Neşe Kına: “Eşit olmayan bir dünyada bir şeyleri başarmam gerektiğini anladım…”

Neşe Kına: “Eşit olmayan bir dünyada bir şeyleri başarmam gerektiğini anladım…”

Teknoloji ve tasarım alanlarında üreten ve çalışan kadınların fikirlerine yer verdiğimiz serimiz Dijital Dünyanın Kadınları’nın 3. bölümünde Neşe Kına ile konuştuk. Gazi Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünde lisans ve yüksek lisans derecelerini tamamlayan Kına, aralarında Garanti Bankası, Vodafone, Honda ve Yapı Kredi’nin de bulunduğu bir çok kurumda kullanıcı deneyimi alanında çeşitli pozisyonlarda çalıştı. Halen “UX Executive” olarak devam eden kariyerinin yanı sıra, UXFolks ve imece gibi oluşumlarda mentor ve gönüllü olarak bilgilerini paylaşmaya devam ediyor.

Kariyerinin büyük bir kısmını yerel ve global devlerin bünyesinde geçiren Kına ile kendi deneyimleri ve öğrendikleri ışığında Türkiye’nin teknoloji ve tasarım sektörlerinde edindiği cinsiyet eşitliği algısı ve kişisel önerileri üzerine konuştuk.

İyi okumalar!


Bize biraz kendinden ve şu an çalıştığın işten/projeden bahsedebilir misin?

Endüstri Ürünleri Tasarımı eğitimini tamamladıktan sonra yaklaşık 5 yıldır çeşitli tasarım alanlarında ürün ve deneyim tasarımcısı olarak çalıştım. Bir yandan aynı bölümde yüksek lisans eğitimime devam ettim. Şu an Vodafone şirketinde UX Executive olarak çalışıyorum. Farklı sektörler ve girişimcilere ürün tasarımı ve kullanıcı deneyimi mentörlüğü yapıyorum. Şu anki işimde kullanıcı davranışlarını analiz ederek niteliksel ve niceliksel verileri kullanarak ihtiyaçlarına göre wireframe, prototip ve görev akışları geliştiriyorum. Geliştiricilerle iletişim kurarak doğru deneyimin sunulmasına destek oluyorum.

Sabah uyandığında ilk yaptığın şey / seni hayata karşı motive eden şey ne oluyor?

Güne uyanmayı bir bayram gibi karşılıyorum diyebilirim. Yeni bir güne uyanmak ve yapabileceğim bir sürü deneyimin olması beni mutlu ediyor. Ağız dolusu gülümsüyorum ve sevdiklerime sarılıyorum. Beni hayata karşı motive eden şey bu oluyor.

Çocukluğunda da teknolojiyle ilgili miydin? Ailen bu duruma nasıl bakıyordu?

Çocukluğumda önce sanata sonra teknoloji meraklıydım. Bozulan şeyleri kendi kendime tamir etme çabası içindeydim. Karikatür karakteri Fırat gibi “ben bunla bir şey yaparım ki” diyerek bulduğum bazı parçaları saklardım; ta ki annem bulana kadar… Alınan yeni elektronik aletin kullanım kılavuzunu okuyup anneme nasıl kullanıldığını heyecanlı heyecanlı anlatırdım. Hala kılavuzları sonuna kadar okuyanlardanım. Ailem isteklerimize hep destek veren bir aile oldu.

İlk bilgisayarını ne zaman almıştın? Ders için miydi, eğlence için mi?

İlk bilgisayarımı ben orta okuldayken aldık. Ders içindi.

Teknoloji, iş dışındaki hayatında nasıl bir yer kaplıyor?

İş dışındaki hayatımda teknoloji büyük bir yer kaplamıyor. Çoğunlukla bir aracı konumunda. Abartılı yer kaplamaya başladığı zaman hemen kendime müdahale ediyorum. Dışarda beslenmemi sağlayan başka bir hayat var, teknolojiye olması gerekenden fazla yer veremem.

Kariyerini seçerken nasıl bir yol izledin? Önceliklerin, amaçların neydi?

