E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
Detayı Gör
Elon Musk gibi düşünmek

Elon Musk gibi düşünmek

Kurduğu her şirketle dünyayı biraz daha değiştiren yıldız girişimci Elon Musk’ın inovatif fikirlerinin altında nasıl bir düşünme modeli yatıyor? Dahası, Musk bu fikirleri nasıl çalışır hale getiriyor?

Devamını oku… →

Detayı Gör
İnovasyonun uzun burnu

İnovasyonun uzun burnu

Bilgisayarlarla etkileşimimizin vazgeçilmez bir parçası olan mouse, ilk olarak 1965 yılında Stanford Research Institute (SRI) araştırmacıları William English ve Doug Engelbart tarafından geliştirildi; 1968 yılında kamuya tanıtıldı ve bir yıl içinde yine Engelbart ve English’in yardımlarıyla National Research Council Canada ve Cenevre Üniversitesi’nde yeniden üretildi. 1973 yılında, Xerox PARC mouse’u Alto Computer prototipi için yeniden uyarladı ve grafik kullanıcı arabiriminin temelleri atılmış oldu.

Dikkat çekici ve az bilinen bir gerçek ise; mouse’un aslında 1968 yılında, ünlü Engelbart demosu ile hemen hemen aynı zamanda ve Xerox PARC’ın yeniden uyarlamasından 5 yıl önce, Telefunken’den Rainer Mallbrein liderliğinde bir ekip tarafından Almanya’da icat edilmiş ve Telefunken TR86 model bilgisayar ile birlikte satışa sunulmuş olması.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Online dünyada eğitimin geleceği

Online dünyada eğitimin geleceği

Geleneksel öğrenme deneyimi, belirli bir mekana, bir müfredata ve eğitimcilere bağlı olarak sürdürülen ve bunun dışındaki yöntemlerin “yardımcı” olarak tanımlandığı bir sistem. Online eğitim kaynakları da bu sistemde yardımcı eğtim kaynaklarının başında geliyor. Peki günümüzde internet erişiminin çok daha kolay ve ucuz bir hale gelmesiyle, artık geleneksel eğitim sisteminin yerini alma noktasına eriştiğini söyleyebilir miyiz? Acaba bu yöntemler eğitim kurumlarına bağımlı ve neredeyse 5 bin yıllık geleneksel deneyimi değiştirmek için yeterli mi? Yoksa bizimkisi sadece geçici bir heves mi? Devamını oku… →

Detayı Gör
Yeni teknoloji çağının kaybedeni kim olacak?

Yeni teknoloji çağının kaybedeni kim olacak?

Beş teknoloji devi; Apple, Google, Microsoft, Amazon ve Facebook farklı alanlarda dijital dünyanın geleceğini şekillendiriyor. Hem yazılım hem donanım alanında farklı kombinasyonlarda rekabet halinde olan bu beş şirketin beşinin de birbiriyle kıyasıya yarıştığı belki de tek konu yapay zeka ile çalışan akıllı asistanlar. Peki, geleceğimize yön verecek bu kritik sürecin kazananı ve kaybedeni kim olacak?

Devamını oku… →

Detayı Gör
Antik Yunan mı, Eski Mısır mı? Ekran tasarımında siz hangi ekoldensiniz?

Antik Yunan mı, Eski Mısır mı? Ekran tasarımında siz hangi ekoldensiniz?

Antik Yunan medeniyeti bugünkü Yunanistan toprakları ve çevresinde yaşayan toplumların kurduğu irili ufaklı devlet ve uygarlıkların, milattan önce 756 ile milattan önce 146 tarihleri arasında hüküm sürdükleri medeniyetin adı. Eski Mısır ise Antik Çağ’daki en büyük medeniyetlerden ve milattan önce 3150 ile milattan 30 yılları arasında Kuzeydoğu Afrika’da Nil Nehri’nin denize ulaştığı yarısı etrafında yayılmış antik bir uygarlık. Peki güzel sanatların ve estetiğin dünyaya Antik Yunan medeniyetinden yayıldığını biliyor muydunuz? Eski Mısır’ın Antik Yunan medeniyetinden yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesinde başlamasına rağmen neden Antik Yunan medeniyeti kadar etki sahibi olmadığını merak etmiş miydiniz? Bu yazıda bahsedeceğim konu tabii ki bu sorunun cevabı ve bunun ekran tasarımı ile nasıl ilgili olduğu. Devamını oku… →

Detayı Gör
Start-up gerçekleri: Kısıtlar yaratıcılığı körükler mi?

