Makaleler

Arayüz tasarımında renk körü kullanıcıları dikkate alıyor muyuz?

Bazı renklerin algılanmasında yaşanan sorunlar için kullanılan biyolojik bir duruma işaret eden renk körlüğü dikkate değer ölçüde yaygın olmasına rağmen arayüz tasarımında renk körü kullanıcıları ne derece dikkate alıyoruz?

Yavuz İnal
Yavuz İnal 06 Kasım 2017

X kromozomundaki bir mutasyon nedeniyle oluşan renk körlüğü, bu sorunu yaşayan insanların çevresindeki nesneleri, diğer insanlar ile aynı netlikte ve özellikte görse bile bazı renkleri ayırt edememesi durumudur. Dolayısıyla renk körlüğü, bazı renklerin algılanmasında yaşanan sorunlar için kullanılan biyolojik bir duruma işaret etmektedir. Peki, arayüz tasarımında renk körü kullanıcıları dikkate alıyor muyuz ya da ne derece dikkate alıyoruz?

Renk körlüğünün pek çok çeşidi bulunmakla beraber, renk körü insanların sorun yaşadığı 3 temel rengin kırmızı (protanopia), yeşil (deuteranopia) ve mavi (tritanerope) olduğu biliniyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, yaklaşık her 12 erkekten ve her 200 kadından birinde renk körlüğü var. Buna rağmen, renk körlüğü arayüz tasarımında en fazla ihmal edilen konuların başında geliyor diyebiliriz.

Konunun biyolojik boyutlarına daha fazla girmeden, arayüz tasarımında renk körlüğü sorunu yaşayan kullanıcılar için ne tür çözümler üretmemiz gerekir sorusuna cevap bulmaya çalışalım.

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç. Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.
E-posta ile kaydol ya da giriş yap.