Bir ürün tasarımıyla sosyal iletişim deneyimini iyileştirmek

Bir ürün tasarımıyla sosyal iletişim deneyimini iyileştirmek

Bir kullanıcı deneyimi tasarlamak ya da mevcut bir kullanıcı deneyimini iyileştirmek sadece görsel arabirimler için değil, fiziksel ve sosyal arabirimler için de mümkün. “Kullanıcı arabirimi” kavramı bize çoğu kez bir web sitesini ya da bir mobil uygulamayı; başka bir deyişle ekranlar içerisinde görüntülenen arabirimleri hatırlatıyor olsa da, daha geniş bir perspektiften baktığımızda bir kullanıcının yaşamsal deneyiminde yer alan her tür aracı katman bir kullanıcı arabirimi olarak tanımlanabilir.

Bu yazımda, Washington Üniversitesi’nden Thomas Pryor ve Navid Azodi’den, ve işitme ve konuşma engelli kullanıcıların hayatlarını iyileştirmek amacıyla tasarladıkları ve geliştirdikleri SignAloud adlı akıllı eldivenden söz ederek; kullanıcı arabirimi ve kullanıcı deneyimi tasarımının ticaret dışında başka hangi alanlarda fayda sağlayacağından söz etmek istedim.

SignAloud’u yakından tanıyalım

SignAloud akıllı eldiven
Fotoğraf: SignAloud, üzerindeki sensörlerle Amerikan İşaret Dili el hareketlerini algılıyor. (Huffington Post)

Thomas Pryor ve Navid Azodi, Washington Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi ve Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümünde okuyan iki öğrenci. Okulun yurdunda kaldıkları dönemde tanışan ve birbirlerinin icat etme ve problemlere çözüm bulma konusunda sahip oldukları tutkuyu keşfederek tanışan ikili, tasarladıkları ve SignAloud adını verdikleri akıllı eldivenlerle 10 bin dolar değerindeki Lemelson MIT Öğrenci Ödülü’nü kazanmanın yanı sıra, işitme ve konuşma engelli bireylerin sosyal deneyimlerini iyileştirmeyi amaçlayan benzer ürünlerden çok daha verimli bir ürün tasarlamayı da başarmış.

Kullanıcısının el hareketlerini algılayarak Amerikan İşaret Dili’ni tercüme eden ve sese dönüştüren prototiplerini Washington Üniversite’sinde yer alan ve öğrencilerin beraber düşünmesi, üretmesi ve icatlar geliştirmesi amacıyla kurulan CoMotion Maker Space’de şekillendiren ikiliden Thomas Pryor, SignAloud’u şöyle tarif ediyor:

Şu ana kadar işaret dilini tercüme etmek amacıyla geliştirilen cihazlar günlük kullanım için yeterince pratik değil. Bazıları video girişini kullanarak video tanıma yapıyor, bazıları ise kullanıcısının kolunun tamamını ya da vücudunun bir bölümünü kaplıyor.

Tasarladığımız ürün hafif, az yer kaplıyor ve sadece eli kaplıyor. Üstelik günlük hayatta kullanım için kontakt lensler ve işitme cihazları kadar ergonomik.

Navid Azodi ise, bu ürünü tasarlamaktaki amaçlarını açıklayarak şöyle devam ediyor:

Bu eldivenleri tasarlarken amacımız, Amerikan İşaret Dili’ni bilen kişilerle dünyanın geri kalanındaki insanlar arasında kolay kullanılabilir bir köprü kurmaktı. Fikir, problem çözmeye ve icat etmeye olan ortak ilgimiz sayesinde ortaya çıktı ve bu fikri, iletişimin temel bir insan hakkı olduğuna olan inancımızla, daha geniş bir kitle için erişilebilir hale getirmek istedik.

SignAloud, kullanıcıları için nasıl bir deneyim sunuyor?

Ürünün tasarımının temelinde yer alan görüş, kalıcı ya da geçici olarak işitme ve konuşma engeli bulunan kullanıcıların, mevcut davranışlarını ve alışkanlıklarını değiştirmeye gerek duymadan diğer insanlarla kolayca iletişim kurabilmeleri; ve bu sayede global komünitenin içinde yer alabilmeleri.

Şu anda prototip aşamasında olan SignAloud, içinde yer alan sensörler sayesinde kullanıcısının elinde ve bileğinde gerçekleşen değişiklikleri; elin pozisyonunu ve elin hareketlerini algılıyor. Daha sonra bu verileri işlenebilmesi amacıyla Bluetooth üzerinden bilgisayara gönderiyor. Bu verileri tanıyan ve algılayan bilgisayar, bu işareti öncelikle ilgili sözcükle ilişkilendiriyor, sonrasında ise bu sözcüğü metinden konuşmaya çevirerek sese dönüştürüyor.

Cihazın, dünya çapında 70 milyon civarında olduğu kabul edilen işitme ve konuşma engelli bireyleri global komünitenin tümüyle birleştireceğini, sosyal iletişimden iş ve kariyere kadar birçok engeli ortadan kaldıracağına inanan Pryor ve Azodi’nin ürünü şu videoda detaylıca anlatılıyor:

Kullanıcı deneyimi, hayatın ta kendisi

Kullanıcı deneyimi tasarımı, sadece ticari problemlere değil, sosyal ve toplumsal problemlere de çözüm geliştirebilmeyi mümkün kılıyor. Daha “kullanılabilir” bir dünyayı tasarlamak ise problemi tanımlamaktan ve ezberin dışında düşünebilmekten geçiyor.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine… markalarin-tuketici-ile-iliski-kurma-yontemleri

Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine…

Gizle
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Okullarda ne öğrenmiyoruz?

Okullarda ne öğrenmiyoruz?

Gizle