Sevin onları: Kötü örnekleri sevme ve onlarla yaşama rehberi

Sevin onları: Kötü örnekleri sevme ve onlarla yaşama rehberi oznur-dogan-kotu-ornekleri-sevme-sanati

Bu yazıda sizleri çocukluğunuza götürmek istiyorum. Adeta bir psikolog gibi yavaş yavaş çocukluğunuza ineceğiz ve sonrasında kötü örnekleri nasıl sevebileceğimizi anlayacağız. Tabii ki bu konuda biraz şaka yapıyorum. Psikoloji bilgim olmadan tabii ki bunları yapamam ancak anılarınızı canlandırmaya yardımcı olabilirim.

O halde başlayalım.

Henüz yeni okula başlıyorsunuz, daha ilk gündesiniz. Ailenizden koptuğunuzun farkına vardığınız en önemli noktadasınız. Artık gün boyunca ailenizden uzak bir yerde vakit geçirecek, yeni insanlarla tanışacak ve pek çok yeni deneyim yaşayacaksınız. Ancak anneniz ve babanızdan uzak kalacaksınız. Ağlıyorsunuz, onlardan ayrılmak istemiyorsunuz.

Anneniz size diyor ki: “Bak ama arkadaşlarına, onlar hiç ağlıyor mu?”

Sonra okula alışıyorsunuz, bir üst sınıfa geçiyorsunuz, zamanla ödevler başlıyor. Sınavların ise eli kulağında. Bazen canınız o ödevleri yapmak istemiyor çünkü oyun çok daha keyifli. Hele arkadaşlarla birlikte dışarı çıkmak! Üf be.

Ama yine ailenizin sesi kulağınızda çınlayıveriyor: “Ama bak, Ahmet nasıl ödevlerini bitiriyor, sınavda neler yapıyor…”

Bu döngü okul zamanında başkalarının aldığı iyi notlardan, yaptığı iyi ödevlerden, okulda iyi bir çocuk oluşundan güç alıp büyüyor. Sonrasında üniversite, askerlik, evlilik gibi konular devreye giriyor.

Yine bazı sesler duyuyoruz: “Bak Ruşen Amca’nın oğlu Sedat’a!”

Sonra fark ediyoruz ki ebeveynlerimiz bize hep kendilerine göre iyi örnekleri göstermek gibi bir sorumluluk yüklenmişler. Yani daha iyisini gösterip bizim de o şekilde daha iyi olmamızı istiyorlar. Ancak mesele yalnızca iyi örneklerin bir araya getirilmesi olmamalı diye düşünüyorum.

Kötü örnekler yok mu? — Var tabii.

Tüm bunların dışında bir de kötü örnekleri gösteriyorlar bizlere.

Bak, Elif evlenmedi, evde kaldı işte. Şimdi ailesiyle yaşıyor.

Arif kredi çekmiş bankadan, tüm parasını o işe yatırmış. Batmış tabii, şimdi borç batağında sürünüyor.

Nazlı o kadar gitti, yurt dışında okudu şimdi geldi Türkiye’ye bir iş bile bulamadı. Okumuş işsiz mi olacaksın, ne gerek var yurt dışına çıkmaya?

Ve bunların çok daha fazlası…

Bence kötü örnekler, iyi örneklerden çok daha tutarlı ve başarılı. Başarılı olmaya giden yol her ne kadar değerli ve aynı şekilde zorsa, kötü deneyimden yola çıkarak yeniden deneyebilmek, kötü deneyimden doğru çıkarımları yapabilmek de bir o kadar zor. Kötü örneklerden tahmin ettiğinizden çok daha fazlasını öğrenebilirsiniz, çünkü kötü bir deneyim yaşadıktan sonra her şeyi bırakıp pes etmemek gerekiyor.

Bu her alanda olduğu gibi iş dünyasında da bu şekilde. Hatta iş dünyasında kötü örnekleri görmek hem sizin daha iyi bir insan ve çalışan olmanıza yardımcı olabilir hem de aynı zamanda yaptığınız işi geliştirebilir.

Şimdi kulak veriniz; öğrenimleri sıralama zamanı!

Öğrenim 1 : Ne olursa olsun bir sebebi vardır

Fotoğraf: chuttersnap (Unsplash)

Evet, yaşanan her kötü deneyimin bir nedeni vardır. Bu çok açık bir durum. Teşekkürler Captain Obvious Öznur! Ancak burada asıl konu bu deneyim işin hangi noktasında başladı. Örneğin planlama aşamasında mı bir hata yapmıştınız, pazarlama mı? Yoksa gerçekten ürünün kendisinde mi bir problem vardı? Belki de pazar henüz buna hazır değildir?

Batırdığınız, kötü bir deneyimle sonuçlanan tüm işlerinize geriye dönüp bakmanız, o başlangıç noktasını bulmanız gerekiyor. Bir nevi retrospektif yapmak ve önce hataları görebilmek.

Mesela bu konuda en sevdiğim yazılardan bir tanesi Pipo’nun batış hikayesi. Ne güzel de batmışlar demiyorum ancak battıklarından ne güzel öğrenmişler diyorum. Okumak isteyenler şu bağlantıyı takip edebilir.

