Makaleler

İşitsel etkileşim tasarımının temelleri

Modern dünyada etrafımız mesajlar, uyarılar, bildirimler ve postalar gibi sesli geribildirimlerle kuşatılmış durumda. Gün geçtikçe daha "sesli" hale gelen ortamlarda yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Ancak yine de etkileşim tasarım süreçlerinde ses, etkili bir şekilde kullanıldığında görülebilirlik, geribildirim ve tutarlılık prensiplerini sağlamlaştıran eşsiz bir uyarıcı.

Serdar Arıçelik 19 Aralık 2016

Modern dünyada etrafımız mesajlar, uyarılar, bildirimler ve postalar gibi sesli geribildirimlerle kuşatılmış durumda. Gün geçtikçe daha “sesli” hale gelen ortamlarda yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Ancak yine de etkileşim tasarım süreçlerinde ses, etkili bir şekilde kullanıldığında görülebilirlik, geri bildirim ve tutarlılık prensiplerini sağlamlaştıran eşsiz bir uyarıcı.

İnsanlar, dış dünyadaki objeler ve olaylar hakkındaki bilgileri; birden çok duyunun, karşılaşılan verileri hassas bir şekilde okuması ve dönüştürmesi sayesinde tanımlayabilir ve algılayabilir. Beyin sözkonusu verileri yorumladıktan sonra yapmak istediği aksiyona karar verip, bunu davranış olarak gerçekleştirir.

Günlük hayat içindeki herhangi bir etkileşim kabaca böyle bir süreçte gelişir. Tepki süresini ve tepkinin kendisini etkileyen bilginin okunması için genellikle görsel ve işitsel duyularımızı kullanırız. Görüntü ve ses duyularının birlikte koordine bir şekilde çalışması deneyimi üst seviyeye çıkarsa da yalnızca görüntü veya yalnızca ses ile de benzer tepkileri oluşturmak mümkün.

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç.
Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.

Üye misin?
İlgini çekebilir