Yazılım geliştiricilerin erişilebilirlik konusundaki bilgi seviyeleri

Yazılım geliştiricilerin erişilebilirlik konusundaki bilgi seviyeleri

Yazılım dünyasının “geliştirici” ihtiyacını büyük oranda bilgisayar mühendisliği bölümü mezunları karşılıyor. Peki, yazılım geliştiricileri erişilebilirlik konusunda ne kadar bilgi sahibi? Bu sorunun cevabı, tek başına belirleyici olmasa bile, son kullanıcı olarak karşımıza çıkan uygulamaların ne kadar erişilebilir olduğu ile de bağlantılı olacak.

Türkiye’de Bilgisayar Mühendisliği adı ile lisans eğitimi verilmeye başlanması 1970’li yılların sonlarına dayanıyor. ÖSYM verilerine göre 2015 yılı itibari ile 100’ün üzerinde üniversitede bilgisayar mühendisliği alanında lisans eğitimi verilmekte. Son yıllarda insan bilgisayar etkileşimi alanına yönelik ders içerikleri Bilgisayar Mühendisliği Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerinde görünmeye başlanmasına rağmen, erişilebilirliğe yönelik başlı başına herhangi bir ders henüz müfredata eklenebilmiş değil.

Bugün artık bildiğimiz bir şey var ki, o da; yazılım geliştirme yaşam döngüsü içerisinde erişilebilirlik aktivitelerinin projenin en başından itibaren dikkate alınarak uygulanması gereği. Ancak, her ne kadar engelli insanlar geliştirilen uygulamalar için önemli bir pazar payına sahip olsalar da (Türkiye’de nüfusun yaklaşık %12’sinin engelli insanlardan oluştuğu unutulmamalı), günümüzde pek çok uygulama maalesef halen daha erişilebilir özelliklere sahip olamıyor.

Peki nedir erişilebilirlik? Bunun için aşağıdaki kabul görmüş tanımları bilmekte fayda var;

  • Web erişilebilirliği en temel anlamda engelli insanların webi kullanabilmesidir. Web erişilebilirliği engelli insanların webi kullanabilmeleri için webi algılayabilmeleri, anlayabilmeleri, gezinim yapabilmeleri ve etkileşim kurabilmeleridir. (Web Erişilebilirlik Girişimi (WAI))
  • Bir ürünün, hizmetin, ortamın veya yerin, en geniş anlamda farklı yetkinliklere sahip insanlar tarafından kullanılabilmesidir. (ISO 9241-171: 2008 İnsan Sistem Etkileşiminin Ergonomisi)

Bu araştırmanın temel amacı da, bilgisayar mühendisliği bölümlerinden mezun yazılım geliştiricilerin erişilebilirlik konusundaki bilgi seviyelerini belirlemek ve buna yönelik çıkarımlarda bulunmak.

Yöntem neydi?

Araştırmada kamu ve özel sektör tecrübesi olan 59 yazılım geliştirici yer aldı. Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu ve yaşları 23-45 arasında değişen katılımcıların 14’ü kadın, 45’i erkekti. Katılımcıların yarısına yakını (n=27) lisans mezunu, geri kalanı ise yüksek lisans (n=31) ve doktora (n=1) mezunuydu. Çalıştığı organizasyonlarda yazılım geliştirici olarak görev yapan katılımcıların büyük bölümü (n=40) 1-5 yıl arası iş tecrübesine sahip olduğunu belirtirken, geri kalanlar (n=19) 6 yıldan daha uzun süre iş tecrübesi olduğunu ifade etti.

Araştırmada, demografik bilgilerine yönelik soruların yanında katılımcılara tek bir soru soruldu: “Sizce erişilebilirlik ne demektir?”. Bu soruya verdikleri açık uçlu cevaplara göre, içerik analizi yöntemi ile bulgular ortaya konulmaya çalışıldı.

Sonuç ne çıktı?

Hemen söyleyelim; sonuçlar hiç de iç açıcı değil maalesef. Araştırmada yer alan yazılım geliştiricilerin yarısına yakını (%48) erişilebilirliği yanlış tanımladı, alakasız konulara değinerek erişilebilirliği anlatmaya çalıştı ve bu dünyadan bihaber olduğunu gösterdi.

