Mehmet Ak

Mehmet Ak

UX Writer @SHERPA

Mehmet 1987 yılında, Isparta’da bir memur çocuğu olarak dünyaya gelir, “binaenaleyh” çocukluğunu da sık sık yeni şehirlere ve kasabalara taşınarak geçirir. Zamanın tüm “analog çocukları” gibi sokakta sürtmek en büyük hobisi olur, geri kalan vakitlerini ise tamamen çizgi roman ve kitaplara ayırır. Aradan on yıllar geçince fark eder ki bu dönemde okuduğu ve izlediği Verne, Barillé, Wells, Spielberg, Ditko gibi isimler, Mehmet’in sonradan geliştirdiği bilim merakında ciddi payı olur.

Lise tercihinde dönemin modasına ayak uydurur ve fen lisesine gider. Sonrasında “her dönemlerin modası” Boğaziçi Üniversitesi'e girer ve lisans eğitimini genetik üzerine tamamlar. Lisanstan sonraysa içinde bir antropoloji hevesi hasıl olur ve yine Boğaziçi’nde sosyoloji yüksek lisansına kaydolur. Üniversitenin doğası gereği açık fikirli ve esnek ortamı ona kocaman bir “OH!” dedirtir. Kendini bölüm dersleriyle kısıtlamaz ve farklı disiplinlerden dersleri de ilgiyle takip eder. Bu dönemde ülkenin çok kıymetli sosyal bilimcileriyle tanışır, bir yandan da yazı yazmaya ve editörlük yapmaya başlar. Ne de olsa üniversite böyle bir yer olmalıdır!

Sosyal bilimlere olan ilgisi onu binlerce yıldır okunagelen metinlere yöneltir. İnsanın temelde çok da değişmediğini gösterdiği için Antik Yunan ve Roma metinlerine, özellikle de Seneca, Aurelius, Cicero, Augustinus, Platon ve Sofokles’e yönelir. Öte yandan ise zıtlıklardan beslenen yapısı gereği modernizmi irdelemeye başlar ve antik metinlerden edindiği “insanın ne kadar da değişmediği” fikrini Bellow, Musil, Perec, Proust, Conrad ve Foster Wallace’ın eserleriyle -bir nevi- değiller; modernizm aslında insanı çok değiştirmiştir bile…

Okumayı sevdiği kadar anlatmayı da sever, iyi stand-upçılar takip eder. Ancak bu, beyaz ekranda sürekli nitelikli şeyler izleyeceği anlamına da gelmemelidir. Keza IMDb’de 5.5 altı puanlı “sürprizli” şeyleri araştırıp izlemeye, kötü “sit-com”ları takip etmeye bayılır. Kendini, “Larbaud'un karakteri Barnabooth ile Melville'in Bartleby'sinin tuhaf bir ortalaması” olarak tanımladığı Yaşam Kullanma Kılavuzu'nun kahramanı Bartlebooth ile ödeşleştirir. Müzikle yakından ilgilenir, enstrümanlarına ise son zamanlarda vakit ayıramaması hayatında şu aralar canını en çok sıkan ikinci şeydir. İlki ise, uykuya gereken önemi verememesidir…

Meraklı ve disiplinli yapısı, güçlü hafızasıyla birleşince kendinde en çok sevdiği yanları ortaya çıkarırken, hem antik metinleri hem de modernizm okuyup araştıran her bilinçli birey gibi uzun vadede karamsar bir tabloya baktığının çok farkındadır. Medeniyetin tamamıyla suya gömüleceğini gerçeğini bir kenara koyarsak, şu an yaptığı işi ileride üstlenecek olan yapay zekalı süper varlıklara danışmanlık vermeyi “fena olmayan” bir gelecek olarak kurgulayabilir.

İdeal iş tanımını “İşimi yaparken bulmaca çözme lüksümün elimden alınmamasını istiyordum.” şeklinde yapan Mehmet’in yolu, reklam ve yayıncılık sektörlerinde geçen bir kaç senenin ardından SHERPA ile kesişir.