Kariyerimi seçerken ne kadar bilinçliydim bilmiyorum, her Türk genci gibi… Ama ürettiğim, üzerine düşündüğüm, çizim yaptığım bir meslek beni çok heyecanlandırıyordu. Hayalini kurduğumda çok güzel geliyordu. Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü dershanedeki rehber hocam söylemişti. Minicik bir kâğıda yazıp araştırmıştım. Araştırdıkça sevdim ve yeteneklerime uygun geldi. Öyle başladım tasarım kariyerime.

Okuduğun bölüm ile yaptığın iş aynı mı? Değilse işini nerede/nasıl öğrendin? Aldığın eğitimin yaptığın işe bir katkısı olduğunu düşünüyor musun?

Okuduğum bölüm ile yaptığım iş farklı gibi gözüküyor ama aslında aynı; sadece çıktıları farklı. Kullanıcının odakta olması ve ürünün ergonomisi Endüstri Ürünleri Tasarımı mesleğinin tam göbeğindedir. Ürün tasarımında, tasarımı yapacağın kitleyi araştırmak, gidip onlarla görüşmeler yapmak ve ürünü test etmek temel ana süreçtir. Tasarlayacağım tıraş makinesi için berberde enteresan bakışlar arasında saatlerce oturup gözlem yaptığım da oldu… Kullanıcı deneyimi tasarımıyla birlikte şu an konuşulan ve uygulanan yöntemleri ben ürün tasarımı eğitimimde öğrendim. Sonra pekiştirdiğim ve laboratuvar ortamında deneyimleme fırsatı bulduğum ilk yer yüksek lisans yaparken çalıştığım UTRLAB şirketi oldu.

5 sene sonra nerede olmayı hedefliyorsun?

Bulunduğumuz ülke koşulları sebebiyle uzun vadeli hedef yapmamam gerektiğini öğrendim. Öğrendiğimden beri de uzağımı değil, yakınımı bulunduğum zamanı değiştirmeye ve iyileştirmeyi hedefliyorum. Zamandan bağımsız hayal ettiğim bir Neşe ve yapmak istediklerimin bir listesi var. Onları yapıp oraya ulaşmayı hedefliyorum.

Bilişim sektörünün erkek egemen bir alan olduğu fikrine katılıyor musun? Bunu destekleyecek veya çürütecek şeyler yaşadın mı?

Fikre katılmıyorum. Şu an sektör öyle gözüküyor. Bu bir önceki nesilden gelen bir durum. Önceki nesilde bilgisayarın ya da teknolojik oyuncakların ilk erkek çocuklarına alınmasından kaynaklı. Bu da tabii meslek seçimine yansıdı. Kız çocuklarına teknolojiyle alakalı oyuncaklar sunulup mesleklere teşvik edilseydi şu an başka bir alanı inceleyecektik.

Sırf kadın olduğun için yapamayacağın varsayılan bir işle/görevle karşılaştın mı? Evetse bu seni nasıl hissettirdi ve sürecin sonunda ne oldu?

İş dışında sürekli karşılaşıyorsun. İş hayatında ise direkt öyle bir şeyle karşılaşmadım. Zaten iş hayatında size direkt hissettirilmez. Alt mesajlarda vardır ya da nazik ve sizi düşünüyormuş havasında yapılan yardımlarda vardır. Başlarda anlamazsınız, sonradan tecrübe ettikçe anlarsınız. Önce kendinizi aptal gibi hissedip eksik hissettirilmek istendiğini görürsünüz. Tabi bu benim iş deneyimimde olan süreçti ve belki de birçok kadın arkadaşıma göre daha şanslı bir iş hayatım oldu. Başka firmalarda hemcinslerim daha olumsuz şeyler yaşıyor. Sürecin sonunda artık kurtlarla koştuğunuzu anlayarak ona göre hareket etmeye başlıyorsunuz.

Sence Türkiye’de bilişim sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği var mı?

Maalesef yok. Sadece bazı kurumlar bunu sağlamış durumda ancak sektörün geneline baktığımız zaman eşit bir durum yok.