Yazılım geliştiricilerin %27’si erişilebilirlik konusunda herhangi bir bilgisinin olmadığını belirterek soruya cevap veremedi.

Sadece %25’lik bir katılımcı grubu erişilebilirlik kavramına yönelik yakın tanımlar verebildi.

Data

Yanlış tanımda bulunan yazılım geliştiricileri, genel olarak erişilebilirliğin, geliştirilen uygulamaların kullanıcının ihtiyaç duyduğu her an çalışır işlevsellikte olması anlamına geldiğini ifade ettiler. Örneğin bir katılımcı “Sistemin ayakta kalma derecesidir” şeklinde tanımda bulunurken, başka bir katılımcı “Yazılımın ayakta olduğu (çökmediği) zamanlardır.” olarak tanımladı.

Erişilebilirliği doğru tanımlayan yazılım geliştiricileri ise engelli kullanıcıların uygulamaları kullanabilmelerine yönelik açıklamalarda bulundular. Geliştirilen uygulamaların farklı kullanıcı grupları tarafından etkili ve verimli olacak şekilde kullanılması olarak ifade ettiler. Örneğin bir katılımcı “Engellilerin de sistemi kolay bir şekilde kullanabilmesidir” derken, başka bir katılımcı “Dezavantajlı grupların geliştirilen sistemi rahatlıkla kullanabilmelerini sağlamaktır” şeklinde tanım yaptı.

Özetleyelim mi?

Yazılım projelerinde erişilebilirliğe yönelik çalışmaların ve bu çalışmalara ayrılan kaynakların son yıllarda arttığını biliyoruz. Ancak projelerin bel kemiğini oluşturan yazılım geliştiricilerin bu konuda yeterli bilgi düzeyine sahip olmadıkları, hatta eksik ya da hatalı bilgilere sahip oldukları görülüyor. Bu araştırma sonuçları her ne kadar genelleme yapmak için yeterli olmasa da, mevcut durum hakkında az çok bilgi vermesi açısından değerli.

Günümüzde artık yazılım geliştiricileri kendi başlarına birer erişilebilirlik uzmanı olarak çalışmasalar bile, erişilebilirlik hakkında bilgi sahibi olmak zorundalar. Buna karşın, gerek ulusal gerekse de uluslararası ölçekte yapılan çalışmalar, geliştiricilerin erişilebilir uygulamalar ortaya koymalarının önündeki en büyük engellerden birisini, kendilerinin bu konudaki yetkinliklerini arttıracak herhangi bir eğitim almamış olmaları olarak görüyor.

Yazılım geliştiricilerin, çağın gereksinimlerine ayak uydurabilmeleri, güncel konulardan haberdar olabilmeleri, sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri ve daha yetkin bir şekilde mezun olabilmeleri açısından, erişilebilirlik alanında hem teorik hem de pratik içeriklerin yer aldığı derslere büyük ihtiyaç bulunuyor.

Erişilebilirliğe yönelik bilgi ve farkındalık eksikliğinin, geliştiricilerin erişilebilirlik çalışmalarına ön yargı ile yaklaşmalarına, bu alanda yapılan çalışmaları benimsememelerine ve direnç göstermelerine neden olabileceği unutulmamalı.

Unutulmaması gereken bir diğer konu ise, erişilebilirliğin günümüzde artık bir sosyal sorumluluk değil, temel bir insan hakkı ve uygulamaların sahip olması gereken en temel niteliklerden birisi olduğu. Bu bağlamda, yapılacak yasal düzenlemeler ile yakın zamanda kanuni bir zorunluluk haline gelmesi hiç de şaşırtıcı olmayacak.

Ayrıca, erişilebilir uygulamalar geliştirerek daha fazla kullanıcıyı hedef kitleniz haline getirebileceğinizi ve sonucunda ticari bir kazanç potansiyeli sağlayabileceğinizi de düşünmenizi tavsiye ederim.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol
SENİN İÇİN ÖNERİYORUZ
Müşteri bağlılığında ‘kullanıcı deneyimi’ etkisi

Müşteri bağlılığında ‘kullanıcı deneyimi’ etkisi

Gizle