En güncel içerikler

UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”
Makaleler

UX Efsanesi #34: “Yalın = Minimal”

Yalınlık, büyük ve yenilikçi ürün tasarımının ilk adımıdır. Fakat yalınlık, minimalist stille sıkça karıştırılır. Gelin, aslında yalın gözüken minimal ürün arabirimlerinin sahip olduğu gizli karmaşıklığa göz atalım.

Berk Bayri Berk Bayri
UX Efsanesi #33: “Mobil kullanıcıların odağı dağınıktır!”
Makaleler

UX Efsanesi #33: “Mobil kullanıcıların odağı dağınıktır!”

Mobil kullanıcılar denince pek çok kişinin aklına o kalıplaşmış sürekli hareket halinde, dikkat süresi bir keçininkine eşit ve Mobil Kullanıcı Dikkat Eksikliği Bozukluğu yaşayan insan görüntüsü geliyor. Peki, gerçekten mobil kullanıcıların dikkati dağınık mı? Tabii ki. Ama bilgisayar önünde otururken, TV izlerken veya bir araba sürerken de dikkatimiz bir o kadar dağınıktır. Dikkat dağıtıcı etkenler her yerde mevcut, sadece mobil dünyaya has bir olgu değiller.

Avatar Özgür Korkmaz
Onboarding: Kulllanıcılarınızı Ağırlama Sanatı
Makaleler

Onboarding: Kulllanıcılarınızı Ağırlama Sanatı

"Hele kullanıcıyı bir kaydedelim, gerisi kolay" ile vira bismillah diyen sevgili girişimciler, e-ticaret sistemleri servis/ürün yöneticileri, web analiz uzmanları... Kullanıcı Kazanım Metrik Tekerlemeleri'nden dilediğinizi seçin; click through rates, cost per click, cost per lead, conversion rate ya da cost per acquisition.

Avatar Yakup Bayrak
UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”
Makaleler

UX Efsanesi #29: “İnsanlar mantıklıdır.”

Geleneksel iktisadın bize öğrettiğinin aksine, insanlar dikkatlice hazırlanmış maliyet ve kaynak analizleri sonucunda hareket etmezler. Araştırma sonuçlarınında ortaya koyduğu gibi kararlarımızı mantıklı ve bilinçli düşünceden daha çok duygularımızla alıyoruz. Ancak, mantıksızlıkğımız tahmin edilebilir bir şey. Bu nedenle iyi tasarımcılar insanların karar verme mekanizmasını öğrenebilir ve kullanılabilirliğin bir adım ötesine giderek davranışlarımızı etkili şekilde yönlendirebilen ürünler yaratabilirler. Detaylar UX Efsanesi #29'da! Şöyle Buyrun...

Avatar Özgür Korkmaz
UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”
Makaleler

UX Efsanesi #28: “Beyaz alan, kayıp alandır.”

Sayfa içinde yer alan objelerin aralarında ve etrafında bulunan veya genel sayfa yerleşimdeki beyaz alan ya da “negatif alan”, genelde görmezden gelinir ve ihmal edilir. UX Efsanesi #28'de, beyaz alanın web arabirimi tasarımında ne kadar önemli olduğuna göz atıyoruz.

Berk Bayri Berk Bayri
UX Efsanesi #24: “İnsanlar, ürününüzü her zaman sizin tahmin ettiğiniz şekilde kullanır.”
Makaleler

UX Efsanesi #24: “İnsanlar, ürününüzü her zaman sizin tahmin ettiğiniz şekilde kullanır.”

Çoğu durumda kullanıcılar, bir ürünün ne için ve ne amaçla geliştirildiğiyle ilgilenmezler. Ürünü kullanmak için bir yol bulur ve ona bağlı kalırlar. Bu ve benzeri kullanıcı deneyimi anomalilerini tespit edip, ürününüzün evrimini onlarla savaşmak yerine onlarla gelişecek şekilde tasarlamalısınız.

Orkun Duyar Orkun Duyar
UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”
Makaleler

UX Efsanesi #23: “Seçenekler her zaman 7+/-2 ile sınırlı olmalıdır.”

