Makaleler

Reçel üzerinden deneyim tasarımı ve pazarlama iletişimine bir bakış…

Bir yandan algoritmalar ve dijitalleşme, öte yandan fiziki temasın ve "organik hislerin" özleminin duyulduğu bir zamanda yaşıyoruz. Peki "insanlaşan" markalar için empati ve deneyime odaklanan bir pazarlama iletişimi nasıl olmalı?

Cem Solak
Cem Solak 26 Aralık 2018
cem-solak-sherpa-blog

Tepkisiz etki olmaz

Reçel yapıyorsanız, ısı ve şeker kullanarak meyvenin moleküler yapısını değiştiriyorsunuz demektir. Bu durumda da işlem sırasında önce “köpük” oluşacak, siz o köpüğü alacaksınız ve sonrasında tencerenin içindekiler reçele dönüşecek demektir.

Şimdi ne anlatıyor bu adam diyorsunuz doğal olarak. Hemen pazarlama iletişimi konusuna bağlıyorum efendim. Yani, birazdan, sanırım…

Emeksiz lezzet olmaz

Reçel metaforu aslında hayatın her yerinde insanın kendi gelişimini ve ilişkileri anlatan bir metafor. Deneyim dediğimiz şey böyle oluşuyor aslında, çeşitli bileşenlerin bir araya gelmesi ve bir duygu yaratarak başka bir şeye dönüşüp muhafaza edilebilir hale gelmesi.

  • Zeynopovski
    Zeynopovski

    “hatta ürününüz “dolma kabı” yapılırken bile, ” kısmını çok zor anladım :)) Biraz daha iyi ifade edilebilir sanki. Elinize sağlık, güzel noktalara dokunan, fikir veren bir yazı.

    • Zeynopovski
      Zeynopovski

      bir de yazım yanlışı: “İngiliz’lerin”

Bu içerik ücretsiz!

Okumaya devam etmek ve SHERPA Blog okuru olmak için aşağıdakilerden birini seç. Her hafta yenileri eklenen yüzlerce içeriğe ücretsiz ve sınırsız eriş.
E-posta ile kaydol ya da