Daha iyi bir mobil bankacılık deneyimi

Daha iyi bir mobil bankacılık deneyimi

Bir mobil deneyim tasarlayabilmek için farklı düşünebilmek gerekir. Elimizden düşürmediğimiz bu cihazlar, bize web ya da diğer platformlardan daha kişisel bir deneyim sunar. Bu yüzden diğer platformlardaki gibi kullanıcıyı içeride tutmaktan ziyade, mobil arayüzlerde kullanıcının bir an önce amacına ulaşmasını ve hayatına devam etmesini sağlamak esas amaçlardan biri olmalıdır. Sayfaları, input alanlarını, kullanıcının yapması gereken eylemleri kullanıcının esas amacını anlayarak sadeleştirmek, özellikle mobil bankacılık işlemleri için daha iyi bir deneyim sağlayabilir.

Peki, bunu nasıl sağlayabiliriz?


Kullanıcıların çoğunun her ay (ya da her hafta) fatura ödemek, yatırım hesaplarını kontrol etmek ya da düzenli olarak döviz değerlerini takip etmek gibi eylemleri bir döngü şeklinde tekrarladıklarını biliyoruz.

Bu döngüyü kolaylaştırabilmek için çeşitli çareler bulmak mümkün. Bu çareleri transparanlık, önceliklendirme, kişiselleştirme ve basitleştirmeyle bulabiliriz.

Bilmemek mi ayıp, öğrenmemek mi?

Bankada birden çok hesabınız mı var? Gerçekten kaçını aktif olarak kullanıyorsunuz? Mobil banka kullanıcılarının büyük kesiminin işlem yapmak için çoğunlukla aynı hesabı kullandığını biliyoruz, o zaman bunu bir avantaj olarak kullanabiliriz. Öncelikle, uygulamamızı bu bilgiden faydalanarak kişiselleştirebiliriz. Örneğin kullanıcının varsayılan hesabını, kredi kartını ya da yatırım hesabını oluşturmasını mümkün kılarsak, kullanıcının uygulamaya daha çabuk adapte olmasını ve daha çabuk öğrenmesini sağlayabiliriz.

Bu sayede işlem adımlarımızın sayısını da otomatik olarak azaltabiliriz. Kullanıcının, kartlarını ya da hesaplarını kullanmaya yönelik birden fazla alışkanlığı olabilir. Bu olasılığı hesaba katar ve kullanıcının hesap seçimlerini değiştirebilme özelliğini de sunabilirsek; kullanıcı, her farklı işlemi için farklı bir varsayılan ödeme aracı seçimi yapabilir duruma gelebilir.

Bir kullanıcı deneyiminin ne kadar iyi tasarlandığını ölçebileceğimiz kriterlerden birisi de, sunacağımız yeni bir deneyimi kullanıcının ne kadar çabuk öğrenebildiği. Neredeyse her proje sürecinde karşımıza çıkan, müşterimizin “ama kullanıcımız bunu bilmiyor!” paniğininin önüne geçebilmek için, bu öğrenme sürecini iyi şekilde tasarlayabilmek gerekiyor.

Bankacılıkta, tek tek seçilip doldurulan form alanlarını gerçekten görmemiz gerekiyor mu? Örneğin yeni bir fatura girişi yaparken, bu form alanlarına basıp önümüze getirilen seçenekleri doğrulamak yerine, en sonunda karşımıza çıkacak formu bize adım adım sorup kendisi doldurabilir.

Eğer kullanıcı, bu süreçteki herhangi birşeyi düzeltmek isterse de tüm süreci baştan almak zorunda kalmaz ve form deneyiminin sonunda ulaştığı ekranda, sadece değişmesini istediği alanları değiştirebilir. Böylece kullanıcının hata yapma olasılığı azalır ve işlem daha çabuk biter.

Her uygulamanın, her widget’ın, her mobil deneyimin kendine has çözümler üretmesi gerekiyor. Bu kendine has çözümler önemli olsalar da, mobil arayüzlerde ortak paydalar da bir o kadar önemli. Bu dengeyi tutturabilmek için, kendine has deneyimleri, bilinen komponentlerle iyi harmanlamak gerekiyor.

Bankacılığı ele alırsak, en dikkate alınması gereken durumlardan birinin önceliklendirme olduğunu söyleyebiliriz. Kullanıcının, bir tuşa basar basmaz, ortalama 5-10 ekrandan oluşan bir sürece gireceğini biliyoruz. O zaman bu sürecin elementlerini önceliklendirmek de bizim görevimiz.

Örneğin yeni bir ödeme ya da transfer yaparken sorulan gereksiz sorulardan kolaylıkla feragat edebiliriz. “Transferi kaydet”, “Bu ödemeyi otomatiğe al” gibi aslında işlemi hiçbir şekilde etkilemeyecek soruları ya da seçenekleri, işlemi gerçekleştirdikten sonra kullanıcının önüne getirmek, kullanıcıya oldukça zaman kazandıracak ve kullanıcı soruları, işlemi gerçekleştirmiş olmanın rahatlığıyla gönül rahatlığıyla cevaplayacaktır.

Bankacılık basitleştirilebilir mi?

Online bankacılığın gerçeklerinden birisi de kullanıcının, EFT ya da Hesaptan hesaba transfer gibi birçok farklı transfer seçeneğinden hangisini yaptığının aslında umurunda olmaması. Birer banka müşterisi olarak artık hepimiz EFT’nin ne anlama geldiğini biliyoruz. Bunun nedenlerinden bazıları, banka sistemlerinin ya da mevzuatların ideal kullanıcı deneyimi tasarımını hayata geçirememesi ya da yanlış tasarlanan deneyimlerdir. Fakat bugün sıfırdan bir mobil bankacılık deneyimi tasarlayacak olsak, EFT yerine neden başka bankaya transfer demeyelim? Ya da Hesaptan Hesaba Transfer gibi bir sürece girmek yerine, neden “Kimden kime?” yapısını, hesapları da görebileceğimiz şekilde tasarlamayalım?

Yukarıda gördüğünüz eskiz Luke Wroblewski’nin mobile-first tasarımı. Bu agile yöntem ile, bir hesabımdan diğerine sadece dört adımda transfer yapabiliyorum.

Kullanılmakta olan bir sistemi tasarlamak oldukça meşakkatli bir iş. Bankacılık sistemi ve işlemleri, hayatımızın büyük bir kısmında yer alıyor. Fakat böyle büyük sistemlerle karşı karşıya kalınca bildiklerimizi ve alışkanlıklarımızı bir kenara bırakarak ideal olanı bulmaya odaklanmak, büyük sorunlara çok basit çözümler üretebilme olasılığını artırıyor.

Sizin de online ve mobil bankacılık sistemleri ile önerileriniz varsa yorum ekleyerek benimle paylaşır mısınız?


Girişimciler Ciz.io kanvasları ile fikirlerini kolayca anlaşılır iş fikirlerine dönüştürüyor ve başkalarıyla paylaşıyor. Ücretsiz kayıt olmak için tıklayın.

Kaynaklar:
https://www.smashingmagazine.com/2012/07/essential-design-patterns-mobile-banking/
http://www.lukew.com/ff/entry.asp?933

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
UX için dışarıdan destek mi almalı, içeride ekip mi kurmalı?

UX için dışarıdan destek mi almalı, içeride ekip mi kurmalı?

Gizle