Butonun büyüklüğü ve konumu her şeyi değiştirebilir

Kullanıcı arabirimleri tasarlarken tek kaygımız estetik değil; arabirimde kullandığımız görsel öğelerin, özellikle etkileşimli öğelerin boyutları, kullanıcının bizim onun için hazırladığımız senaryoya ne kadar bağlı kalabildiğini belirliyor. Kullanıcıların zihinlerinde gerçekleşen karar verme ve eyleme geçme sorgularının mikrosaniyeler kadar kısa olduğunu düşünürsek, kullanıcıların düşünerek sergilediği davranışlara ek olarak, sezgisel davranışları da büyük önem taşıyor.

Kolay bir deneyim tasarlamayı hedefleyen bir tasarımcı için etkileşimli elementlerin boyutları kadar ekrandaki konumları da önemli. Bunu sezgisel olarak sağlıyor olabiliriz ama kullanıcı deneyimi tasarımı çoğu zaman bilimsel bir yaklaşım gerektiriyor.

Bu yazıda, etkileşimli öğelerin büyüklüklerinin ve konumlarının, kolay bir etkileşim sunmasının ardında yatan bilimsel formülü inceliyoruz.

Eğer yaşantınızın bir bölümünde bir reklam ajansında çalıştıysanız ya da bir reklam materyali tasarladıysanız, müşterinizden gelen “Logoyu biraz büyütelim” talebiyle ve yaptığınız güncellemenin hiçbir zaman yeterli bulunmaması gerçeğiyle sıkça karşılaşmış olmalısınız. Öyleyse şu videoyu hatırlayacağınıza eminim:

Kullanıcı deneyimi tasarımı söz konusu olduğunda işi şakaya vurmak yerine ciddiye almak önemli; özellikle, tasarladığınız arabirimde yapacağınız en küçük değişiklik bile müşterinize para kazandırıyor ya da kaybettiriyorsa.

Peki, ünlü araştırmacı Paul Fitts bu problemi nasıl ele almış ve nasıl formülleştirmiş?

Fitts Kanunu nedir?

Paul Fitts, problemi şöyle özetliyor:

Yakın ve büyük hedefleri vurmak, uzak ve küçük hedefleri vurmaktan daha kolaydır.

Bu söylem çok sıradan ve basit gözükse de, bize – yüksek ihtimalle çoğu zaman atladığımız – bir başka parametre hakkında ipucu veriyor: Uzaklık. Büyüklük değişkeni kolaylık sağlarken, uzaklık değişkeni ise kolaylığa ek olarak, kullanım hızına da odaklanmamızı öneriyor.

Matematik bilgisi yüksek seviyede olanlar için Fitts’in formülünü de paylaşalım:

Fitts kanunu

Eğer buraya kadar paylaştıklarım size biraz karışık geldiyse, şu video konuyu sizin için daha anlaşılır hale getirebilir:

Fitts Kanunu pratikte ne vaat ediyor?

Gelin, birkaç soruyla bunu beraber sorgulayalım:

  • Diyelim ki bir tasarladığınız arabirimde, 32 piksele 32 piksel boyunda 16 adet ikondan oluşan bir menü var ve menü öğeleri 2 satır ve 8 sütundan oluşacak bir düzende dizilmiş. Kullanıcıların bu ikonlara ulaşmak için harcadıkları zamanı, ikonların boyutlarını değiştirmemek şartıyla nasıl optimize edersiniz?
  • Hiyerarşik menülerde ilk seviyedeki menüden ikinci seviyedeki menüye gitmek neden zordur?
  • Windows işletim sistemlerindeki Görev Çubuğu ekranın üst, alt ya da yan bölümlerine yerleştirilebiliyor ve bu öğenin otomatik olarak gizlenmesini sağlayabiliyoruz. Windows Görev Çubuğu sizce neden bir verimlilik skandalı?

Fitts Kanunu, bu soruların tümünün yanıtlarında gizli. Peki bu ilke sizce başka hangi arabirimlerde var ve kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırıyor?

Adobe Creative Cloud aboneliklerinde öğrencilere ve öğretmenlere özel %60 indirim fırsatlarını kaçırmayın.

Aklınıza gelenleri yorum yazarak bizimle paylaşabilir ve katkıda bulunabilirsiniz.

 

Bugün 0 makale daha okuyabilirsin. Sınırsız okumaya devam etmek için
Ücretsiz Kaydol

Bu içerik SHERPA Blog okurlarına özel.

Devamı ve daha fazlası için sadece okur girişi yapman yeterli.

Kullanıcı deneyimi (UX), tasarım ve teknoloji alanında bilgini pekiştir.

Kullanım koşullarını okudum ve kabul ediyorum.
Neden kaydolmalıyım?