Gastronomide kullanıcı deneyimi

Gastronomide kullanıcı deneyimi

Kullanıcı deneyimi, son zamanlarda dijital tasarım bünyesinde önem kazanmaya başlamış olsa da, esasında hayatın her alanına etki eden bir olgudur. Yarattığınız ürün ya da hizmet ne olursa olsun – yeni iPhone modeli, bir diyabet kliniğinin hasta kabul sistemi ya da bir tabak deniz ürünlü spagetti – kullanıcı deneyimi, kullanıcı sadakatini sağlayan öğe olarak öne çıkar. Peki kullanıcı deneyimi temel ihtiyaçlarımızdan biri olan beslenme dahilinde nasıl bir rol oynar?

Öncelikle, hep duyanlar ama anlamını tam bilmeyenler için gastronominin ne olduğundan bahsedelim. Kültür ve yemek arasındaki ilişkiyi inceleyen bir disiplin olan gastronomi, Amerikalı şef Michael Ruhlman’ın dediği gibi “…besin, pişirme, sunma ve yemenin zanaat, sanat, bilim, sosyoloji ve antropolojisi…” olarak ifade edilebilir. Süreç olarak, doğru malzemelerin seçilmesinden, sofradaki sunuma kadar olan türlü aşamayı içerir. Kendi içinde sıkı kuralları ve standartları vardır ve “Aman, yemek işte alt tarafı!” diyenlerin kalbini kıracak kadar komplike aşamalara sahiptir. Gelelim, kullanıcı deneyiminin bu işe nasıl dahil olduğuna.

Her ne kadar Jean Anthelme Brillat-Savarin’in 1700lerde söylediği, “Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü sağlık açısından doğru olsa da, artık yemeği nasıl yediğinizin de önemli olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu noktada ise farklılaşmayı sağlayan temel etken olarak kullanıcı deneyimi devreye giriyor.

Kullanıcı deneyimi, en basitinden yemeğin pişirilirken müşteri tarafından izlenebilmesi, hazırlandıktan sonra masaya kim tarafından, ne tür araç gereçlerle ve nasıl getirildiği, ürünün tabak ya da herhangi farklı bir yüzey üzerinde nasıl servis edildiği, hangi ürünün, olası lezzet ya da kıvam değişimini engellemek için nasıl bir sıralamayla dizildiği, tabaktaki renk, bütünlük ve kontrastları, yemeğin kokusu ve tabii ki tadı gibi değişkenler ve kimi sorulara verilecek cevaplardaki farklılıklarla müşterinin karşısına çıkar. Tabii bir de, işin mekan kullanımı ya da işletmelerin özel uygulamalarıyla ayrışan kısmı vardır.

Dünyanın gastronomi merkezlerinde, her gün yeni akımlar ve konseptler ortaya çıkıyor. Tat alma duygusunu baskınlaştırmak üzere – karanlıkta kulak tıkaçlarıyla – diğer hisleri pasifleştiren deneyimlerden, toplam 10 kişilik bir salonda kürasyonu mekana özel olarak yapılmış dijital enstalasyonlara, moleküler gastronomi – ki kendisi, yemeğin pişirilirkenki fiziksel ve kimyasal boyutunu ele alan bilimsel bir disiplindir – “eser”lerine, sadece ‘farmers’ market’ (yerel organik market) ürünleriyle ya da işletmenin kendi ürettiği ürünlerle hazırlanan yemeklere, el dokuması sepetlerde servis edilen fırın ürünleri ya da mevsim meyvelerine, elle yemeye teşvik edip dokunma duyusuna farklı dokularla hitap eden deneyimlere kadar birçok çeşitli örnekten bahsedebiliriz. Bu örnekleri ağızda eriyen jelatin kaplı mojito baloncukları, su altında akvaryum gibi düzenlenmiş mekanlar, yiyecekleri sürdürülebilir ürünler içinde servis eden restoranlar ve yemek dışındaki kokular ya da ışıklarla diğer duyularında uyarılması gibileriyle de çoğaltabiliriz.

Yeni gastronomi akımlarını takip edemiyor ya da bunlardan hoşlanmıyorsanız, geleneksel uygulamalarla da yemek esnasında iyi bir kullanıcı deneyimi yaşayabilirsiniz. Özellikle Türk mutfağı gibi hem tarif, hem malzeme, hem de alet edevat açısından zengin mutfaklar söz konusu ise… Mesela masaya gelirken yanan tuzda balık, ekmek içine yapılan çorbalar, tahta üzerinde servis, çayın ince belli bardakta, mıhlama ve menemenin metal sahanda, yoğurdun güveç kabında önünüze gelmesi, Türk kahvesi yanında servis edilen lokum veya nane likörü gibi sunum yöntem ve araçları, günümüzde, yaşadığınız deneyimi pekiştirmek için kullanılmaktadır.

Adobe Creative Cloud aboneliklerinde öğrencilere ve öğretmenlere özel %60 indirim fırsatlarını kaçırmayın.

Bunlardan sonra bir de gelecekte yemek yeme deneyimimiz nasıl olacak diye merak ediyorsanız, bu linke tıklayarak Philips’in yaptığı bir araştırma ve tasarım çalışması ile merakınızı giderebilirsiniz.

 

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
UX’e önem vermenin ölçümlenebilir faydaları

UX’e önem vermenin ölçümlenebilir faydaları

Gizle