Öğrenim 2 : Daha iyisini yapabilirsiniz

Fotoğraf: Jon Tyson (Unsplash)

Hayır, size gaz vererek tekrar kötü bir deneyim yaşamanıza neden olmak istemiyorum ancak deneyerek çok daha iyisini yapabilirsiniz. Bir kere geriye dönüp baktığınızda ve hatalarınızı kabullendiğinizde artık önünüze daha net bakabilir hale gelirsiniz. Bunu sadece iş batırmak olarak da düşünmeyelim. Örneğin bir iş görüşmesine gittiniz, mülakatınız İngilizce’ydi. Kendinizi o kadar sıkışmış hissettiniz ki adınızı bile doğru söyleyemediniz.

Olsun.

Belki bu sefer oturur kendinize harika bir metin yazarsınız. Onu ezberlemenin değil de anlamanın peşinde koşarsınız ve aslında İngilizce konuşabildiğiniz bilgisi ile çok daha rahat hissedersiniz. Evet, bunu yapabilirsiniz çünkü bu mümkün. İlk olarak sizin buna inanmanız gerekiyor.

Başka bir örnekle destekleyeyim: Bir yazılımcısınız ve kendiniz için portfolyo sitesi oluşturuyorsunuz . İlk yaptığınız web siteler gözünüze şu anda o kadar kötü geliyor ki ben bunları nasıl yapmışım demek istiyorsunuz içinden. Olsun, onları yaparak öğrendiniz. Gerçekten kötü olabilir ya da şu anki bakışınızla ve bilgi birikiminizle başarısız görünebilir ancak bir siteyi yaptıktan sonra bunu geliştirmek için hiçbir şey katmasaydınız şu anda bulunduğunuz yerde olmazdınız. Onları da alın portfolyonuza, kendi gelişiminizi gösterebilmenin en güzel yollarından bir tanesi bu olacaktır.

Öğrenim 3 : Onlar gibi olmayın

Fotoğraf: Nick Fewings (Unsplash)

Kötü örnekleri iş ve konu bazlı değil insan bazlı da düşünmeye yönelin. Örneğin kötü bir yöneticiniz var ya da kötü bir çalışanınız var. Bunu görün, onları değerlendirirken neden “kötü” dediğinize emin olun ve onların yaptıklarını yapmamaya özen gösterin. Örneğin onlar size mobbing yapıyorsa, siz yönetme fırsatınız olduğunda mobbing yapmayın, çünkü bunun ne kadar kötü hissettirdiğini biliyorsunuz.

Kendi öz saygınız için kısasa kısas temelli bir yaklaşımı hiçbir zaman kabullenmeyin. Her zaman olumlayıcı olan taraf olmanın yollarını arayın. Karşılaştığınız zorluklarla da aynı şekilde baş etmeye çalışın, insanlarla da. Çünkü önce kendiniz mutlu olmasınız ki başkalarını mutlu edebilesiniz ve tabii ki onlar da sizin mutluluğunuzla mutlu olabilsinler.

Öğrenim 4 : Kötü sonuçlardan korkmayın

Fotoğraf: Leio McLaren (Unsplash)

Daha önce herhangi kötü bir deneyim yaşamış olabilirsiniz, hiç yaşamamış da olabilirsiniz. Hiç fark etmez. Önünde sonunda bu deneyimi yaşayacağınızı biliyorsunuz, çünkü insan olmak, hata yapmayı da beraberinde getiriyor. Bundan korkmak yaşanmasını engelleyemeyeceği gibi tamamen ortadan da kaldıramaz.

Bu birazcık ölüm gibi aslında, hepimiz öleceğimizi biliyoruz ancak daha verimli olabilmek için, daha fazla ülke görebilmek için, daha çok sevebilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Yaşadığımız her an çok değerli ve bizim için çok kıymetli. Bu nedenle oturup geleceğimize dair güzel hedefler koyuyor, onlara ulaşmak için çabalıyoruz.

Öğrenim 5 : Kötü deneyim yaşayanları çok iyi dinleyin

Fotoğraf: Mohammad Metri (Unsplash)

Çünkü onlar size ışık tutabilir. Siz henüz o deneyimi yaşamadan kendi tecrübeleri ile doğru yola yönlendirebilir. Bu yüzden örneğin Fuck-Up Nights çok eğlenceli ve keyifli geçiyordu. Batırma hikayeleri ilk başta çok can sıksa da sonrasında bir bilgelik aşamasını beraberinde getirir.

Eğer hatanıza gülebilirseniz onu kabullenmişsiniz demektir. Bu yüzden hatalarına gülebilen insanları dinleyin, neden ve nasıl bu hataların yaşandığını öğrenin. Not alın, hatta iletişime geçin. Deneyimlerini bu şekilde açık yüreklilikle paylaşabilen güzel insanlarla iletişime geçin ve duyduğunuz sempatiyi onlara anlatın. Öğrendiklerinizi nasıl uygulayacağınızı paylaşın. Bir iletişim kurun.

150$ indirim fırsatı! Springboard Business Analytics kurs programı 150$ indirimli! İndirim kodunu almak için giriş yap ya da kayit ol.

Yeter ki kötü örneklerin aslında sınıfın en kötü çocuğu olmak zorunda olmadığını hatırlayın.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Nitelikli kahve tasarlanabilir mi? kronotrop-ozgun-sarisoy

Nitelikli kahve tasarlanabilir mi?

Gizle
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Başarılı bir uygulama tasarlamanın 3 altın kuralı

Başarılı bir uygulama tasarlamanın 3 altın kuralı

Gizle