşkusuz, oldukça muhafazakar ve riskten kaçınan bir ortamda bu büyük bir başarı. Fon kullanılabilir olduktan sonra hiç vakit kaybedilmeden ilk yatırımlar yapılmış. Bugüne kadar; Carbon Health, Skyfunnel, MovieLaLa, Mall IQ, Plum, PVGNA ve Massive Bio yatırım almış. Devamı da gelecek.

Sadece bir küçük sorun var, kısa liste gerçekten de kısa çünkü yatırım yapılabilir proje sayısı oldukça az ve kalite eksik. 500Startups İstanbul yine de onları takip etmeye devam edecek ancak; bu coğrafyada yalnızca proaktif bir yaklaşımın başarıyla sonuçlanabileceği de oldukça açık.

Enis, neyi başarı olarak kabul ettiği sorusuna, soruyu iki cevaba bölerek yanıt verdi. İş yönetimi bakış açısıyla, 500Startups İstanbul’un yatırımcılar için olumlu sonuçlar doğurarak başarılı olmasını istiyor; böylece hem yatırım oranını hem de yatırım sayısını artırmak amacıyla yeni — daha büyük — fonlar oluşturulabilir. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi bilinen bir yüksek potansiyele sahip ancak; daha global bir yaklaşıma nazaran çarpıcılık, profesyonellik ve hacimden yoksun. 500Startups İstanbul, uluslararası bir organizasyon ve yaklaşımla desteklenen gerçek bir başarıya öncülük edebilir. Enis, kişisel olarak Türkiye’deki startup ekosisteminin kalitesini artırmaya aktif olarak yardımcı olmak istiyor. O, oldukça ulaşılabilir ve elinden geldiğince yardım etmeye hazır. Meslektaşı Rina’nın, performansıyla her açıdan kendisine üstün geldiğini itiraf etmiş olmasına rağmen, Enis’in tamamen işine odaklandığını bildiğim için kendisine tipik “Ne zaman evleniyorsun?” sorusunu sormadım. Komik olan şu ki Rina, uluslararası bir konferansta sahnede gördüğüm — yıllar önce Dublin’deki WebSummit’te — Türkiye’den ilk kişiydi.

Türkiye, dinamik bir bölgede yer alan güçlü bir ülke. Burada asla sıkıcı bir an olmadığı gibi her zaman harika bir hava ve meşhur Akdeniz mutfağı ile beslenen harika bir doğa var. Herhangi bir startup için kilit olan şey “takım”. 500Startups İstanbul’un bir takımı var. İnşallah my friends.

*Bu röportajın İngilizce orijinali 26 Eylül 2016’da yayınlanmıştır.

%20 indirim fırsatı! Girişimciye Dönüş, SHERPA Blog okurlarına %20 indirimli! 2 ay sürecek online girişimcilik eğitimleriye problemi gözlemekten fikir bulmaya, müşteriyi doğrulamaktan yatırımcı sunumuna kadar tüm girişimcilik adımlarını video ve araçlarla adım adım öğren. İndirim kodunu almak için giriş yap ya da kayit ol.

-Ana görsel: www.redbull.com

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Hava durumundan çok daha fazlası: İlham veren 7 yaratıcı arayüz weather-app-designs

Hava durumundan çok daha fazlası: İlham veren 7 yaratıcı arayüz

Gizle
KEŞFETMEYE DEVAM ET
“Custom Channel Groupings” neden önemlidir?

“Custom Channel Groupings” neden önemlidir?

Gizle