Oz Büyücüsü metodu ile büyülü prototipler tasarlamak

wizard of oz

“Perdenin arkasındaki adamla ilgilenmeyin!”

L. Frank Baum, The Wonderful Wizard of Oz

Küçükken anneannemle saklambaç oynadığımda, terliklerimi yemek masasının kenarına sanki altında ben varmışım gibi görünecek şekilde yerleştirir, anneannemin beni kolayca bulduğunu düşünürken yanılmasını ve “aaaa, muzıır!” şeklindeki tepkisini saklandığım noktadan zevk ve gururla dinlerdim.

Olmadığımız bir yerde varmış gibi görünmek, yapamadığımız bir şeyi ‘sihirle’ yapabiliyor olmak yalnızca çocuklara açık değil. Tasarımcılar olarak biz de yaratıcılığımızı konuşturarak olduğundan fazlasını yapabilen büyülü prototipler üretebiliriz.

Nedir bu Oz Büyücüsü metodu?

Bu metot adını, bir perdenin arkasından görkemli, korkutucu fakat sahte bir görüntü yaratan Oz Büyücüsü’nden alıyor.

Bir tasarım metodu olarak Oz Büyücüsü, bir teknolojinin ya da ürün özelliğinin insanlar tarafından taklit edilerek test edilmesini mümkün kılan bir prototipleme tekniği. Çoğunlukla, dijital bir sistem prototipi olarak kullanılır ve kullanıcıyı, aslında bir insan tarafından verilen tepkilerin sistem tarafından verildiğini düşünmesi yönünde ‘kandırır’. Bu testlerde kullanıcılar çoğu zaman deneyin sonuna kadar sistemin gerçekten çalışmadığını bilmezler.

Bir sanal asistan yazılımında sistemin verdiği cevapların aslında kullanıcı tarafından görünmeyen bir insan tarafından verilmesi buna bir örnek olarak gösterilebilir. Yani, Siri benzeri bir teknolojiyi, başka bir odadaki kullanıcıyla, sistemin öngördüğü şekil ve üslupta sesli görüşme yaparak prototipleyebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, ‘büyücü’nün kullanıcının etkileşimlerine taklit edilen sistemin zamanlamasına uygun olacak hızda cevap vermesi.

Bir örnek: Otomatın içindeki Çinli kız

Üniversitede, ‘Ürün Tasarımında Laboratuvar Yaklaşımı’nı çalışmak üzere yaptığımız ‘hayırsever otomat’ projesi sırasında Oz Büyücüsü metodunu tecrübe etme şansım oldu.

Standart bir bağış slotuna sahip otomat ile kullanıcıyı kola alabilmek için efor sarf etmek durumunda bırakan bir otomat tasarımını kıyasladığımız çalışmada, Çinli arkadaşımız Youran’ı otomatın içine sığabilmesinden ötürü büyücümüz olarak seçtik.

Hayırsever Otomat
İkinci bedava kolasını bekleyen fırsatçı kullanıcı

Kullanıcının belirtilen eylemi tamamladığını içeriden takip eden Youran, zaman zaman otomat ortamından sıkıldığından olsa gerek yavaş tepki verse de, gerçekten çalışan bir otomat gibi atılan ‘çikolata’ paraları sayarak kullanıcılara dispanserden kola servisini başarıyla yaptı. Deneyde oldukça basit ve düşük profil bir kurulum kullanmış olsak da, kullanıcıların çoğu otomatın içinde bir insan olduğunu düşünmediğini belirtti.

Bu metot sayesinde, bize verilen sürede yaratmamız mümkün olmayan bir otomat deneyimini, karton bir prototipin içine bir insanı yerleştirerek yaratmayı ve test etmeyi başarmış olduk.

Ne işe yarar?

  • Çalışan bir prototip yapmadan önce ürününüzü test edebilme fırsatı sunar. Bu sayede kaynak ve zaman tasarrufu sağlayabilir.
  • Kullanıcı -ürün arasında ortaya çıkabilecek olası problemleri önceden görmenize imkan verir.
  • Keşfedilmesi istenen etkileşimin doğası ve yapısıyla ilgili bilgi sahibi olmanızı sağlar.
  • Hangi giriş şekillerinin ve algılama mekanizmalarının etkileşim için doğru olduğunu test etmenizi sağlar.
  • Ürünün ‘affordance’, geri bildirim ve ileri bildirim gibi etkileşim tasarımı prensiplerine uygun davranıp davranmadığını ölçümlemenizi sağlar.

Nasıl uygulanır?

Adım adım listeleyelim:

  1. Öncelikle, ürününüzle ilgili neyi test etmek ya da keşfetmek istediğinize karar vermelisiniz. Bu, çoğunlukla, kod yazmak gibi çok efor ve zaman gerektiren, fakat böyle bir yatırıma girmeden öğrenmek istediğiniz bir şey olacaktır.
  2. Sonrasında, test etmek istediğiniz özelliği nasıl taklit edeceğinizi çözmeli ve gerekli materyalleri toplamalısınız. Örneğin, bir web sitesinin davranışlarını taklit etmek için PowerPoint kullanabilirsiniz.
  3. Bulduğunuz çözümü arka plandan etkileşime dahil olacak kişiyi, yani ‘Büyücü’yü de hesaba katarak prototipleştirin.
  4. Kullanıcılarla test yapmadan önce mutlaka prototipin çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
  5. Testin yapılacağı yeri, büyücünüzün saklanacağı yeri de planlayarak kararlaştırın.
  6. Büyücünün kullanıcının eylemlerini direkt olarak göremeyeceği durumlarda, canlı video yayını yapabilmek için gerekli kamera donanımını ayarlayın.
  7. Kullanıcıları belirleyip testi gerçekleştirin. Test esnasında not almayı, test sonrasında kullanıcılarla test hakkında kısa bir görüşme yapmayı unutmayın.

Genel olarak zaman ve efor gerektiren bir çalışma olsa da, Oz Büyücüsü özellikle karmaşık sistemlerin tasarımında, çalışan prototipler üretmeden önce kullanım ve etkileşim verileri elde etmede oldukça faydalı ve zaman kazandıran bir metot; yaratıcı düşünceyi teşvik etmesi ve eğlencesi de cabası.

Referanslar:

Adobe Creative Cloud aboneliklerinde öğrencilere ve öğretmenlere özel %60 indirim fırsatlarını kaçırmayın.

* Görsel: Once Upon a Time, ABC Studios

Bugün 0 makale daha okuyabilirsin. Sınırsız okumaya devam etmek için
Ücretsiz Kaydol

Bu içerik SHERPA Blog okurlarına özel.

Devamı ve daha fazlası için sadece okur girişi yapman yeterli.

Kullanıcı deneyimi (UX), tasarım ve teknoloji alanında bilgini pekiştir.

Kullanım koşullarını okudum ve kabul ediyorum.
Neden kaydolmalıyım?