Beylem Cindoğlu

UX Researcher @SHERPA

1992 yılında Singapur’da doğan Beylem, babasının mesleği gereği çocukluğunu dünyanın pek çok farklı köşesinde geçiriyor. Farklı kültürlerle haşır neşir olduğu ve genellikle sıcak iklimlerde geçen o yıllar Beylem’in kişiliğini de şekillendirerek kolaylıkla iletişim kurabilen, cıvıl cıvıl ve sık sık seyahat etmekten keyif alan bir insana dönüşmesini sağlıyor.

Okul hayatı başlayınca, ailesinin aldığı bir kararla Ankara’da yaşamaya başlıyor. İlk, orta ve lise öğrenimini TED Ankara Koleji’nde tamamlayan Beylem, Şirinler’i izlerken “Ben usta şirin olucam!” diye diye kendi kaderini mi çizdi bilinmez, heyecanla girdiği Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü başarıyla bitiriyor. Bu başarıyı, ne istediğini bilen bir insan olmanın mutlak sonucu olarak görüyor.

Yüksek lisans öğrenimi için İsveç’e gidiyor. Büyük bir merakla içine daldığı KTH Royal Institute of Technology’de, Endüstriyel Tasarım Mühendisliği yüksek lisans programını tamamlıyor. İsveç’teki öğrenimi süresince ürün ve servis tasarımı konusuna aşık oluyor ve bu işin pratiğini de kavramak için Skellefteå’da Gold Town Games şirketinde staj yapıyor. Ancak bulunduğu bölgenin, yılın büyük çoğunluğunda karanlık olması ve civarda yaşayan az sayıdaki insan nedeniyle ülkesine kesin dönüş yapmaya karar veriyor.

Türkiye’ye döndükten sonra hayalindeki işe kavuşmak için, “buralarda öyle bir iş olmadığını söyleyen” insanlara rağmen, bir süre sabırla arayışını sürdürüyor. Ne mutlu ki bu süreçte yolu SHERPA ile kesişen Beylem, UX Researcher olarak profesyonel iş hayatına adım atıyor. İşine hiçbir zaman, hayattan nefret ederek gelen bir insana dönüşmeme umuduyla, kullanıcı deneyimi tasarımı alanında yükselmeyi hedefliyor.

Kitap okumayı ve kitapları mümkün olduğunda yazıldıkları dilde okumayı çok seviyor. Kriminal konudaki kitaplar ve filmler Beylem’in listesinin ilk sırasında. Okumayı, Jean-Christophe Grangé'ın, J.K Rowling'in ve Sir Arthur Conan Doyle'ın kitaplarıyla sevdiği için, bu yazarların hayatında ayrı bir yeri var.

Yakın çevresi Beylem’den sevimli, neşeli, delidolu biri olarak bahsetse de o, olmadık şeyleri bazen çok büyütüp gerildiğinin farkında. Bu, değiştirmeyi çok istediği bir özelliği. Bununla birlikte en çok, espriden anlamayan ama sevimliliğiyle her kapıyı açan biri olarak tanımlanıyor. Çocukluğunda çok önemli yeri olan bir diğer üç isim; Sherlock Holmes, Mozart ve Christian Dior, kendisini özdeşleştirdiği karakterler. Kendisine baktığında bazen onları görüyor.

Uzun süre müzikallerde rol alan Beylem, her zaman müzikle iç içe bir hayatı olduğu için pek mutlu. İnsanlarla ilişki kurarken, bundan sonra hep hayatında olacak çok değerli dostlar kazanmaya önem veriyor. Bununla birlikte bir gün, birçok ülkede yaşamış ve sıcak iklimlerden soğuk dağlara, hiç durmadan gezmiş biri olarak yaşlanmayı hayal ediyor.