İnternet bizi bizden daha mı iyi tanıyor?

İnternet bizi bizden daha mı iyi tanıyor?

Facebook duvarımızda gördüklerimiz bizim için, bizim alışkanlıklarımıza göre seçilerek sunuluyor. Aynı Google aramasını yapan 2 farklı kişi, farklı sonuçlarla karşılaşıyor. Algoritmalar, internet deneyimimizi baştan aşağı özelleştiriyor. Bir başka deyişle, sizin internetiniz ile en yakın arkadaşınızın interneti aynı internet değil.

Alper Balkanlı, internet kullanıcılarının davranışlarını tanımaya, modellemeye ve her kullanıcıya farklı içerikler sunmaya yarayan algoritmaları SHERPA Blog için yazdı.


Facebook’ta her şeyi beğenen adamın başına gelenleri biliyoruz; böyle yapınca bir süre sonra haber akışınız sadece markaların gönderilerinden oluşan bir çöpe dönüşüyor. Üstelik dijital sicilinize işlenen bu sabıkayı temizlemek de kolay değil; hayata sıfırdan başlamak, yeni bir mail adresi, yeni bir pasaport, bir dizi estetik operasyon vb.

Facebook ve Google, kullanıcı davranışlarını analiz etme ve davranışlarına göre ürünü şekillendirme konusunda uzmanlaşmış iki marka. Markadan öte, bu dijital ürünler; algoritmaları ve big data aksiyonları ile, bizim nasıl bir internet deneyimi yaşayacağımızı belirlemeye soyunmuşlar. Bunun yanında sadece kronoloji algoritması ile çalışan, yani takip ettiğimiz kişi ve kurumların paylaşımlarını yeniden eskiye göre sıralayan Twitter ve Instagram var. Bunlarda kontrol bizde. Ama şimdilik. Twitter yakın zamanda algoritmasını değiştiriyor, Instagram da yakındır diyorum, çünkü bu robotlar bizi bizden daha iyi tanıdıkları konusunda çok ısrarcı.

Elbette Facebook’taki akışın robotlar tarafından şekillendiriliyor olması güzel, yoksa akrabaların veya sosyopat arkadaşların istilasıyla mücadele etmek zorunda kalabilirdik. Yani sadece yakın arkadaş ve akrabalarla planlanan ufak ve elit bir kır düğününün sonunda kendini halay başı olarak bulmak gibi. (Serdar Ortaç bunu beğendi)

Facebook’a yeni gelen beğenme opsiyonları (Facebook reactions) ile kullanıcıların hem beğenmedikleri paylaşımlara da katkısı sağlanacak hem de kullanıcının algılarını çözümlemek adına da bir derinlik elde edilecek. Yani belki de bana pazar sabahı kızdığım, üzüldüğüm paylaşımları göstermeyecek çünkü bunları soğuk bir pazartesi gününe saklıyor:

“Sevgili Alper, umarım iyisindir, bu timeline sana facebook data analizcileri tarafından özenle hazırlandı. Şu an biliyoruz ki İstanbul’da kar yağıyor, sen de yorgun bir şekilde eve geldin, bugün Fener maçı da olmadığı için televizyonu açmayacağını da biliyoruz ve inanıyoruz ki facebook’a laptop’tan daha çok girdiğin bu pazartesi akşamında hüzünlü videolarla etkileşimin daha fazla ve yakın zamanda aynı etkinlikte tanışmış olduğun yeni arkadaşının paylaştığı ve onun bir grup başka arkadaşını daha önce hüzünlendiren bu parça sana kahve fincanını sıkıca kavrayıp uzaklara dalarken eşlik edecek ve timeline’dan kopmayıp daha da aşağıya inmeni sağlayacaktır. Sevgiler. Mark.”

