E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
Detayı Gör
Bir ürün tasarımıyla sosyal iletişim deneyimini iyileştirmek

Bir ürün tasarımıyla sosyal iletişim deneyimini iyileştirmek

Bir kullanıcı deneyimi tasarlamak ya da mevcut bir kullanıcı deneyimini iyileştirmek sadece görsel arabirimler için değil, fiziksel ve sosyal arabirimler için de mümkün. “Kullanıcı arabirimi” kavramı bize çoğu kez bir web sitesini ya da bir mobil uygulamayı; başka bir deyişle ekranlar içerisinde görüntülenen arabirimleri hatırlatıyor olsa da, daha geniş bir perspektiften baktığımızda bir kullanıcının yaşamsal deneyiminde yer alan her tür aracı katman bir kullanıcı arabirimi olarak tanımlanabilir.

Bu yazımda, Washington Üniversitesi’nden Thomas Pryor ve Navid Azodi’den, ve işitme ve konuşma engelli kullanıcıların hayatlarını iyileştirmek amacıyla tasarladıkları ve geliştirdikleri SignAloud adlı akıllı eldivenden söz ederek; kullanıcı arabirimi ve kullanıcı deneyimi tasarımının ticaret dışında başka hangi alanlarda fayda sağlayacağından söz etmek istedim. Devamını oku… →

Detayı Gör
Kendi cyborg’unu kendin yap!

Kendi cyborg’unu kendin yap!

Fiziksel donanımlar ve yazılımlar, kullanıcıların yaşamsal deneyimlerini iyileştirmek için bazen birbiriyle yarışıyor, bazense güçlerini bu fayda uğruna birleştiriyor. “Gelecek” kavramı her geçen gün “dün”e dönüşürken, bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıktığında ağzımızı ve algımızı sulandıran hayaller her geçen gün biraz daha gerçek oluyor. Cyborg terimi 1965’te ortaya atıldığında teorik bir anlama sahipken, artık gündelik yaşamımızda iyiden iyiye pratik bir anlam kazanıyor.

Fiziksel ile yazılımsal varlıkların bütünleşmeye başlamasına, canlıların organik dokuları da katılıyor ve tümü “biohack” kavramının çatısı altında birleşerek insanoğlunun evriminde yeni bir çağın başlangıcını haber veriyor; insan ve bilgisayar daha yakın temas kurarak bizi insan-bilgisayar etkileşimini yeniden düşünmeye yöneltiyor.
Devamını oku… →

Detayı Gör
Nesnelerin interneti için kullanıcı deneyimi tasarlamak

Nesnelerin interneti için kullanıcı deneyimi tasarlamak

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT), hayatımızda yerini yeni yeni alan bir terminoloji olsa da, çoğu bugün de hayatımızda olan, yaşamsal deneyimimizi etkileyen ürün ve servislerin 1960’larda hatta 1950’lerde icat edildiğini öğrenince hayrete düşüyorsak bunun en olası sebebi, ‘zaman’ olarak adlandırdığımız kavramın, içinde bulunduğumuz döneme göre değişken anlamlar kazanması olmalı. Hayatımıza girmekte olan ürünlerin çoğu, onlarca yıldır kullandığımız ürünlerin “akıllı” modelleri değil mi? Kredi kartının, süper yapıştırıcıların, hastaların ilaç alma deneyimini değiştiren hapların, hatta ilk güneş enerjisi hücrelerinin 1950’lerde icat edildiğini öğrenince şaşırmamak mümkün değil. Bir an durup düşünsek fena olmaz; bugüne kadar okuduğumuz ya da izlediğimiz bilim kurgu eserlerinde sözü edilen deneyimlerden ne kadarı çoktan hayatımızda yerini aldı?

Peki, IoT destekli bir ürün geliştirirken nelere dikkat etmeliyiz? Devamını oku… →

Detayı Gör
Nesnelerin interneti

Nesnelerin interneti

Kahve makinam her sabah ben uyanmadan kahvemi hazırlasa, hatta kahve hazır olunca beni e-posta ile bilgilendirse, çiçeklerim her gün sadece ihtiyaç duydukları kadar sulansa, evdeki klimam ben eve yaklaşıyorken çalışmaya başlasa ve eve geldiğimde ev tam istediğim sıcaklıkta olsa; hatta, evim biraz keyiflenmem için beni güzel bir müzikle karşılasa. Peki bunu kendimiz bile yapabilsek? Çok güzel olmaz mı?

Bizce de öyle. Öyleyse Internet of Things olarak adlandırılan “Nesnelerin interneti” konusunda bir özet yapalım.

Devamını oku… →