Menü tablarının ya da aşağı açılan menülerde yer alan öğelerin sayılarını kısıtlarken George Miller’ın öneridiği sihirli rakam 7’yle sınırlamak yanlış. Miller’ın orijinal teorisi insanların kısa süreli hafızalarında 7’den (+/- 2) fazla öğeyi tutamadıklarını öne sürer. Oysa bir web sayfasında bilgi görünür durumda olduğu için, kullanıcıların herhangi bir şeyi hafızasında tutmasına gerek kalmaz ve böylece daha çok sayıda seçenekle başa çıkabilirler.

Sinan Özdemir Sinan Özdemir
UX Efsanesi #21: “İnsanlar ne istediklerini size söyleyebilirler.”
Makaleler

UX Efsanesi #21: “İnsanlar ne istediklerini size söyleyebilirler.”

Pek çok kurum Yeni Coca-Cola (Coke) veya Aeron sandalyeleri gibi geçmişte yaşanmış araştırma fiyaskolarını göz ardı ederek, insanlara internet sitelerinde veya hizmetlerinde ne tür değişiklikler görmek istediklerini sormaya devam ediyor. İnsanlara sorarken şunu unutmamak gerekir: insanlar gelecekteki davranışlarına dair kendinden emin ancak yanlış tahminlerde bulunabilirler; özellikle yeni ve aşina olmadıkları bir tasarım kendilerine sunulduğunda. Bir şeyi kullanmayı hayal etmekle, onu gerçekten kullanmak arasında büyük bir fark vardır. Dahası, insan tercihleri oldukça istikrarsızdır. Gelin, kullanıcı araştırmaları yaparken nelere dikkat etmek gerektiğini UX Efsanesi #21'de okuyalım.

Berk Bayri Berk Bayri
UX Efsanesi #15: “Kullanıcılar optimumu seçer.”
Makaleler

UX Efsanesi #15: “Kullanıcılar optimumu seçer.”

İdeal dünyada kullanıcıların web sayfanızın tümünü tarayarak aradıkları ufacık bir bilgiyi bile bulması beklenir fakat araştırmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor. Kullanılabilirlik testleri gösteriyor ki kullanıcılar gözlerine çarpan ilk mantıklı seçeneği tercih ediyor. Kullanıcıların tercihlerini nasıl yaptıklarını öğrenmek için UX Efsanesi #15'e mutlaka göz atın.

Berk Bayri Berk Bayri
UX Efsanesi #14: “Siz de kullanıcılarınız gibisiniz.”
Makaleler

UX Efsanesi #14: “Siz de kullanıcılarınız gibisiniz.”

Bir web sitesi tasarımı yaparken, herkesin sizin gibi olduğunu varsaymak basittir. Fakat bu, kuvvetli bir ön yargıya sebep olur ve süreç yetersiz bir tasarımla sonuçlanır.

Fatih Akgöze Fatih Akgöze
UX Efsanesi #12: “Daha çok seçenek ve özellik, daha çok memnuniyet getirir.”
Makaleler

UX Efsanesi #12: “Daha çok seçenek ve özellik, daha çok memnuniyet getirir.”

Tercih seçeneklerine sahip olmak iyi bir şey olarak kabul edilir. Tercihlere alışkınız ve kontrolün bizde olmasına değer veririz. Fakat, bir web sitesi ya da web uygulaması ne kadar çok seçenek sunarsa, arayüzü anlamak da o kadar zorlaşır. Araştırmalar gösteriyor ki, çok fazla seçenek genellikle karar felcine ve dikkat dağınıklığına yol açar. Genel bir kural olarak, kullanıcılar özelliklerin bol olmasına, ancak ürünü gerçekten kullanmaya başlamadan önce değer verirler. Ürünü kullanmaya başladıklarında en yalın çözüm en yüksek tatmini sağlar.

Avatar Özgür Korkmaz
UX Efsanesi #3: “Kullanıcılar scroll etmeyi sevmezler.”
Makaleler

UX Efsanesi #3: “Kullanıcılar scroll etmeyi sevmezler.”

Kullanıcılar 90’ların ortalarında scroll etme alışkanlığına sahip olmasalar da bugünlerde scroll etmek çok normal karşılanıyor. Bir makale veya yönerge gibi uzun soluklu içerikler için içeriği parçalara veya sayfalara bölmektense, kullanıcıya scroll ettirerek bir defada içeriği tükettirme yoluna gitmek çok daha kullanıcı dostu bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.

Sinan Özdemir Sinan Özdemir