Sosyal medyanın yalancı bir özgürlük ve kanepe aktivistleri ile dolu bir tuzak olduğu konusunda yorumlarda bulunan ünlü sosyolog Zygmunt Bauman da algoritmaların bizim dostumuz olmadığından yana. “Yahu benim çevremde x partisine oy veren yok, kesin hile yapılıyor” kafası yaşayanlar için durumu geniş olarak özetlemiş. Evet sosyal algoritmalar bize eğlenceli anlar yaşatıyor ama kullanıcı deneyimini iyileştirmek adına pembe bulutlarla çevrelenmiş “özgür” bir dünyanın, bizim daha çok reklam görmemiz şartıyla oluştuğunu da unutmamak gerek.

Burada çok daha uzun süreden beri kullanıcı davranışları üzerinden sistem geliştiren Televizyon dünyasından bilgi ödünç almakta fayda var:

“Yahu kimse seyretmiyorsa bu Survivor nasıl rekor kırıyor?”

Neden evde caz dinlerken fotoğraf paylaşan arkadaşlarımız bir yandan Turabi’ye SMS gönderiyor? Evet, TV programları da rating’ler üzerinden şekilleniyor. İstediğimiz kanala geçmekte özgürüz; aynı istediğimiz internet sitesine girmekte özgür olduğumuz gibi. İşte burada karşımıza çıkan ortak soru zaten bu: “Biz ne istediğimizi gerçekten biliyor muyuz yoksa oldukça şekillendirilmiş bir algı dünyası içinde özgür insan taklidi mi yapıyoruz?” Öte yandan, günümüzde aktif veya sosyal olmayanın dışlanması, kaybolması veya başarısız olmasıyla ilgili bir noktaya doğru gidiş olduğundan, hepimiz içe kapanıklık uzmanı Susan Cain’in bu videosunda olduğu gibi sosyal insan taklidi mi yapıyoruz?

2011 yılında Google’ın filtreleme algoritmaları ile ilgili ilk isyan bayraklarından birini açmış olan Eli Pariser de bu TED konuşmasında, demokrasi ve özgür iradenin kullanıcıyı aşırı tanıma isteğinden kaynaklanan bu durum yüzünden tehdit altında “olabileceğinden” bahsediyor.

Kullanıcı deneyiminde motivasyonu anlamak için buraya bir takım psikolojik çözümler de eklemek gerek çünkü insan motivasyonu, algoritma robotları için bile şimdilik mekanik olmaktan öte düzeyde karmaşık. Bu yazıda da aslında sevdiğimiz bir aksiyondan (koşmak gibi) ödül mekanizmasının doğru kurgulanmaması sebebiyle nasıl soğuyabileceğimiz anlatılıyor. Algoritmaların neden doğru yönetilmesi gerektiğini söyleyen bu yazıda da “New York Times’daki her makaleyi okuyup hangisinin daha çok paylaşılacağını öngören bir algoritma var ama bunun neden kaynaklandığına dair bir derinlik henüz elimizde değil” sonucuna varıyor.

100$ indirim fırsatı! Springboard Data Science (Veri Bilimi) kurs programı 100$ indirimli! İndirim kodunu almak için giriş yap ya da kayit ol.

Son olarak; elbette bizimle aynı filmi beğenmiş insanların seyrettikleri, bunu alanların bunu da aldığı, bunu okuyanların şunu da okudukları gibi öneriye dayalı algoritmaların oldukça uzun süreden beri kendilerini geliştirdiklerine ve dönüşüm optimizasyonu anlamında kocaman sanal bir beyin haline geldiklerine de dikkat çekmek gerek. Bizim kendi mekanizmalarımızdan olan Segmentify gibi öneri kurguları üzerine uzman şirketlerden olan Taboola ve Outbrain’in sektörel kapışmaları da davranış analizinin ne kadar değerli olduğunu anlamak için güzel bir analiz içeriyor.

“If something is free then you are the product.”

Eğer bir şeyler bedavaysa, o zaman ürün sizsiniz.

© Geek&Poke

 

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Nitelikli kahve tasarlanabilir mi? kronotrop-ozgun-sarisoy

Nitelikli kahve tasarlanabilir mi?

Gizle
KEŞFETMEYE DEVAM ET
Logonuzun büyüklüğü kullanıcıların umurunda değil

Logonuzun büyüklüğü kullanıcıların umurunda değil

Gizle