Start-up gerçekleri: Kısıtlar yaratıcılığı körükler mi?

En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim: Evet! Start-up’ınızı yürütmeye çalışırken karşınıza çıkıp duran ve o nefret ettiğiniz kısıtlar yaratıcılığınızı ateşler. Hatta biraz daha ileri gidelim; işin başında peşin peşin sahip olunan finansal güç ve kırmızı halı gibi öne serilen sonsuz kaynaklar, tam tersi etkiyle inovasyonun önünü bile keser.

Devamını oku… →

Detayı Gör
2016’nın öne çıkan UX tasarım trendleri

2016’nın öne çıkan UX tasarım trendleri

Kullanıcı deneyimin öneminden bu blogda yeterince bahsetmiş olmalıyız. Nasıl bir ürün ya da servis tasarlarsanız tasarlayın, eğer karışık, sıkıcı ya da sürekli yükselen standartları yakalama konusunda başarısız bir deneyim sunuyorsanız, ziyaretçilerinizin ihtiyaçlarını başka bir yerde gidermesi an meselesi. Bu nedenle, iyi bir kullanıcı deneyimi sunmanın anahtarı da yükselen trendlere ayak uydurmak oluyor zaman zaman. Bu işe dilerseniz şurada derlediğimiz güncel trendlere göz gezdirerek başlayabilirsiniz. Eğer “2016 yılının ilk yarısı sona ermişken en çok karşımıza çıkan, kullanıcı deneyimini bir seviye yukarı taşıyan trendler nelerdir?”diye sorarsanız, o zaman sizi yazının devamına davet ediyoruz.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Unicorn = İnovasyon + Girişimcilik + Müşteri Deneyimi

Unicorn = İnovasyon + Girişimcilik + Müşteri Deneyimi

Değeri milyar dolar veya üzerinde olan şirketler “unicorn” kavramıyla tanımlanıyor. Peki, bir şirketi unicorn’a dönüştüren yaklaşım nasıl olmalı? İnovasyon ve girişimcilik bunu nasıl mümkün kılıyor? Ve belki de en önemlisi; Türkiye’de neden milyar dolar seviyesinde bir şirket yok?

Konuk yazarımız Yavuz Çingitaş, başarı getiren inovasyon ve girişim yaklaşımlarını SHERPA Blog okurları için yazdı. Devamını oku… →

Detayı Gör
2016 UX tasarım ve sektör trendleri

2016 UX tasarım ve sektör trendleri

Sizin için 2016’da sıklıkla karşılaşacağımız tasarım trendlerini bir araya getirdik. Bir kısmı teknoloji trendlerinin arayüz ve servis tasarımına nasıl etki edebileceğini açıklarken, diğerlerini ise direkt tasarım şirketlerinin trend raporlarından ve çeşitli UX bloglarından derledik.

İşte 2016’da en sık karşılaşacağımız trendler.

Devamını oku… →

Detayı Gör
Kendi cyborg’unu kendin yap!

Kendi cyborg’unu kendin yap!

Fiziksel donanımlar ve yazılımlar, kullanıcıların yaşamsal deneyimlerini iyileştirmek için bazen birbiriyle yarışıyor, bazense güçlerini bu fayda uğruna birleştiriyor. “Gelecek” kavramı her geçen gün “dün”e dönüşürken, bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıktığında ağzımızı ve algımızı sulandıran hayaller her geçen gün biraz daha gerçek oluyor. Cyborg terimi 1965’te ortaya atıldığında teorik bir anlama sahipken, artık gündelik yaşamımızda iyiden iyiye pratik bir anlam kazanıyor.

Fiziksel ile yazılımsal varlıkların bütünleşmeye başlamasına, canlıların organik dokuları da katılıyor ve tümü “biohack” kavramının çatısı altında birleşerek insanoğlunun evriminde yeni bir çağın başlangıcını haber veriyor; insan ve bilgisayar daha yakın temas kurarak bizi insan-bilgisayar etkileşimini yeniden düşünmeye yöneltiyor.
Devamını oku… →