UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”

UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”

Menü tablarının ya da aşağı açılan menülerde yer alan öğelerin sayılarını kısıtlarken, George Miller’ın önerdiği sihirli rakam 7’yle sınırlamak yanlış. Miller’in orijinal teorisi, insanların kısa süreli hafızalarında 7’den (+/- 2) fazla öğeyi tutamadıklarını öne sürer. Oysa bir web sayfasında bilgi görünür durumda olduğu için, kullanıcıların herhangi bir şeyi hafızasında tutmasına gerek kalmaz ve böylece daha çok sayıda seçenekle başa çıkabilirler.

Örneğin, bir araştırma gösteriyor ki, çok ya da az öğeli menüler derin menülerden daha iyi çalışıyor. Hatta, Amazon’un 90’dan fazla ürün kategori linki içeren ana sayfası gibi e-ticaret sitelerinin link açısından zengin ana sayfalarının, sadece birkaç link içeren ana sayfalardan daha kullanışlı olduğu tespit edilmiş.

7 (+/- 2) mitinin yanlışlığını vurgulayan makalelerden bazıları;

  • Wikipedia’daki Miller Kanunu başlığı bu kanunun sadece insanların çalışan hafızalarına uygulanabildiğini ortaya koyar. – The Magical Number Seven, Plus or Minus Two
  • George Miller bile, orijinal konseptinin ne kadar yanlış olabileceğini gördüğünde adeta şoka girmiştir ve şöyle der: “7 (ses tonları, gürültü, parlaklık, vb.) gibi tek boyutlu uyaranları ayırt etmek ve anlık geri çağırmaları sınırlandırmak için bir sınırdı – ki bu ikisinin de kişinin yazılı bir metni kavramasıyla ilgisi yok.” – Miller’ın mektubunu okuyun.
  • Jakob Nielsen, ”Kısa süreli hafıza web sayfaları tasarlarken gerçekten önemli olsa da (daha önce ziyaret edilen linkleri vurgulamak, yardım içeriğini sayfayı terk etmeden göstermek), menü tasarımı konusunda yanlış yönlendirici olabilir.” – Short-Term Memory and Web Usability
  • Edward Tufte der ki “Saçmalıkları hatırlamaya yönelik araştırmalar bazı arabirim tasarımcılarını, listelere ya da slaytlara ait öğeleri 7 ile sınırlandırmaya yöneltti, ki bu sonuca ancak yazılanları okumayarak ulaşılabilirdi. Aslında Miller’ın yazdığı, bir sunumda gösterilen bilginin miktarına yönelik kurallar değildi.” – The magical number seven, plus or minus two: Not relevant for design
  • Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, geniş üst – seviye menüler en iyi şekilde çalışıyor zira bunlar en verimli ve hata riski en düşük olanlar. – Breadth vs. Depth
  • Bir GUUUI makalesi, açıkça belirgin şekildeki tasarımların bazı zamanlarda daha fazla karmaşıklığa neden olduğunu detaylıca anlatıyor. Aynı makale 7+/-2 mitini de çürütüyor. – Balancing visual and structural complexity in interaction design
  • Bir ClickZ makalesi 7’nin sihirli olsa da bilimsel olmadığını açıklıyor. Human Factor de aynı konuyu şu makalede ele alıyor: Reducing reliance on superstition.
  • Özetle çok sayıda seçeneğiniz varsa, bir arayüzde bu seçenekleri 7’yle sınırlandırmak zorunda değilsiniz. Fakat yine de her seçeneğe ihtiyacınız olup olmadığını dikkate alarak düşünmelisiniz zira daha çok seçenek her zaman daha çok memnuniyet sağlamıyor.
Adobe Creative Cloud aboneliklerinde öğrencilere ve öğretmenlere özel %60 indirim fırsatlarını kaçırmayın.

Zoltán Gócza 

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

Gizle