Onboarding: Kulllanıcılarınızı Ağırlama Sanatı

Onboarding: Kulllanıcılarınızı Ağırlama Sanatı

“Hele kullanıcıyı bir kaydedelim, gerisi kolay” ile vira bismillah diyen sevgili girişimciler, e-ticaret sistemleri servis/ürün yöneticileri, web analiz uzmanları… Kullanıcı Kazanım Metrik Tekerlemeleri’nden dilediğinizi seçin; click through rates, cost per click, cost per lead, conversion rate ya da cost per acquisition.

Devamını oku

UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”

UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”

Geleneksel iktisadın bize öğrettiğinin aksine, insanlar dikkatlice hazırlanmış maliyet ve kaynak analizleri sonucunda hareket etmezler. Araştırma sonuçlarınında ortaya koyduğu gibi kararlarımızı mantıklı ve bilinçli düşünceden daha çok duygularımızla alıyoruz. Ancak, mantıksızlıkğımız tahmin edilebilir bir şey. Bu nedenle iyi tasarımcılar insanların karar verme mekanizmasını öğrenebilir ve kullanılabilirliğin bir adım ötesine giderek davranışlarımızı etkili şekilde yönlendirebilen ürünler yaratabilirler. Detaylar UX Efsanesi #29’da! Şöyle Buyrun…

Devamını oku

UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”

UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”

Sayfa içinde yer alan objelerin aralarında ve etrafında bulunan veya genel sayfa yerleşimdeki beyaz alan ya da “negatif alan”, genelde görmezden gelinir ve ihmal edilir. UX Efsanesi #28’de, beyaz alanın web arabirimi tasarımında ne kadar önemli olduğuna göz atıyoruz.

Devamını oku

UX Efsanesi #24: “İnsanlar, ürününüzü her zaman sizin tahmin ettiğiniz şekilde kullanır.”

UX Efsanesi #24: “İnsanlar, ürününüzü her zaman sizin tahmin ettiğiniz şekilde kullanır.”

Çoğu durumda kullanıcılar, bir ürünün ne için ve ne amaçla geliştirildiğiyle ilgilenmezler. Ürünü kullanmak için bir yol bulur ve ona bağlı kalırlar. Bu ve benzeri kullanıcı deneyimi anomalilerini tespit edip, ürününüzün evrimini onlarla savaşmak yerine onlarla gelişecek şekilde tasarlamalısınız.

Devamını oku

UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”

UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”

Menü tablarının ya da aşağı açılan menülerde yer alan öğelerin sayılarını kısıtlarken George Miller’ın öneridiği sihirli rakam 7’yle sınırlamak yanlış. Miller’ın orijinal teorisi insanların kısa süreli hafızalarında 7’den (+/- 2) fazla öğeyi tutamadıklarını öne sürer. Oysa bir web sayfasında bilgi görünür durumda olduğu için, kullanıcıların herhangi bir şeyi hafızasında tutmasına gerek kalmaz ve böylece daha çok sayıda seçenekle başa çıkabilirler.

Devamını oku

UX Efsanesi #21: “İnsanlar ne istediklerini size söyleyebilirler.”

UX Efsanesi #21: “İnsanlar ne istediklerini size söyleyebilirler.”

Pek çok kurum Yeni Coca-Cola (Coke) veya Aeron sandalyeleri gibi geçmişte yaşanmış araştırma fiyaskolarını göz ardı ederek, insanlara internet sitelerinde veya hizmetlerinde ne tür değişiklikler görmek istediklerini sormaya devam ediyor. İnsanlara sorarken şunu unutmamak gerekir: insanlar gelecekteki davranışlarına dair kendinden emin ancak yanlış tahminlerde bulunabilirler; özellikle yeni ve aşina olmadıkları bir tasarım kendilerine sunulduğunda. Bir şeyi kullanmayı hayal etmekle, onu gerçekten kullanmak arasında büyük bir fark vardır. Dahası, insan tercihleri oldukça istikrarsızdır.

Gelin, kullanıcı araştırmaları yaparken nelere dikkat etmek gerektiğini UX Efsanesi #21’de okuyalım.

Devamını oku

UX Efsanesi #15: “Kullanıcılar optimumu seçer.”

UX Efsanesi #15: “Kullanıcılar optimumu seçer.”

İdeal dünyada kullanıcıların web sayfanızın tümünü tarayarak aradıkları ufacık bir bilgiyi bile bulması beklenir fakat araştırmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor. Kullanılabilirlik testleri gösteriyor ki kullanıcılar gözlerine çarpan ilk mantıklı seçeneği tercih ediyor. Kullanıcıların tercihlerini nasıl yaptıklarını öğrenmek için UX Efsanesi #15’e mutlaka göz atın.

Devamını oku

UX Efsanesi #12: “Daha çok seçenek ve özellik, daha çok memnuniyet getirir.”

UX Efsanesi #12: “Daha çok seçenek ve özellik, daha çok memnuniyet getirir.”

Tercih seçeneklerine sahip olmak iyi bir şey olarak kabul edilir. Tercihlere alışkınız ve kontrolün bizde olmasına değer veririz. Fakat, bir web sitesi ya da web uygulaması ne kadar çok seçenek sunarsa, arayüzü anlamak da o kadar zorlaşır. Araştırmalar gösteriyor ki, çok fazla seçenek genellikle karar felcine ve dikkat dağınıklığına yol açar. Genel bir kural olarak, kullanıcılar özelliklerin bol olmasına, ancak ürünü gerçekten kullanmaya başlamadan önce değer verirler. Ürünü kullanmaya başladıklarında en yalın çözüm en yüksek tatmini sağlar.

Devamını oku

UX Efsanesi #3: “Kullanıcılar scroll etmeyi sevmezler.”

UX Efsanesi #3: “Kullanıcılar scroll etmeyi sevmezler.”

Kullanıcılar 90’ların ortalarında scroll etme alışkanlığına sahip olmasalar da bugünlerde scroll etmek çok normal karşılanıyor. Bir makale veya yönerge gibi uzun soluklu içerikler için içeriği parçalara veya sayfalara bölmektense, kullanıcıya scroll ettirerek bir defada içeriği tükettirme yoluna gitmek çok daha kullanıcı dostu bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.

Bir efsanenin daha sonuna mı geliyoruz?

Duygulara yönelik tasarım

Duygulara yönelik tasarım

Bize estetik görünen şeyler (kadın, erkek, çikolatalı kek, alışveriş sitesi, otomobil) ile kurduğumuz duygusal bir bağlantı var. Bu duygusal bağ onlar hakkında pozitif yargılar geliştirmemizi sağlayan insani bir zaafı açığa çıkarıyor. Ne kadar akılcı olursak olalım, ilişkilerimiz, beğenilerimiz ve satın alma kararlarımız bu zaaflarımız ile birlikte şekilleniyor. İlgimizi çeken tasarımlar da bu zaaftan nasipleniyor tabii.

Tasarım ile duygulara nasıl yön verilebilir?

Banner körlüğü ve Carousel kullanımı

Banner körlüğü ve Carousel kullanımı

İlk önce, Internet reklamcılığının emektar oyuncusu “banner”lardan bahsedelim. Topu topu 20 yıllık bir reklam aracı olan “banner”lar bu gün bir çok web sitesi tarafından gelir kaynağı olarak görülüyor. Peki ziyaretçiler tarafından ne olarak görülüyor dersiniz?

Düşündüğünüzü değil...

Konular