Refik Anadol’la “Arşiv Rüyası” ve yapay zeka hakkında konuştuk

Refik Anadol’la “Arşiv Rüyası” ve yapay zeka hakkında konuştuk

Tasarım Sohbetleri video serimizin yeni konuğu medya sanatçısı ve tasarımcı Refik Anadol. Kendisiyle Arşiv Rüyası adını verdiği sergisinden yola çıkarak yapay zeka ve mekânsal kullanıcı deneyimi üzerine “şahane” bir söyleşi gerçekleştirdik.

Google’ın Artists and Machine Intelligence projesi kapsamında tSNE algoritmasını kullanarak SALT Araştırma arşiv koleksiyonlarında bulunan 1 milyon 700 bini aşkın belgenin özellik ve kategorilerine göre nöral bir ağ tarafından işlenmesi ve ilişkilendirilmesi sürecini anlatan Arşiv Rüyası, işin içinde zahiri bilinç (VR) ve bu deneyimin arayüzleştirilmesi de olunca bizi tavladı.

Her şeyin taşınabilir bir harddisk içindeki data ile başladığı çalışma, çok boyutlu meta verinin 3 boyuta indirgenmesi ve imajların imageNET yardımıyla ilişkilendirilmesi üzerine kurgulanmış ve SALT Galata’nın katkısıyla ziyaretçisini sarmalayan bir mekansal deneyime dönüşmüş. Etkileşime geçildiğinde kurduğu ilişkiler ağını analiz edebildiğimiz nöral network, kullanıcı etkileşimde bulunmadığında ise rüya modu ile bir başka deneyim sunmaya devam ediyor.

Sanatçı ve çalışmaları hakkında özet bilgiyi yazının devamında görebilirsiniz, ancak isterseniz önce buyurun röportajımıza:

Refik Anadol, çağdaş görsel sanatlar alanında Türkiye’nin önde gelen isimlerinden ve SALT eski direktörü Vasıf Kortun ile gerçekleştirdiği röportajda, Arşiv Rüyası’nı şöyle özetliyor:

“Bir anlamda belki de ilk defa, yapay zekânın bıraktığı izler, nöronları ve kurabildiği ilişkiler arasında insan olarak yer alabiliyoruz. Bu zahirî gerçekliğe dair mekân kurma çabası, bize yepyeni okuma ve görme biçimleri sunuyor.”

Bu açıklamadan yola çıkarak Arşiv Rüyası’nda yaşadığımız deneyimin bizi heyecanlandıran bir başka boyutunu da şöyle özetleyebilirim; bu projenin insan-dijital buluşmasında bir mihenk taşı olma ihtimali.

Refik Anadol hakkında

Medya teknolojilerinin zaman, boyut ve mimari algılarımızı nasıl değiştirdiği sorusuyla ilgilenen Refik Anadol, fiziksel ile dijitalin buluştuğu ve bu birlikteliğin açtığı yeni mekânsallığın görselleştirilmesi üzerine çalışmalar yapıyor.

Önceki projelerinde de veri kümelerinin görselleştirilmesine ve fiziksel gerçekliğin boyut değiştirmesine odaklanan sanatçının çalışmalarına ve video röportajımızda değindiğimiz Boston menşeili projesine kendi sitesinden erişmek mümkün.

Kendini yenileyebilen yeni sanat ve mekân formları üzerine yoğunlaşan sanatçı, yapay zeka ile çalışırken duyduğu heyecanın teknoloji ile iç içe nice projenin de kapısını araladığının sinyalini verdi, ki spoiler olarak belirttik videomuzda.

Velhasılıkelam, Refik Anadol’u takip etmek için tek cümlede özetlenebilecek bir sebep arayanlara şunu söyleyebilirim: Sanatçı çalışmalarında, fiziksel algıları saran çok boyutlu mekânsal deneyimler ile bizi dijital bir gerçekliğe taşıma vaadini ziyadesiyle gerçekleştiriyor.


Serinin tamamına buradan ulaşabilirsin.

Bugün ilk makalen bizdendi.

Daha fazlası için SHERPA Blog okuru olmalısın.
Giriş Yap Ücretsiz kaydol

Benzer Yazılar

KEŞFETMEYE DEVAM ET
Peakode: Kalıpların dışında bir yazılım stüdyosu

Peakode: Kalıpların dışında bir yazılım stüdyosu

Gizle