E-Bülten listemize abone olun.

ABONE OL
Detayı Gör
UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”

UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”

Yalınlık, büyük ve yenilikçi ürün tasarımının ilk adımıdır. Fakat yalınlık, minimalist stille sıkça karıştırılır. Aslında, yalın gözüken, minimal ürün arabirimleri genellikle gizli bir karmaşıklığa sahiptir.

Sadeleştirmeye dayalı tasarım kararları kolaylıkla anlaşılmazlık ve kavramsal yük doğurur, bu da daha karmaşık bir kullanıcı deneyimini beraberinde getirir. Metinsel etiketleri olmayan ikonları anlamak güçtür, standart dışı hareketli etkileşimler açık değildir, minimalist hamburger menünün ise iyi bir performans sergilemediği çok kez kanıtlanmıştır.
Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #33: “Mobil kullanıcıların odağı dağınıktır!”

UX Efsanesi #33: “Mobil kullanıcıların odağı dağınıktır!”

Mobil kullanıcılar denince pek çok kişinin aklına, o kalıplaşmış sürekli hareket halinde, dikkat süresi bir keçininkine eşit ve Mobil Kullanıcı Dikkat Eksikliği Bozukluğu yaşayan insan görüntüsü geliyor.

Peki, gerçekten mobil kullanıcıların dikkati dağınık mı? Tabii ki. Ama bilgisayar önünde otururken, TV izlerken veya bir araba sürerken de dikkatimiz bir o kadar dağınıktır. Dikkat dağıtıcı etkenler her yerde mevcut, bu durum mobil dünyaya has bir olgu değil.
Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #32: “Başarı, bir gecede gelir.”

UX Efsanesi #32: “Başarı, bir gecede gelir.”

Apple’ın iPod’u, nasıl da hemen, MP3 oynatıcı piyasasını alt üst etti değil mi? Amazon, ise kitap satış işini göz açıp kapayıncaya kadar değiştirmedi mi?

Dışarıdan bu şekilde gözükse de, aslında öyle olmadı.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #31: “UX tasarımı, projenin bir adımıdır.”

UX Efsanesi #31: “UX tasarımı, projenin bir adımıdır.”

Birçok kişi, kullanıcı deneyimi tasarımının arayüzün taslağını yapmakla sınırlı olduğunu düşünür. Ancak, kullanıcı deneyimi tasarımı çok geniş bir süreçtir. Strateji ile başlar – ideal olarak – ve proje ya da işin tüm aşamalarını etkiler.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #30: “İşin uzmanıysanız, tasarımınızı test etmeye gerek yoktur.”

UX Efsanesi #30: “İşin uzmanıysanız, tasarımınızı test etmeye gerek yoktur.”

Konu, bir arabirimin kullanılabilirliğinin test edilmesine geldiğinde, işin uzmanı tarafından kontrol edildiyse, bu konuda teste gerek olmadığı düşünülür. Fakat, insanlar nadiren tahmin ettiğiniz gibi davrandığından, bir uzman majör kullanılabilirlik problemlerini bulsa da, kullanılabilirlik testleri her zaman şaşırtıcı sonuçlar verir.

Kullanılabilirlik testi ve uzman kontrolleri, hem çok kullanışlı hem de genelde birbirinden farklılıklar gösteren sonuçlar verir. Bu nedenle, genel tavsiye, her iki tip sonucu birleştirerek daha geniş bir alanda arabirim analizine sahip olunmasıdır.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”

UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”

Geleneksel iktisadın bize öğrettiğinin aksine, insanlar, dikkatlice hazırlanmış maliyet ve kaynak analizleri sonucunda hareket etmezler. Araştırma sonuçlarının da ortaya koyduğu gibi, kararlarımızı mantıklı ve bilinçli düşünceden çok duygularımızla alıyoruz.

Ancak, mantıksızlığımız tahmin edilebilir bir şey. Bu nedenle, iyi tasarımcılar insanların karar verme mekanizmasını öğrenebilir ve kullanılabilirliğin bir adım ötesine giderek davranışlarımızı etkili şekilde yönlendirebilen ürünler yaratabilirler.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”

UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”

Sayfa içinde yer alan objelerin aralarında ve etrafında bulunan, veya genel sayfa yerleşimde yer alan beyaz alan ya da “negatif alan” genelde görmezden gelinir ve ihmal edilir.

Beyaz alanlar, web tasarımı için önemli öğelerden biridir ve Jan Tschichold’un 1930’da dediği gibi, “pasif arka plan olarak değil, aktif bir öğe olarak değerlendirilmelidir”. Beyaz alan sadece okunabilirlik ve içerik önceliklendirmeyle kalmayıp, görsel ve marka yerleşimi için de önem arz etmektedir.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #27: “Kullanıcı deneyimi tasarımı, kullanılabilirlikle alakalıdır.”

UX Efsanesi #27: “Kullanıcı deneyimi tasarımı, kullanılabilirlikle alakalıdır.”

Kullanıcı deneyimi için tasarım yapmak, kullanılabilirliği sağlamaktan çok daha geniş bir amaca sahiptir. Kullanılabilirlik, insanların yapmak istediklerini kolayca başarabilmelerini sağlar. UX dizayn, bundan çok daha fazlasını kapsayarak, insanlara haz dolu ve anlamlı bir deneyim sunmayı hedefler.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #26: “Kullanılabilirlik testi = odak grubu”

UX Efsanesi #26: “Kullanılabilirlik testi = odak grubu”

Konu, kullanıcılardan geri bildirim almaya geldiğinde, amaçları tamamen farklı olmasına rağmen, genellikle, kullanıcı testleri ve odak grupları arasında karmaşa yaşanır.

Odak grupları, kullanıcıların ne dediğini değerlendirir. Bir grup insan, verilen konu üzerindeki motivasyonlarını ve tercihlerini açığa çıkarmak amacıyla duygularını, yaklaşımlarını ve düşüncelerini paylaşır. Kullanıcı testi ise, kullanıcılara anahtar işlemler verip onların performans ve deneyimlerini analiz ederek, bir ürünü nasıl kullandıklarını gözlemleme yoludur.

Devamını oku… →

Detayı Gör
UX Efsanesi #25: “Kullanılabilirliğiniz iyiyse, estetiğin önemi yoktur.”

UX Efsanesi #25: “Kullanılabilirliğiniz iyiyse, estetiğin önemi yoktur.”

Craigslist gibi örneklere baktığımızda, estetiği tamamen görmezden gelen kullanılabilirlik özelliklerine sahip olduklarını görürüz. Fakat, estetiğin bir fonksiyonu vardır. Çekici şeyler, daha iyi çalışırlar. Araştırmalar, duyguların kullanıcıların deneyimlerinde önemli bir yer edindiğini göstermektedir. Eğer, web sitesinin dizaynı göze hoş geliyorsa, kullanıcılar daha rahat oluyorlar, web sitesini daha güvenilir ve kullanılabilir buluyorlar. Kullanıcıların gözünde, ilk intiba – genellikle interaksiyondan daha çok görselliğe dayalı olarak – web sitesinin değerini belirliyor.

Devamını oku… →