Hiç iyileşmeyen hastalığımız: Gelecek düşmanlığı

Özellikle yapay zeka teknolojisinin gelişimiyle bize resmedilen geleceği kötüleme davranışı aslında insan türünün köklerinden gelen ve peşimizi hâlâ bırakmayan en ilkel dürtülerimizden biri. Kimilerine göre bu dürtü gelişimimizi yavaşlatarak bizi engellerken, kimilerine göre ise tedbirli davranmamızı sağlayarak daha büyük problemlerle karşılaşmaktan koruyor.

Peki, gelecekten neden korkuyoruz?

Tasarım odaklı düşünme: Yeni problemlere inovatif yaklaşım

Einstein kesinlikle haklı. Problemleri, onları yaratırken kullandığımız düşünme biçimlerini kullanarak çözemeyiz. Üstelik, toplum ve çevresel koşulların hızla değişen yapısını düşündüğümüzde, bir problemi çözmek için eskiden kullandığımız bir yöntem artık işlevini yitirmiş olabilir. Daha iyi çözümler üretebilmek, servisler ve deneyimler tasarlamak amacıyla yeni yaklaşımlar geliştirmemiz gerekiyor.

Tasarım odaklı düşünme (design thinking) nedir?

İnovasyonun uzun burnu

Bilgisayarla etkileşimimizin vazgeçilmez bir parçası olan mouse, 1965 yılında geliştirilip 1968’de kamuya tanıtılsa da ancak 1984’te genel kullanıma açılabildi ve yaygınlaşması 1995’i buldu. Peki, kayda değer etki yapacak bir teknolojinin geliştirildikten sonra yaygınlaşması neden böyle uzun zaman alır?

Devamını oku

Online dünyada eğitimin geleceği

Günümüzde internet erişiminin çok daha kolay ve ucuz bir hale gelmesiyle, online eğitimin artık geleneksel eğitim sisteminin yerini alma noktasına eriştiğini söyleyebilir miyiz? Acaba bu yeni nesil yöntemler eğitim kurumlarına bağımlı ve neredeyse 5 bin yıllık geleneksel deneyimi değiştirmek için yeterli mi? Yoksa bizimkisi sadece geçici bir heves mi?

Devamını oku

Yeni teknoloji çağının kaybedeni kim olacak?

Beş teknoloji devi; Apple, Google, Microsoft, Amazon ve Facebook farklı alanlarda dijital dünyanın geleceğini şekillendiriyor. Hem yazılım hem donanım alanında farklı kombinasyonlarda rekabet halinde olan bu beş şirketin beşinin de birbiriyle kıyasıya yarıştığı belki de tek konu yapay zeka ile çalışan akıllı asistanlar. Peki, geleceğimize yön verecek bu kritik sürecin kazananı ve kaybedeni kim olacak?

Devamını oku

Start-up gerçekleri: Kısıtlar yaratıcılığı körükler mi?

En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim: Evet! Start-up’ınızı yürütmeye çalışırken karşınıza çıkıp duran ve o nefret ettiğiniz kısıtlar yaratıcılığınızı ateşler. Hatta biraz daha ileri gidelim; işin başında peşin peşin sahip olunan finansal güç ve kırmızı halı gibi öne serilen sonsuz kaynaklar, tam tersi etkiyle inovasyonun önünü bile keser.

Devamını oku

Konular