Sence erkekler Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliğinin çözümünde bir rol oynamalı mı?

Kesinlikle oynamalı. Cinsiyet eşitsizliğinin çözümü karşı cinslerin birbirlerinin haklarını savunması ve talep etmesine bağlıdır. Her cinsiyet sadece kendini önemser ve savunursa yine ayrımcı, bencil bir ortam olmaya devam eder.

Sırf kadın olduğun için yorumunun/fikrinin dinlenmediğini hissettiğin oldu mu? Bu his seni harekete geçirdi mi?

Direkt maruz kalmadım ama manipüle edildim ve gün sonunda olayı düşününce sonucun o olduğunu gördüm. Bunu sadece yaşadığım zaman harekete geçmiyorum. Kendimi bildiğim andan bu yana eşit olmayan bir dünyada bir şeyleri başarmam gerektiğini anladığımdan beri harekete halindeyim…

Mesleğinle ilgili, ulusal ya da uluslararası ve sadece kadın üyelere açık meslek örgütleri var mı? Herhangi birine üye misin? Evetse faydasını görüyor musun? Hayırsa neden üye olmayı tercih etmedin?

Bugüne kadar duyduğum ve iletişime geçtiğim LadiesThatUX ve Women Techmakers oldu. Herhangi birine üyeliğim yok. Takip ediyorum, etkinliklerde bulunup bir şeyler paylaşmaya çalışıyorum. Grupları takip etmenin faydasını her zaman gördüm. Vizyoner birçok insanla tanışma fırsatım oldu. Hiç dikkatimi çekmeyen konuların farkındalığı oldu. Genel olarak üye olmayışımın sebebi ise sadece kadınlara açık olmasının yanlış olduğunu düşünmem. Bana kalırsa bu eşitsizlik durumunu, tüm cinsiyetlerin birbirinin içinde olduğu, yaşadığı sıkıntıları, artı ve eksi yanları gördüğü bir düzende çözebiliriz. Kapalı gruplarla doğru empati yapıldığını düşünmüyorum.

Bilişim sektörünün kadınlara yönelik daha kapsayıcı olması için neler yapılması gerek sence?

Öncelikle mesleklerin cinsiyeti yoktur. Cinsiyet bizim önyargılarımızdaki bir filtredir. Onu sistemden kaldırırsak daha kapsayıcı olabiliriz. Sonra kadına yönelik yapılan tüm yanlış tanımlamaların çöpe atılması ve çalıştığımız şirketlerde kadın erkek şeklinde değil, önce insan olmanın gerektirdiği hakları savunmamız gerekiyor. Eğer yanlış tanımları siler ve en temel haklarımızı hep birlikte savunursak katılaşan şeyler yumuşayıp çözülmeye başlar. Şeffaflaşan her şey daha kolay anlaşılır. Kadın doğası gereği tahmin etmeye ve olasılıkları hesaplamaya erkeklere oranla daha meyillidir. Bu atalarımızdan gelir. Erkek avlanırken kadın o süreci konuşamayan ve derdini anlatamayan bir bebeğe bakmakla geçirirdi, bu da ona beyninde muhteşem yeni ağlar ve örüntüler kazandırdı. Kadın bilişim ve teknolojinin karmaşık yapısını çözmeye ve anlamaya daha yatkındır. Bu bilinçle sektöre geri dönüp bakmalı ve bencil duygularla kimse bir alana hâkim olmamalı. Onun dışında her şeyde olduğu gibi bu durumunda çözülmesi için çocuklarımıza öğrettiğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Kesin çözüme onlarla birlikte ulaşabiliriz.

Bilişim alanında kariyer hedefleyen genç kadınlara ilk önereceğin şey ne olurdu?

Her şeyi okuyun ve sofistike insanlarla tanışacağınız etkinliklere katılın.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine… markalarin-tuketici-ile-iliski-kurma-yontemleri

Yeni dönemde markalar ve tüketici ilişkileri üzerine…

Gizle